değilsiniz ile cümle
değilsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Δεν χρειάζεται ούτε να κάνετε αναστροφή ούτε να παρκάρετε παράλληλα.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.אין צורך בהילוך אחורי. אין צורך לחנות במקביל.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.لستم بحاجة للرجوع للخلف. لستم بحاجة إلى صفها بشكل متوازي للسيارات الأخرى.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.回転して直進します (笑)
Gücüm yettiği sürece... Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Dokler še diham ... -Dajte no, niste še stari.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ainda não resististes até o sangue, combatendo contra o pecado;
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Anh em chống trả với tội ác còn chưa đến mỗi đổ huyết;
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Anh_em chống_trả với tội_ác còn chưa đến mỗi đổ huyết ;
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ännu haven I icke stått emot ända till blods, i eder kamp mot synden.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Denn ihr habt noch nicht bis aufs Blut widerstanden in den Kämpfen wider die Sünde
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Endnu have I ikke stået imod indtil Blodet i eders Kamp imod Synden,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ennu har I ikke gjort motstand like til blodet i eders kamp mot synden,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ešte ste sa nesprotivili až do krvi v borbe proti hriechu
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ette vielä ole verille asti tehneet vastarintaa, taistellessanne syntiä vastaan,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ještě jste se až do krve nezprotivili, proti hříchu bojujíce.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Jeszczeście się aż do krwi nie sprzeciwili, walcząc przeciwko grzechowi.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.너희가 죄와 싸우되 아직 피 흘리기 까지는 대항치 아니하고
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Maar u hebt nog niet op leven en dood tegen de zonde gestreden.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Mert még végig nem állottatok ellent, tusakodván a bûn ellen.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Niste se še do krvi ustavljali v boju z grehom,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Non avete ancora resistito fino al sangue nella vostra lotta contro il peccat
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Pues todavía no habéis resistido hasta la sangre combatiendo contra el pecado
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Sebab dalam perjuanganmu melawan dosa, kalian belum pernah berjuang sampai harus menumpahkan darah
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Voi nu v'aţi împotrivit încă pînă la sînge, în lupta împotriva păcatului.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Vous n`avez pas encore résisté jusqu`au sang, en luttant contre le péché.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Δεν αντεσταθητε ετι μεχρις αιματος αγωνιζομενοι κατα της αμαρτιας,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Вы еще не до крови сражались, подвизаясьпротив греха,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.и направете за нозете си прави пътища, за да не се изкълчи куцото, но напротив, да изцелее.
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.Ще ви аж до крові не стояли, борючись проти гріха,
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.עדין לא עמדתם עד לדם במלחמתכם עם החטא׃
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.لم تقاوموا بعد حتى الدم مجاهدين ضد الخطية
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.你 們 與 罪 惡 相 爭 、 還 沒 有 抵 擋 到 流 血 的 地 步
Günaha karşı verdiğiniz mücadelede henüz kanınızı akıtacak kadar direnmiş değilsiniz.你 們與 罪惡相爭 、 還沒 有 抵擋 到 流血 的 地步
Güneşi nasıl parlattığınızı bilmek zorunda değilsiniz.Je hoeft niet te weten hoe je de zon laat schijnen.
Güneşi nasıl parlattığınızı bilmek zorunda değilsiniz.Nem kell tudnod, hogy hogyan süssön a nap.
Güneşi nasıl parlattığınızı bilmek zorunda değilsiniz.Nie musisz wiedzieć, jak zaświecić słońce.
Güneşi nasıl parlattığınızı bilmek zorunda değilsiniz. Sadece, yaparsınız işte. Aynen nefes alır gibi.No necesitan saber como brilla el sol. el solo lo hace. como ustedes respiran.
Güneşi nasıl parlattığınızı bilmek zorunda değilsiniz. Sadece, yaparsınız işte. Aynen nefes alır gibi.Semplicemente lo fa, proprio come respiri.
Güneşi nasıl parlattığınızı bilmek zorunda değilsiniz.Você não tem que saber como brilhar o sol.
Güneşi nasıl parlattığınızı bilmek zorunda değilsiniz.لست مضطرًا أن تعلم كيف تجعل الشمس تشرق, أنت فقط تقوم بذلك ببساطة
GV: Sadece bir yazar değilsiniz, aynı zamanda bir annesiniz de.GV: Non solo sei una scrittrice, sei anche genitore.
GV: Sadece bir yazar değilsiniz, aynı zamanda bir annesiniz de.GV: No solo eres escritora, también eres madre.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.A fajnym aspektem bycia w ciąży jest to, że albo się jest albo się nie jest w ciąży.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.Ce e drăguţ legat de sarcină e că ori eşti însărcinată, ori nu.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.E la cosa bella a riguardo della gravidanza è che o sei incinta o non lo sei.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.Et ce qui est bien dans le fait d'être enceinte, c'est que soit vous l'êtes, soit vous ne l'êtes pas.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.Het mooie van zwangerschap is dat je ofwel zwanger bent ofwel niet.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.임신테스트의 좋은 점은 임신을 했느냐 안했느냐 라는 거죠.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.Und das Gute an einer Schwangerschaft ist, dass Sie entweder schwanger sind oder nicht.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.Y lo bonito del embarazo es que, o están embarazadas, o no lo están.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.А хубавото в бременността е, че или си бременна, илине си бременна.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.По поводу беременности хорошо известно, что либо вы беременны, либо - нет.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.והדבר הנחמד בהריון הוא שאת בהיריון או שאת לא בהריון.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.والشيء الجميل في الحمل هو أنك إما أن تكوني حاملا أو غير حامل.
Hamilelikle ilgili güzel şey ise ya hamilesinizdir ya da değılsinizdir.「イエス」か「ノー」しかありません 「一部妊娠」とか「妊娠を考え中」とか
Harika bir şey yaratmak için kimsenin iznine muhtaç değilsiniz.Bạn không cần sự cho phép của bất kì ai để tạo ra một thứ gì đó tuyệt vời.
Harika bir şey yaratmak için kimsenin iznine muhtaç değilsiniz.Je hebt niemands toestemming nodig om iets geweldigs te maken.
Harika bir şey yaratmak için kimsenin iznine muhtaç değilsiniz.뭔가 대단한 것을 만들기 위해 누군가의 허가를 받아야 하는게 아닙니다.
Harika bir şey yaratmak için kimsenin iznine muhtaç değilsiniz.N-ai nevoie de permisiunea nimănui
Harika bir şey yaratmak için kimsenin iznine muhtaç değilsiniz.Não é preciso permissão de ninguém para criar algo bom.
İlgili Sayfalar