değille ile cümle
değille kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Ei s'au stricat; Netrebnicia copiilor Lui, este ruşinea lor! Neam îndărătnic şi stricat!
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Gonoszak voltak hozzá, nem fiai, a magok gyalázatja; romlott és elvetemült nemzedék.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.I umarł tam Mojżesz, sługa Pański, w ziemi Moabskiej, według słowa Pańskiego.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.그들이 여호와를 향하여 악을 행하니 하나님의 자녀가 아니요 흠이 있는 사곡한 종류로다
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.La corrupción no es suya; de sus hijos es la mancha, generación torcida y perversa
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Peccarono contro di lui i figli degeneri, generazione tortuosa e perversa
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Popačeno so ravnali ž njim, ne kot njegovi otroci, madež je na njih: izprijen rod so in zvit.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Porušilo sa mu - nie jeho synovia, ich škvrna - prevrátené pokolenie a spletilé.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.S`ils se sont corrompus, à lui n`est point la faute; La honte est à ses enfants, Race fausse et perverse.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Skændselsmennesker sveg ham, en forvent og vanartet Slægt.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Skulde han ha ført fordervelse over sitt folk! Nei, hans barn de har skammen - en vanartet og vrang slekt.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Ουτοι διεφθαρησαν η κηλις αυτων δεν ειναι κηλις των υιων αυτου ειναι γενεα σκολια και διεστραμμενη.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.но они развратились пред Ним, они не дети Его по своим порокам, род строптивый и развращенный.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.Те се развратиха; Порокът им не подобава на Неговите чада; Те са поколение извратено и криво.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.שחת לו לא בניו מומם דור עקש ופתלתל׃
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.افسد له الذين ليسوا اولاده عيبهم. جيل اعوج ملتو.
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.這 乖 僻 彎 曲 的 世 代 、 向 他 行 事 邪 僻 、 有 這 弊 病 、 就 不 是 他 的 兒 女
Bu eğri ve sapık kuşak, Ona bağlı kalmadı. Onun çocukları değiller. Bu onların utancıdır.這 乖僻 彎曲 的 世代 、 向 他 行事 邪僻 、 有 這 弊病 、 就 不 是 他 的 兒女
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.As estrelas naquelas galáxias provavelmente não têm planetas à sua volta.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Azokon a galaxisokon lévő csillagok körül valószínűleg nem forognak bolygók.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Bintang-bintang di galaksi itu mungkin tidak memiliki planet yang mengelilinginya.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.De sterren in deze sterrenstelsels hebben waarschijnlijk geen planeten om hen heen.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Die Sterne in diesen Galaxien haben vermutlich keine Planeten um sich.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Gwiazdy tych galaktyk prawdopodobnie nie posiadają planet.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.그러한 은하들에 있는 별들은 주위를 공전하는 행성들을 가지지 않습니다.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Las estrellas en esas galaxias probablemente no tienen planetas a su alrededor.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Le stelle in quelle galassie probabilmente non hanno pianeti intorno.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Những ngôi sao của các thiên hà có thể không có hành tinh xung quanh.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Nous voyons ces galaxies à un moment où leurs étoiles n'ont probablement pas encore de planètes.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Stelele din acele galaxii probabil că nu au planete în jurul lor.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Stjärnorna i dessa galaxer har förmodligen inga planeter kring sig.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Вероятно, в таких галактиках планеты не вращаются вокруг звезд.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.Звездите в тези галактики вероятно нямат планети около тях.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.לכוכבים בגלקסיות האלו כנראה אין כוכבי לכת שמקיפים אותם.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.أغلب الظن أن النجوم في هذه المجرات لا تدور حولها كواكب
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.生命が存在する可能性も ほとんどありません
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.Az összes többi faj ezen a bolygón csupán gén gépezet, ők nem utánoznak jól, ha egyáltalán képesek erre.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.지구상의 다른 모든 종은 단지 유전자 기계이고, 그것들은 거의 모방을 하지 못합니다.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.Toate celelalte specii de pe acest pământ sunt doar maşini genetice, nu imită deloc bine.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.Toutes les autres espèces de cette planète ne sont que des machines à gènes, elles n'imitent pas, ou très peu.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.Všechny ostatní druhy na této planetě jsou jenom genové stroje, vůbec nenapodobují dobře, skoro vůbec ne.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.Wszystkie pozostałe gatunki są tylko maszynami genowymi, prawie wcale nie potrafią imitować.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.כל שאר המינים בעולם הם מכונות גנים בלבד, הם לא מחקים היטב, כמעט ולא.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.كل الكائنات الأخرى على هذا الكوكب آلات, آلات جينية فقط, لا تحاكي قطعاً.
Bu gezegendeki diğer canlıların tümü gen makinaları, taklitçilik konusunda çok iyi değiller, balki birazcık.彼らはほとんど複製しません 遺伝子マシーンでありミームマシーンでもあるのは我々のみです
Bu hayvanlar, çevrelerine, gürültüye, kalabaliga aliskin degiller.בעלי חיים אלה... לא מכירים את ...הסביבה... הרעש.. וההמון
Bu hayvanlar, çevrelerine, gürültüye, kalabalığa alışkın değiller.Ellos, anejados de este ambiente, del ruido,
Bu hayvanlar, çevrelerine, gürültüye, kalabalığa alışkın değiller.Hewan ini ... asing dengan sekitarnya ... suara ... orang banyak ...
Bu hayvanlar, çevrelerine, gürültüye, kalabalığa alışkın değiller.Η εκπαίδευση για αυτά τα γεγονότα επιτυγχάνεται με τη στέρηση φαγητού και μερικές φορές νερού.
Bu hayvanlar, çevrelerine, gürültüye, kalabalığa alışkın değiller.בעלי חיים אלה... לא מכירים את הסביבה... הרעש.. וההמון...
Bu ikisi de çok güçlü varsayımlar ve bunlar gerçek dünya için pek geçerli değiller.Estas son dos muy fuertes suposiciones y no son de verdad en el mundo real.
Bu ikisi de çok güçlü varsayımlar ve bunlar gerçek dünya için pek geçerli değiller.А фірми, і це вже інше припущення, виробляють всі товари та послуги.
Bu insanlar kötü değiller.Nejsou zlí lidé.
Bu insanlar kötü değiller.Nu sunt oameni răi.
Bu insanlar kötü değiller.הם לא אנשים רעים.
Bu kişiler riske giren insanlar değiller.Aceşti oameni nu riscă niciodată.
Bu kişiler riske giren insanlar değiller.Ces personnes-là ne sont pas des preneurs de risques
Bu kişiler riske giren insanlar değiller."Co když to vyjde a já to neustojím?" Tihle lidé nejsou ochotni riskovat.
Bu kişiler riske giren insanlar değiller.Das sind Weicheier!
Bu kişiler riske giren insanlar değiller.Dat zijn geen mensen die risico's nemen.