değilsiniz ile cümle

değilsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.Tu ne dois pas vivre en étant une victime
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.Vocês não têm de viver a vida como vítimas.
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.Že nemusíte prožít život jako oběť.
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.Δεν πρέπει να περάσεις την ζωή σου σαν θύμα.
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.Вы не должны жить, будучи жертвой.
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.אתה לא חייב לחיות את החיים,כקורבן.
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.أنه لايجب خوض الحياه على أنك ضحيه !
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.絶望に直面しても 人に見放されても
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Anda tidak perlu membakar dupa, dan yang pasti Anda tidak perlu duduk di lantai.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Bạn không phải đốt nhang, và bạn chắc chắn không phải ngồi trên sàn.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Du behöver inte tända rökelse, och du behöver verkligen inte sitta på golvet.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Es bedarf keiner Räucherstäbchen und man muss auch nicht auf dem Fußboden sitzen.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Je hoeft geen wierook te branden en ook zeker niet op de grond te zitten.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.향을 피우지 않으셔도 됩니다. 당연히 바닥에 앉을 필요도 전혀 없습니다.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Man behøver ikke at tænde for noget røgelse, og man behøver i hvert fald ikke at sidde på gulvet.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Não têm de queimar nenhum incenso, e, definitivamente, não precisam de se sentar no chão.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Napotřebujeme žádné vonné tyčinky, a rozhodně nemusíte sedět na podlaze.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Nemusíte páliť kadidlo a rozhodne nemusíte sedieť na zemi.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Nie musicie palić kadzidełek, ani oczywiście siedzieć na podłodze.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Nincs szükség füstölőpálcikákra, és elhihetik: a földön sem kell kuporogni.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Ni potrebno, da prižigate kadilo in nikakor ni potrebno, da sedite na tleh.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Non dovete bruciare incenso, e di sicuro non dovete sedervi sul pavimento.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.No tienen que quemar incienso, y definitivamente no tienen que sentarse en el piso.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Nu trebuie să ardeți tămâie și chiar nu trebuie să stați așezați pe podea.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Pas besoin de faire brûler de l'encens, et vous n'avez absolument pas besoin de vous assoir sur le sol.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Δεν χρειάζεται να κάψετε θυμίαμα, ούτε να κάτσετε στο πάτωμα.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Ви не мусите розкурювати ладан, і немає жодної потреби сидіти на підлозі.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Для этого не нужны никакие благовония и совершенно не обязательно садиться на пол.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.Няма нужда да палите ароматни пръчици, определено няма нужда да сядате на пода.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.אין צורך להבעיר קטורת, ובהחלט אינכם חייבים לשבת על הרצפה.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.لا يتوجب عليك حرق البخور، و بالتأكيد لا يتوجب ذلك الجلوس على الأرض.
Tütsü yakmanıza gerek yok ve kesinlikle yere oturmak zorunda da değilsiniz.床の上に座る必要もないです 必要なことは1日10分間 一歩身を引いて
Unutmayın, bu biraz kinizim gerektirir. Büyük bir ortak için pek de önemli değilsiniz.I pamiętajcie, choć jest to nieco cyniczne, że dla dużego partnera znaczycie bardzo mało.
Unutmayın, bu biraz kinizim gerektirir. Büyük bir ortak için pek de önemli değilsiniz.І просто пам'ятайте, вимагається трохи цинізму, якщо Ви не є важливими для великого партнера.
Üzgünüm, öngörüde siz popüler değilsiniz.Lo siento, pero el resultado nos dice que no caes tan bien.
Üzgünüm, öngörüde siz popüler değilsiniz.Per ciò, mi dispiace, ma credo che tu sia impopolare, stando alle aspettative.
Üzgünüm, öngörüde siz popüler değilsiniz.Het spijt me, maar in verwachting ben je onpopulair.
Üzgünüm. Andre, henüz hazır değilsiniz, ama olacaksınız.André, tu non sei pronto ancora, ma tu lo sarai.
Üzgünüm, öngörüde siz popüler değilsiniz.אז, מצטער, אבל אני חושב שבממוצע אתם לא פופולריים
Ve asla yalnız değilsiniz. Aynı şeyi söyle, telefonunuzda oynadığınız bir oyun.Dus kun je nu altijd spelen, maakt niet uit waar je bent en je bent nooit alleen
Ve asla yalnız değilsiniz. Aynı şeyi söyle, telefonunuzda oynadığınız bir oyun.『Say the same thing(同じ言葉を見つけよう)」はあなたの携帯電話でできるゲームです
Ve asla yalnız değilsiniz.Dan Anda tidak akan pernah sendiri.
Ve asla yalnız değilsiniz.E non sarete più soli.
Ve asla yalnız değilsiniz.És sose legyetek magányosak.
Ve asla yalnız değilsiniz.E você nunca vai ficar sozinho.
Ve asla yalnız değilsiniz.I nigdy nie jesteś sam.
Ve asla yalnız değilsiniz.Ja ette ole enää yksin.
Ve asla yalnız değilsiniz.Och du är aldrig ensam.
Ve asla yalnız değilsiniz.Și nu ești niciodată singur.
Ve asla yalnız değilsiniz.Und Ihr seid niemals allein.
Ve asla yalnız değilsiniz.И вы никогда не одиноки.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.ー8 を外に出し、
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.Dan Anda tidak perlu melakukan itu.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.Dat hoefde niet.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.Du skulle bara kunnat ha faktoriserat 8.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.E non era necessario.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.Et vous ne devez le faire.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.E você não tem que fazer isso.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.Nie musicie tego robić.
Ve bunu yapmak zorunda değilsiniz.Podrías simplemente haber sacado un 8.
İlgili Sayfalar