değişiklikler ile cümle
değişiklikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Denk niet dat het in Afghanistan allemaal al rond is, helemaal niet. We gaan door.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Eh bien ne pensez pas que les changements en Afghanistan soient terminés ; pas du tout. Nous continuons.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.아프가니스탄의 변화가 끝났다고 생각하지 말아주세요. 전혀 그렇지 않습니다. 저희는 계속 변하는 중입니다.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Não pensem que as mudanças no Afeganistão terminaram, de maneira nenhuma. Vamos continuar.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Nemyslete si, že změny v Afghánistánu jsou u konce; vůbec ne. Pokračujeme.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Nemyslite si, že zmeny v Afganistane sú už hotové, to vôbec nie. Pokračujeme.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Non pensate che i cambiamenti in Afghanistan siano finiti; proprio no. Noi andiamo avanti.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Pero no crean que los cambios en Afganistán han terminado; para nada. Seguimos.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Persze nem gondolom, hogy a változások mind végbementek Afganisztánban, egyáltalán nem. Haladunk tovább.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Să nu credeți că schimbările din Afganistan s-au terminat - nici pe departe. Noi continuăm.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Tôi không nghĩ là những sự thay đổi ở Afghanistan đã dừng lại. Không hề. Chúng tôi đang tiếp tục.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.To, oczywiście, jeszcze nie koniec zmian w Afganistanie; Absolutnie. Nadal działamy.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Μη νομίζετε ότι τελείωσαν οι αλλαγές στο Αφγανιστάν. Καθόλου. Συνεχίζουμε.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Е, не мислете, че промените в Афганистан са приключили; никак даже. Продължаваме да ги правим.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Не думайте, что перемены в Афганистане закончились, ни в коем случае. Мы продолжаем работать.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.זוהי משאת נפשי. ובכן אל תחשבו שהשינויים באפגניסטן תמו.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.حسنا لا تحسبوا أن التحولات في أفغانستان انتهت؛ على الإطلاق. لا زلنا مستمرين.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.まだまだです まだ途中です 最近始めたプログラムは
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Bộ nhận tín hiệu sẽ chuyển đổi những thay đổi nhỏ mà chúng tôi tạo ra thành tín hiệu điện tử.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.De ontvanger zal de kleine, subtiele veranderingen in de amplitude omzetten in een elektrisch signaal.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Il ricevitore convertirà queste minuscole variazioni nell'ampiezza che creiamo qui in un segnale elettrico.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.그 수신기는, 우리가 거기서 발생시킨 진폭 상의 작고 미묘한 변화를 전기 신호로 변환할 것입니다.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Modtageren vil konvertere disse små, fine ændringer i amplituden som vi skaber her til et elektrisk signal.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.O recetor vai converter estas mudanças pequenas e subtis de amplitude, que criamos aqui num sinal elétrico.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Penerima akan mengkonversi perubahan halus dalam amplitudo ini yang kita buat di sini menjadi sinyal listrik.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Prijímač prekonvertuje tieto malé nepatrné zmeny v amplitúde, ktorú tu vytvárame, do elektrického signálu.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Přijímač převede ty malé rozdíly amplitudy, které jsme zde vytvořili na elektrický signál.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Sprejemnik bo pretvoril majhne in subtilne spremembe amplitude, ki jo ustvarjamo v električni signal.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Ο δέκτης θα μετατρέψει τις απειροελάχιστες αλλαγές στο πλάτος τις οποίες δημιουργούμε εδώ, σε ηλεκτρικό σήμα.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Приймач перетворює малі, незначні зміни амплітуди, які ми створюємо, в електричний сигнал.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.המקלט ימיר את השינויים הקטנים והעדינים האלה במשרע שיצרנו כאן לסיגנל חשמלי.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.المستقبل سوف يحول هذه التغيرات الصغيرة و الطفيفة في المدى التي نوجدها هناك الى اشارة كهربية
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.変換して 電子信号に変えます さらに電子信号を変換して
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Ale wierzyliśmy, że nam się uda i cierpliwie wprowadzaliśmy drobne poprawki do naszego systemu.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Boli sme však natoľko presvedčený, že to dokážeme, že sme odolávali a postupne tento systém modifikovali.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.그렇지만 시스템이 차근차근 개선되면서 결국 이 일을 해낼 수 있으리라 확신했습니다.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Namun kami sangat yakin kami dapat berhasil dengan menyelipkan perubahan perubahan kecil pada sistem ini.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Pero estábamos tan convencidos de que lo lograríamos que hicimos ajustes enormes al sistema.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.Але ми були настільки впевнені, що зможемо реалізувати задумане, що поступово вносили зміни до системи.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.אבל היינו כה משוכנעים שאנו יכולים לגרום לזה לעבוד שהתקדמנו עם שינויים מצטברים למערכת הזאת.
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.ولكننا كنا مؤمنين اننا يمكن ان ننجح بهذا الامر ان استطعنا ان نقوم بتعديلات بسيطة لهذا النظام
Ama bunun işe yarar birşey olacağına o kadar inanmıştık ki, sistem üzerinde köklü değişikliklere gittik.信じていたので 少しずつこの装置を 改良していきました これが現在の検出器です
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.Interesant că după câteva săptămâni am început să observ schimbări.
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.Interessanterweise bemerkte ich nach einigen Wochen Veränderungen.
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.Jednak po kilku tygodniach zaczęłam zauważać zmiany.
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.하지만 재미있었던 사실은 몇 주가 지난 뒤 제가 이런 면에 어떤 변화를 느끼기 시작한 거에요.
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.Zajímavé ale bylo, že po několika týdnech jsem začala vnímat určité změny.
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.אבל מה שהיה מעניין הוא שאחרי מספר שבועות התחלתי להבחין באחדים מהשינויים האלו,
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.ولكن بعد أسبوعين، بدأت ألاحظ بعض هذه الأمور - التي ذكرها المعلم - تحدث لي
Ama ilginç olansa birkaç hafta sonrasında, bu değişikliklerin bazılarını hissetmeye başlamamdı.その種の変化に気づき始めました 自分が以前より穏やかで 厄介な状況にも うまく対応し
Ama olduğunda bu değişiklikler nesilden nesile aktarılırken nesilin işareti oluyor.Ale jeśli się już zdarzy, zmiany zostają przekazane kolejnym generacjom, stając się markerami pochodzenia.
Ama olduğunda bu değişiklikler nesilden nesile aktarılırken nesilin işareti oluyor.그러나 이런 일이 발생한 상태에서 옮겨질 경우에는 세대를 통해, 그들은 혈통 제작가가 됩니다.
Ama olduğunda bu değişiklikler nesilden nesile aktarılırken nesilin işareti oluyor.Ma quando capita, e i cambiamenti passano da una generazione all'altra, diventano marcatori della discendenza.
Ama olduğunda bu değişiklikler nesilden nesile aktarılırken nesilin işareti oluyor.אבל כשזה קורה, והשינויים האלה עוברים לדורות הבאים, הם הופכים להיות סמנים למוצא.
Ama olduğunda bu değişiklikler nesilden nesile aktarılırken nesilin işareti oluyor.ولكن عندما يحصل الخطأ، يورث هذا الخطأ خلال الأجيال، تاركة علامة فارقة
Ama olduğunda bu değişiklikler nesilden nesile aktarılırken nesilin işareti oluyor.それが次の世代に伝えられたら マーカー、目印となります 誰かと同じマーカーを持っていたら
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Consider că americanii văd fragilitatea schimbării.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Descobri que os norte-americanos vêem fragilidade nas mudanças.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Die Amerikaner erkennen, wie unsicher solche Veränderungen sind.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Encuentro que los estadounidenses ven la fragilidad de los cambios.