Daha sonra üçüncü deşarj ardından dördüncü deşarj meydana gelir.A kissé fárasztó ugrálós után következik a négyes.
Kimliği ilk deşifre olan kaybedecektir.A lánctört kiértékelését az első résztörtnél kezdi.
Çoğu deşifre makinası Bletchley Park dışında yer alıyordu.Kezdetben egy rádiós szobát rendeztek be a Bletchley Parkban.
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.Lukon ensimmäinen kettulogo.
Ancak 1932 yılında deşifre olunca ülkeden ayrılmak zorunda kalıp Moskova’ya gitmiştir.Vuoteen 1923 mennessä hän tervehtyi lähes täysin ja muutti Moskovaan.
Deşirici, hırsız.Δοϊτσίνης Τάκης, Κλέφτης.
Tesla bu icadını "soy gaz deşarj tüpü" olarak adlandırmıştır.Ο Τέσλα έλεγε ότι αυτή η εφεύρεση είναι ένας αδρανής σωλήνας εκκένωσης αερίου.
Çoğu deşifre makinası Bletchley Park dışında yer alıyordu.Englændernes andel gik til Bletchley Park.
Deştepe adıyla da bilinmektedir.Området kendes også under navnet Døvmosen.
Aşağı Mısır, Aşağı Kırmızı Tacı Deşret (Deshret) ile bilinirdi ve sembolü papirüs ve arı idi.Nedre Egypt var representert av Nedre røde krone Deshret, og dets symbol var papyrus og bie.
(İago, Cassio, Otello: Vieni; l’aula è deşerta - "Gel bu salon boşmuş").(Burt Bacharach/Marit Trulsrud), (Bartender, bare fyll mitt glass/Bor du fortsatt i byen?)
Korona deşarjı, tehlikesiz olarak düşünülür.Håndtering av forbindelsen blir betraktet som farlig.
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.2. reviderte opplag.
Çoğu deşifre makinası Bletchley Park dışında yer alıyordu.Typexmaskiner ble derfor brukt ved Bletchley Park til dechiffrering av Enigmameldinger.
Deşirici, hırsız.Théodule, rätoroman.
Tesla bu icadını "soy gaz deşarj tüpü" olarak adlandırmıştır.Tesla menyebut ciptaannya ini sebuah tabung lucutan gas lembam.
Kur’an bu tipleri insan şeytanlar olarak deşifre etmektedir.Ketahuilah bahwa golongan (Hizba) setan lah yang merugi.
Bu nedenle, güç iletim cihazları korona deşarjı oluşumunu en aza indirmek üzere tasarlanmıştır.Dengan begitu, peralatan transmisi tenaga listrik didesain untuk meminimalisir terbentuknya lucutan korona.
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.Ấn bản lần thứ 2 .
Tesla bu icadını "soy gaz deşarj tüpü" olarak adlandırmıştır.テスラはこの器具を「不活性ガス放電管」と呼んだ。
5 tür elektriksel deşarj bulunmaktadır.5種類のパワーアップアイテムあり。
Markham'ı "şu yaşlı budala ve riyakâr" diye anlandıran Bruce'un, meslektaşı Robert Rudmose-Brown konuyu deşti.ブルースの同僚、ロバート・ラドモーズ=ブラウンはさらに酷く、マーカムのことを「あの老いたバカでペテン師」と呼んだ。
Bu deşarjlarda 2000 ile 200.000 amper arası akım akmaktadır.腕には100-200の小吸盤が並ぶ。
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.2つ目の等式を証明する。
Pil ömrü, nominal kapasitenin yüzde 80'inin deşarj derinliğinde ve bir saatlik deşarj akımı hızı varsayılır.電池サイクル寿命は最も一般的には定格容量の80%の放電深度で規定され、1時間の放電電流率を推測する。
Deşirici, hırsız.豹柄泥棒。
Kur’an bu tipleri insan şeytanlar olarak deşifre etmektedir.’此三魔乃自四魔中,除去天魔者。
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.採用第二種表述。
Kontrol şüphelileri deşifre eder.”阿保机解除怀疑。
Tesla bu icadını "soy gaz deşarj tüpü" olarak adlandırmıştır.테슬라는 이 발명품을 "비활성 기체 방전 튜브"로 불렀다.
Deşirici, hırsız.강장수, 강태수, 강민수 .
Bu deşarjlarda 2000 ile 200.000 amper arası akım akmaktadır.이 다리는 약 1,200,000개의 대갈못이 박혀있다.
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.פעם כל אחד ידע איך לשחק איתם, איך לפענח אותם.
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.המשך האיגרת השנייה.
Deşirici, hırsız.בפרק "גנב, גנב".
Çoğu deşifre makinası Bletchley Park dışında yer alıyordu.היו חמש תחנות מרחביות שהפעילו מכונות "בומב" מחוץ לאתר בבלצ'לי פארק.
İki asker dövüldü, bıçaklanarak karınları deşildi ve cesetlerden biri yakıldı.שניים מתושבי נשר נדקרו בסכינים ומכוניתם נשרפה.
Şifreli metnin boyunun uzun olması da deşifrelemeyi kolaylaştırır.אם החתך העמוק יותר נקי, יש לוודא את המרחק בין החתכים.
Deşifreleme ise sadece bir üs alma işlemi gerektirir.כמו כן, סלידה מטעם דורשת צעד אחד.
Kontrol şüphelileri deşifre eder.איתור מחרוזות חשודות.
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.Там изготвя втория прототип.
1945 yılında 2000 kadın asker deşifre makinalarında görev yapmaktadır.U svibnju 2000. kupila je 250 pištolja za svoje specijalne postrojbe.
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.Potvrdenie OTRS pozri diskusiu.
Korona deşarjı, tehlikesiz olarak düşünülür.Kmeň Tangipahoa je považovaný za zaniknutý.
Fırça deşarjı, yalıtkan yüklü yüzeyden ya da son derece yüklü yalıtkan sıvılardan oluşur.Predpokladá sa, že špirálové ramená sú oblasti s vysokou hustotou alebo s vlnami hustoty.
Dalley argümanlarını günümüze ait Akad yazıtlarının deşifre edilmesindeki son gelişmelere dayandırmaktadır.Dalley utemeljuje svoje argumente o nedavnih dogodkih v dešifriranju sodobnih Akadskih napisov.
Aşağı Mısır, Aşağı Kırmızı Tacı Deşret (Deshret) ile bilinirdi ve sembolü papirüs ve arı idi.Spodnji Egipt je predstavljala nizka rdeča krona dešret, njena simbola pa sta bila papirus in čebela.
İkinci örneğimizi deşifreleyelim.Užėmė antrą vietą.
Yanlış kaynak yükleme hafızanın olası kaynaklarını deşifre etmedeki hataya verilen isimdir.Allika vääriti liigitamine on viga mälestuse päritolu dešifreerimisel.
Çoğu deşifre makinası Bletchley Park dışında yer alıyordu.Turingil oli Bletchley Parkis ekstsentriku maine.
Khorana'nın çalışmaları genetik kodun deşifre edilmesinde büyük önem taşıdı.Khorana katsed kinnitasid neid tulemusi ja viisid geneetilise koodi dešifreerimise lõpule.
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyor"% 1" 그림을 표시할 수 없습니다
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorImpossibile decodificare l' immagine RAW "%1"
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorImpossible de décoder l'image RAW pour « & #160; %1 & #160; »
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorKan ikke afkode RAW- billede for "% 1"
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorKan inte avkoda obehandlad bild för "% 1"
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorKan RAW-afbeelding niet decoderen voor "%1"
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorKhông thể hiển thị ảnh «% 1 »
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorKuvan ”% 1 ” raw- pakkauksen purku epäonnistui
"% 1" için RAW deşifreleme yapılamıyorNão é possível descodificar a imagem RAW "% 1"