değilsiniz ile cümle
değilsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
-İmzalamak zorunda değilsiniz.- Nu eşti obligat să semnezi. - Ba da.
-İmzalamak zorunda değilsiniz.- Sie müssen sie nicht unterzeichnen.
-İmzalamak zorunda değilsiniz.-Sie müssen sie nicht unterzeichnen.
-İmzalamak zorunda değilsiniz.-Sinun ei tarvitse allekirjoittaa.
-İmzalamak zorunda değilsiniz.- Vous n'avez pas à les signer.
-İmzalamak zorunda değilsiniz. -Zorunda>もちろん、問題なしです、わかってます。
-İmzalamak zorunda değilsiniz.- Δεν χρειάζεται να τα υπογράψετε.
-İmzalamak zorunda değilsiniz.- Δεν χρειάζεται να τα υπογράψετε αυτά.
-İmzalamak zorunda değilsiniz.-Вы не должны их подписать.
-İmzalamak zorunda değilsiniz.- Вы не обязаны подписывать.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Albowiem wiedział, który go wydać miał; dlategoż rzekł: Nie wszyscy jesteście czystymi.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Căci ştia pe cel ce avea să -l vîndă; de aceea a zis: ,,Nu sînteţi toţi curaţi.``
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Car il connaissait celui qui le livrait; c`est pourquoi il dit: Vous n`êtes pas tous purs.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.(Denn er wußte seinen Verräter wohl; darum sprach er: Ihr seid nicht alle rein.)
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.For han visste hvem det var som skulde forråde ham; derfor sa han: I er ikke alle rene.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Han visste nämligen vem det var som skulle förråda honom; därför sade han att de icke alla voro rena.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Jullie zijn schoon en zuiver, maar niet allemaal." Hij zei dat omdat Hij wist wie Hem zou verraden.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.이는 자기를 팔 자가 누구인지 아심이라 그러므로 다는 깨끗지 아니하다 하시니라
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Lebo znal svojho zradcu a preto povedal: Nie všetci ste čistí.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Nebo věděl o zrádci svém; protož řekl: Ne všickni čistí jste.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Pois ele sabia quem o estava traindo; por isso disse: Nem todos estais limpos.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Porque sabía quién le entregaba, por eso dijo: "No todos estáis limpios.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Poznal je namreč izdajalca svojega; zato je rekel: Niste vsi čisti.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Sapeva infatti chi lo tradiva; per questo disse: «Non tutti siete mondi»
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Sillä hän tiesi kavaltajansa; sentähden hän sanoi: "Ette kaikki ole puhtaat".
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Thi han kendte den, som forrådte ham; derfor sagde han: "I ere ikke alle rene."
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Tudta ugyanis, hogy ki árulja el õt; azért mondá: Nem vagytok mindnyájan tiszták!
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Διοτι ηξευρεν εκεινον, οστις εμελλε να παραδωση αυτον δια τουτο ειπε Δεν εισθε παντες καθαροι.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Знав бо зрадника свого; тим і сказав: Не всї ви чисті.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Ибо знал Он предателя Своего, потому и сказал: не все вы чисты.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.И като Го намериха отвъд езерото, рекоха Му: Учителю, кога си дошъл тука?
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.כי ידע מי ימסרהו על כן אמר לא כלכם טהורים׃
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.لانه عرف مسلمه. لذلك قال لستم كلكم طاهرين
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.耶 穌 原 知 道 要 賣 他 的 是 誰 、 所 以 說 、 你 們 不 都 是 乾 淨 的
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.耶穌原 知道 要 賣 他 的 是 誰 、 所以 說 、 你 們 不 都 是 乾淨的
İyi değilsiniz.Du har det ikke godt.
İyi değilsiniz.Du mår inte alls bra.
İyi değilsiniz.Et ole terve.
İyi değilsiniz.Não está bem.
İyi değilsiniz.Nie jest dobrze.
İyi değilsiniz.No che non sta bene.
İyi değilsiniz.No, no está bien.
İyi değilsiniz.Δεν είστε εντάξει.
İyi değilsiniz.С вами не всё в порядке.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Ale cítíte se skvěle, i když nemáte správnou výšku.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Dar te simţi excelent, dar nu ai altitudinea potrivită.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.De nagyszerűen érzed magad, még ha nem is a megfelelő magasságban vagy.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Maar je voelt je geweldig, maar je hebt niet de vereiste hoogte.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Man fühlt sich grossartig, aber man hat nicht die richtige Höhe.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Men det känns bra, fast du har inte rätt höjd.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Namun rasanya luar biasa, namun anda tidak berada di ketinggian yang benar.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.- Nhưng anh cảm thấy rất tuyệt, chỉ là anh không ở một độ cao thích hợp.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Pero se siente delicioso, aunque no tenga la altura correcta.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Sì, ma ti senti benissimo, solo che non hai la quota necessaria.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Uczucie było wspaniałe, tylko wysokość nieodpowiednia.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Vous vous sentez bien, mais vous n'avez pas la bonne altitude.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.YR: Ale cítil som sa skvele, len som nemal správnu výšku.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.YR: 하지만 기분은 좋아요. 제대로 된 고도는 아니죠.
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.YR: Sentimo-nos muito bem, mas não temos a altitude certa. (Risos)
İyi hissediyorsunuz ama doğru yükseklikte değilsiniz.Νιώθεις τέλεια αλλά δεν έχεις το σωστό ύψος.
İlgili Sayfalar