değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Οι εύποροι φανατικοί που πρωτύτερα υποστήριζαν τέτοιου είδους δράσεις είναι τώρα λιγότερο γενναιόδωροι.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Богатите фанатици, които преди това спонсорираха тази дейност, сега са по-малко щедри.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Богатые фанатики, которые раньше спонсировали такого рода деятельность, теперь не так щедры.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.הקנאים העשירים שהעניקו בעבר חסות לסוג זה של פעילות, כבר אינם כה נדיבים.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.المتعصبين الأثرياء الذين كانوا سابقاً يرعون هذا النوع من النشاط الآن أصبحوا أقل كرماً
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.今ではそのような活動への 出資を渋り始めています これをどう考えるべきでしょう?
Bu üçgenlerin benzer olduğunu söyleyemeyiz. Benzer olmak zorunda değiller. -Opět to není dostatečně omezující abychom věděli, že ty dva trojúhelníky jsou nutně podobné.
Bu üçgenlerin benzer olduğunu söyleyemeyiz. Benzer olmak zorunda değiller. -Якщо умов задане недостатньо, то не можна казати, що ці трикутники точно є подібними.
Bu yüzden, hiç bir şeyde bir dizüstünden daha iyi değiller.Así que no son mejores que un portátil en nada.
CDS'ler bu şekilde düzenlemelere, kontrollere tabi değiller.¿por qué no nos das un 1%?
CDS'ler bu şekilde düzenlemelere, kontrollere tabi değiller.それで、AIGはそのお金がどんなお金か気にする事なく、 それを行う事が出来ました。
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Anak-anak tidak seharusnya tumbuh dewasa menyaksikan hal-hal seperti ini.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Copiii n-ar trebui să crească privind asemenea lucruri.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Děti by neměly vyrůstat v takovémto prostředí.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.É assim. Os miúdos não deveriam ter de crescer e ver coisas como esta.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Gyerekeknek nem lenne szabad ezt látva felnőnie.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.I ragazzi non dovrebbero crescere e vedere cose come questa.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Jongeren moeten niet opgroeien in dit soort omgeving.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Kinder sollten beim Aufwachsen nicht sowas sehen.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.아이들은 자라면서 이런 것들을 보지 말아야 합니다.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Ko odraščajo, ne bi smeli biti priča takšnim prizorom.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Les enfants ne devraient pas avoir à grandir en voyant des choses comme ça.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Son así. Los niños no deberían tener que crecer y ver cosas como esta.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.To nie jest widok dla dzieci.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Trẻ em không nên lớn lên và nhìn mọi thứ như thế này
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Τα παιδιά δε θα έπρεπε να μεγαλώνουν βλέποντας πράγματα σαν αυτά.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Дети, подрастая, не должны наблюдать такое.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Децата не би трябвало да израстват и да гледат на нещата така.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.ילדים לא צריכים לראות דברים כאלה כשהם גדלים.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.الأطفال يجب أن لا يكبروا وينظروا للأشياء بهذا الشكل.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.仕事はコミュニティから流出し続け
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Děti nemají kontakty s jinými homosexuály, nebo nevědí, že ho mají.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Deti nemajú kontakty s inými homosexuálmi, alebo nevedia, že ho majú.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Dzieci nie mają kontaktu z innymi homoseksualistami, albo nie wiedzą, że go mają.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.I bambini non hanno contatti con altri omosessuali o non lo sanno.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Kinderen hebben geen contact met andere homoseksuelen, of ze weten het niet dat ze het wel hebben.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Kinder haben keinen Kontakt zu anderen Homosexuellen, oder sie wissen nicht, dass sie es haben.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.아이들은 동성애자들과의 접촉이 없거나 동성애자들이 무엇을 하는지 알지 못한다.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Lapset eivät ole tekemisissä muiden homoseksuaalien kanssa, tai he eivät tiedä sitä.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Les enfants ne côtoient pas d'autres homosexuels ou ils ne le savent pas.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Otroci ne poznajo nobenih homoseksualcev, ali pa ne vedo, da jih.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Молоді геї не мають контакту з іншими або вони не знають, що мають його.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Молодые геи не вступают в контакт с другими или они не знают, что находятся в контакте.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.الأطفال غيرمهتمين بمثلي الجنس أو أنهم لا يعلمون.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.これらの理由で、同性愛の青少年の自殺率は、通常の青少年よりずっと高いものとなっています。
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.A mnohí si pritom myslia, že populácia týchto krajín stagnuje.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.A mnozí se mylně domnívají, že populace v těchto zemích stagnuje.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Beaucoup pensent que ces pays sont en stagnation, mais ce n'est pas le cas.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Dan banyak orang berpikir negara-negara ini mandek. Namun tidak.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.그리고 많은 사람들이 이런 나라들은 침체되어 있다고 생각하는데, 아닙니다.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Mnogi mislijo, da te države stagnirajo, ampak ne.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Molti pensano che siano paesi stagnanti ma non lo sono affatto.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Muita gente pensa que estes países estão estagnados, mas não estão.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Och många tror att dessa länder har stagnerat men det har de inte.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Og mange tror der ingen befolkningsvækst er i disse lande.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Şi foarte mulţi consideră ca aceste ţări stagnează, dar nu este aşa.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Sokan azt gondolják, hogy ezek az országok stagnálnak, de ez nem igaz.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Und viele glauben, dass diese Länder stagnieren, aber dem ist nicht so.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Và nhiều người nghĩ rằng các quốc gia này không thay đổi, nhưng chúng không phải.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine bu ülkeler durağan değiller.Velen denken dat deze landen stagneren, maar dat is niet zo.