değille ile cümle

değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Cunku emin degiller ve yasal yukumluluk altina girmek istemiyorlar.Когда они в этом не уверены, они боятся понести юридическую ответственность.
Cunku emin degiller ve yasal yukumluluk altina girmek istemiyorlar.כיוון שהם לא בטוחים, והם לא רוצים לשאת באחריות המשפטית.
Cunku emin degiller ve yasal yukumluluk altina girmek istemiyorlar.لانهم ان لم يكونوا متاكدين منها تماما فان هذا يحمل في طياته مسؤولية قضائية واحتمال بملاحقة قانونية
Cunku emin degiller ve yasal yukumluluk altina girmek istemiyorlar.法的な責任を負いたくないのです 学校の話に移りましょう
Çünkü gazın molekülleri birbirlerine yakın değiller yani yan yana değiller.Da die Moleküle viel weiter auseinander sind.
Çünkü gazın molekülleri birbirlerine yakın değiller yani yan yana değiller.Ponieważ cząsteczki są od siebie dużo bardziej oddalone.
Çünkü gazın molekülleri birbirlerine yakın değiller yani yan yana değiller.Protože molekuly plynu jsou od sebe daleko více vzdálené.
Çünkü gazın molekülleri birbirlerine yakın değiller yani yan yana değiller.ない方法でライトに演技しているようにする液体
Çünkü onlar bu çeşit ömür boyu ekonomik fedakarlığı yapmaya gönüllü değiller.비지니스위크지는 설문조사를 했었는데,
Çünkü onlar bu çeşit ömür boyu ekonomik fedakarlığı yapmaya gönüllü değiller.MBA取得10年後の 年収の調査をしました
Çünkü onlar bu çeşit ömür boyu ekonomik fedakarlığı yapmaya gönüllü değiller."ביזנסוויק" ערכו סקר, ובדקו את חבילות הפיצוי
Çünkü onlar bu çeşit ömür boyu ekonomik fedakarlığı yapmaya gönüllü değiller.قامت بيزنيس وييك بإجراء مسح عن حزم التعويض
Çünkü yeterince büyük değiller.Batu-batu itu tidak cukup besar.
Çünkü yeterince büyük değiller.Bo nie są wystarczająco duże.
Çünkü yeterince büyük değiller.Chúng không đủ lớn.
Çünkü yeterince büyük değiller.Dafür sind sie einfach nicht groß genug.
Çünkü yeterince büyük değiller.Dom är helt enkelt inte stora nog.
Çünkü yeterince büyük değiller.Egyszerűen nem elég nagyok ehhez.
Çünkü yeterince büyük değiller.Enostavno niso dovolj velike.
Çünkü yeterince büyük değiller.Ils ne sont simplement pas assez gros.
Çünkü yeterince büyük değiller.Jednoducho nie sú dostatočne veľké.
Çünkü yeterince büyük değiller.그 정도가 되려면 더 커야 해요.
Çünkü yeterince büyük değiller.Nejsou na to zkrátka dost veliké.
Çünkü yeterince büyük değiller.Non sono abbastanza grandi.
Çünkü yeterince büyük değiller.Pur şi simplu nu sunt destul de mari.
Çünkü yeterince büyük değiller.Simplemente, no son tan grandes.
Çünkü yeterince büyük değiller.Ze zijn gewoon niet groot genoeg.
Çünkü yeterince büyük değiller.Απλά δεν είναι αρκετά μεγάλοι.
Çünkü yeterince büyük değiller.Они недостаточно велики для этого.
Çünkü yeterince büyük değiller.Те просто не са достатъчно големи.
Çünkü yeterince büyük değiller.הם לא יעשו משהו דומה
Çünkü yeterince büyük değiller.إنها ليست كبيرة بالقدر الكافي.
Çünkü yeterince büyük değiller.しかし世界経済には損失を与えます
Çünkü yeterince büyük değiller.佢地不夠大
Daha güçlü değiller mi?Är de inte starkare?
Daha güçlü değiller mi?Azok megbízhatóbbak?
Daha güçlü değiller mi?Bukankah lebih kuat?
Daha güçlü değiller mi?Chẳng phải chúng mạnh mẽ hơn sao?
Daha güçlü değiller mi?Czyż nie są pewniejsze?
Daha güçlü değiller mi?Eivätkö ne ole väkevämpiä?
Daha güçlü değiller mi?Forse che non sono queste le più forti?
Daha güçlü değiller mi? Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Není to mysl, která interpretuje vnější podmínky jako štěstí nebo utrpení?
Daha güçlü değiller mi?Is die niet sterker?
Daha güçlü değiller mi?Não serão elas mais fortes?
Daha güçlü değiller mi?N'est-elle pas bien plus forte ?
Daha güçlü değiller mi?Nie sú silnejšie?
Daha güçlü değiller mi?Nu sunt oare mai puternice?
Daha güçlü değiller mi?Sind diese nicht stärker?
Daha güçlü değiller mi?Δεν είναι πιο δυνατές;
Daha güçlü değiller mi?Невже вони не сильніші?
Daha güçlü değiller mi?Не са ли те по-силни?
Daha güçlü değiller mi?Разве они не сильнее?
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.Chúng không phải là sự tiến bộ, nhưng chúng là tất cả những gì tôi có thể làm.
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.Ele nu sunt o îmbunătățire, dar sunt cel mai bun lucru pe care-l pot face.
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.Het is geen verbetering, maar het is het beste waar ik toe in staat ben.
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.Ils ne sont pas une amélioration, mais ils ce que je peux faire de mieux.
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.제 상태를 호전시켜 주지는 않지만 제가 할 수 있는 최선의 것들입니다.
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.Mereka bukanlah peningkatan, tapi itulah yang terbaik yang saya bisa.
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.Não são uma melhoria, mas são o melhor que posso.
Daha iyi değiller, fakat yapabildiğimin en iyisi bunlar.Nejsou vylepšením, ale je to to nejlepší, co mám.

İlgili Sayfalar