değiş ile cümle

değiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sosyal gelenekler ülkeden ülkeye değişir.Social customs vary from country to country.
Araba kazaları ile ilgili mevcut yasa değişiklikler gerektirir.The existing law concerning car accidents requires amending.
Arabamı yeni bir arabayla değiştirdim.I traded in my car for a new one.
Gençler değişime kolayca uyum sağlarlar.The young adapt to change easily.
Bunu farklı olan biriyle değiştirir misiniz?Could you exchange it with a different one?
Sonbahar havası değişkendir.Autumn weather is changeable.
Bu, sizi adres değişikliğimden haberdar etmek için. Lütfen posta listenizi güncelleyiniz.This is to inform you of my address change. Please update your mailing list.
Şibuya'da trenleri değiştirmek zorundasın.You have to change trains at Shibuya.
Trenleri değiştirmek zorunda mıyım?Do I have to change trains?
Durum değişmeden kalır.The situation remains unchanged.
Dumanlı trenler elektrikli trenlerle değiştirildi.Steam trains were replaced by electric trains.
Yeme alışkanlıkları ülkeden ülkeye değişir.Eating habits differ from country to country.
Shinjuku'da trenleri değiştirin.Change trains at Shinjuku.
Shinjuku'da trenleri değiştirmelisin.You have to change trains at Shinjuku.
Opsiyonlar insandan insana değişir.Opinions vary from person to person.
İnsan cildi sıcaklık değişikliklerine karşı çok duyarlıdır.Man's skin is very sensitive to temperature changes.
İnsan çevresel değişikliklere uyum sağlamak için büyük bir kapasiteye sahiptir.Man has a great capacity to adapt to environmental changes.
Tutsakların kaderi görüşmenin sonucuna göre değişir.The fate of the hostages depends on the result of the negotiation.
Hayatta neyin en önemli olduğu kişiden kişiye değişir.What is most important in life differs from person to person.
Dünya her dakika değişiyor.The world is changing every minute.
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.The world is changing more and more quickly.
Üniformalar okuldan okula değişir.Uniforms differ from school to school.
Politik durum değişti.The political situation has changed.
Hükümet temel değişiklikler yapmalı.The government must make fundamental changes.
Yaşam tarzların değiştirmek için insanları ikna etmek zordur.It is very difficult to persuade people to change their life style.
Koltuğumu değiştirmek istiyorum.I'd like to change my seat.
Gemi seyrini değiştirdi.The ship changed its course.
Büyükannem yaşam tarzını hiçbir zaman değiştirmedi.My grandmother never changed her style of living.
Asla değişmezsin, değil mi?You never change, do you?
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
Uzun zaman önce, çoğu insan mevsimler değiştikçe taşınan gruplarda yaşıyordu.A long time ago, most people lived in groups that moved around as the seasons changed.
Başkan'ın konuşması Amerikan halkında bir değişiklik getirdi.The President's speech brought about a change in the American people.
Herkes o kadar değişmişti ki, birini diğerinden neredeyse ayıramıyordum.Everybody had changed so much that I could hardly tell one from another.
Ben asla fikrimi değiştirmeyeceğim.I will never change my mind.
Bir adamın alışkanlıklarını hemen değiştirmesini bekleyemezsin, kızım.You can't expect a man to change his habits at once, girl.
Kasaba son iki yıl içinde çok değişti.The town has altered a lot in the last two years.
Kasaba o zamandan beri çok değişti.The town has changed a great deal since then.
Hava aniden değişti.The weather changed suddenly.
Hava oldukça sık değişir.The weather varies quite often.
Hava saatten saate değişir.The weather varies from hour to hour.
Hava durumu saatten saate değişir.The weather varies from hour to hour.
Havada ani bir değişiklik vardı.There was a sudden change in the weather.
Hava mevsimlere göre değişir.The weather varies with seasons.
Hava durumu mevsimlere göre değişir.The weather varies with seasons.
İşimi değiştirdim.I've changed my job.
Bir hava değişikliği sana iyi gelecektir.A change of air will do you good.
Bir hava değişikliği size çok iyi gelecektir.A change of air will do you a lot of good.
Elektriğin bulunması tarihimizi değiştirdi.The discovery of electricity changed our history.
Yol boyunca trenleri değiştirmek gerekiyor mu?Is it necessary to change trains along the way?
Toprak reformu, insanların yaşamlarında büyük bir değişime neden oldu.Land reform caused a great change in the lives of the people.
Tokyo İstasyonunda trenleri değiştirin.Change trains at Tokyo Station.
Tokyo Üniversitesine girmeye çalışıyordum ama düşüncemi değiştirdim.I was going to try to get into Tokyo University, but I've changed my mind.
Ben plandaki ani değişikliğe oldukça üzülmüştüm.I was quite upset at the sudden change in the plan.
Ani bir plan değişikliği vardı.There was a sudden change of plan.
Fiziksel değişiklikler doğrudan yaşlanmayla ilgilidir.Physical changes are directly related to aging.
Ben tarihi yarın geceye değiştirmek istiyorum.I'd like to change the date to tomorrow night.
Japon parasını Amerikan parası ile değiştirdiler.They exchanged Japanese money for American.
Japon ekonomik sistemi değişmek üzere.The Japanese economic system is about to change.
Kedilerin şekil değiştirebildikleri söylenilmektedir.It is said that cats can change shape.
Kedilerin şekil değiştirebildikleri söylenir.It is said that cats can change shape.
İlgili Sayfalar