değiş ile cümle

değiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom değiştirilmedi.Tom hasn't been replaced.
Keşke Tom'la yer değiştirebilsem ama değiştiremiyorum.I wish I could change places with Tom, but I can't.
Keşke onu değiştirebilsem ama değiştirmiyorum.I wish I could change that, but I can't.
Keşke değiştirebilsem ama değiştiremiyorum.I wish I could change, but I can't.
Keşke değişebilsem ama değişemiyorum.I wish I could change, but I can't.
Keşke onu değiştirebilsem.I wish I could change that.
Bunu nasıl değiştirebileceğimizi bize bildir.Let us know how we can change that.
Onu değiştirelim.Let's change that.
Bunu değiştirelim.Let's change this.
Kuralları değiştirelim.Let's change the rules.
Tom'un değişip değişmediğine bakalım.Let's see if Tom has changed.
Bir şeyin değişip değişmediğine bakalım.Let's see if anything changes.
Benim sadece bir değişikliğe ihtiyacım vardı.I just needed a change.
Ben değişiklik yapmıyorum.I'm not making changes.
Onlar çok değişiklik yaptı.They made many changes.
Yeni koşullar, politikada bir değişikliğe zorladı.The new circumstances compelled a change in policy.
Değişiklik olsun diye farklı bir şey yemek istiyorum.I want to eat something different for a change.
Düşünme tarzını değiştirsen iyi olur.You'd better change your way of thinking.
Tom çok değişmiş olmalı.Tom must've changed a lot.
Tom şapkasını değiştirdi.Tom shifted his hat.
Tom daha sonra fikrini değiştirdi.Tom later changed his mind.
Mary daha sonra fikrini değiştirdi.Mary later changed her mind.
Bir şey hakkında şikayet etmek bir şey değiştirmez.Complaining about something doesn't change anything.
Kirli su havuzdan boşaltıldı ve temiz su ile değiştirildi.The dirty water from the pool was drained, and replaced with clean water.
Zaten fikrini değiştirdin mi?Have you changed your mind already?
İşlerin yakın zamanda değişeceğini sanmıyorum.I don't think things will change anytime soon.
Bu bir oyun-değiştirici.This is a game-changer.
Bu yeni teknoloji gerçekten bir oyun-değiştirici.This new technology is really a game-changer.
Yakında bazı değişiklikler yapmamız gerekecek.We'll need to make some changes soon.
Ben işlerin değişeceğini sanmıyorum.I don't think things will change.
Onun yakında değişeceğini umuyorum.I hope that will change soon.
Tom onun hepsini değiştirmek istiyor.Tom wants to change all that.
Tom onu değiştirmeye çalışıyor.Tom is trying to change that.
Tom onu değiştirebileceğini söylüyor.Tom says he can change that.
O her şeyi söyler ve hiçbir şey değişmez.She'll say everything and change nothing.
Onun fikri yaşam tarzımızı kökünden değiştirecektir.His idea will radically alter our way of life.
Ben bazı değişiklikler yapmak zorundayım.I have to make some changes.
ABD Anayasasında 14. yasa değişiklikliği 1868 yılında onaylanmıştır.The 14th Amendment to the U.S. Constitution was ratified in 1868.
Ormansızlaşmanın azaltılması, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için tek yoldur.Reducing deforestation is one way to mitigate the impacts of climate change.
Benim bazı değişiklikler yapmam gerekiyor.I need to make some changes.
Kiribati iklim değişikliği tehdidi altındadır.Kiribati is threatened by climate change.
Kiribati iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyor.Kiribati is threatened by climate change.
Bu küçük Pasifik adası halkı iklim değişikliği tarafından tehdit edilmektedir.This small Pacific island nation is threatened by climate change.
Bu küçük Pasifik adası ulusu iklim değişikliği tehdidi altındadır.This small Pacific island nation is threatened by climate change.
Her şey değişir ve biz de onlarla birlikte değişiriz.All things change, and we also change with them.
Zamanların değiştiğini düşünüyorum.I think times are changing.
Bu cümleyi değiştirmeye çalışalım.Let's try to change this sentence.
Şimdi bu cümleyi değiştirmek için çalışalım.Now let's try to change this sentence.
Kazanan bir takım değiştirilmez.Don't change a winning team.
Elbiselerini nasıl bu kadar çabuk değiştirdin?How did you change your clothes so fast?
Elbiselerini nasıl bu kadar çabuk değiştin?How did you change your clothes so quickly?
Değişim bazen acı olsa bile iyidir.Change is good, even though it's sometimes painful.
Değişim bazen acı olmasına rağmen iyidir.Change is good, even though it's sometimes painful.
Tom fikir değiştirdi.Tom has had a change of heart.
Tom'un şansı sonunda değişti.Tom's luck eventually changed.
Tom bu konuda fikrini değiştirdi.Tom has changed his mind about that.
Jeopolitik durum çok değişkendir.The geopolitical situation is very volatile.
Onlar çok değiştiler.They've changed a lot.
Prenses bir komi olarak kılık değiştirdi.The princess disguised herself as a page.
Bir uçuş sırasında uçak yakıt tüketirken uçağın ağırlığı sürekli değişir.During a flight, an airplane's weight constantly changes as the aircraft consumes fuel.
İlgili Sayfalar