değiş ile cümle

değiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yapmam tavsiye edilen değişikliği yaptım.I've made the change I was advised to make.
Neden Tom değişti?Why did Tom change?
Rusya, ulusal marşını çok sık değiştirmemeli.Russia shouldn't change its national anthem so often.
Sen değiştin.You have changed.
Buralarda işler değişti.Things have changed around here.
Geminin kaptanı rota değiştirmeye karar verdi.The captain of the ship decided to change course.
Ben iş değiştirmeyi düşünüyorum.I am thinking of changing jobs.
İşimi değiştirmeyi düşünüyorum.I am thinking of changing my job.
Değişimi kim istiyor?Who does want change?
Ne yönde ya da hangi alanlarda değişim gerekli?In what direction or fields is change necessary?
O zamandan beri ne değişti?What has changed since then?
İklim değişti mi?Has the climate changed?
Konuyu değiştirmemizin bir sakıncası var mı?Is it OK if we change the subject?
Günlük olarak iç çamaşırı değiştirin.Change underwear daily.
Şimdi, lütfen konuyu değiştirebilir miyiz?Now, can we please change the subject?
Bu güzel bir değişiklik.It's a nice change.
Biz geçmişi değiştiremeyiz.We cannot change the past.
Tom'un hikayesi değişmeye devam ediyor.Tom's story keeps changing.
Bu nasıl hissettiğimi değiştirmiyor.That doesn't change how I feel.
Tom'un mizacı değişti.Tom's mood has changed.
Bu, işleri değiştirebilir.That might change things.
Sinyal vermeden şerit değiştirmeyin.Don't change lanes without signaling.
Planlarımızı değiştirmezsek daha iyi olur.It would be better if we didn't change our plans.
Bu güve yemiş halıyı değiştirmeliyiz.We must replace this moth-eaten carpet.
Cam sileceklerini değiştirtmek zorunda kalacağım.I have to get my windshield wipers replaced.
Eğer beklersek Tom fikrini değiştirebilir.If we wait, Tom might change his mind.
Bu hoş bir değişiklik.This is a nice change of pace.
Plan için birkaç değişiklik yapmaya itirazım yok.I don't mind making a few changes to the plan.
Planlarını değiştirmeni istemiyorum.I don't want you to change your plans.
Tom konu değiştirmede oldukça iyidir.Tom is pretty good at changing the subject.
Elbiseleri değiştirmek için eve gittim.I went home to change clothes.
1996 yılında, Victoria Terminus adı Chhatrapati Shivaji Terminus olarak değiştirildi.In 1996, the name of Victoria Terminus was changed to Chhatrapati Shivaji Terminus.
Görünümümü değiştirmek istiyorum.I want to change my appearance.
Önce eve gitmeliyim ve giysilerimi değiştirmeliyim.First I should go home and change my clothes.
Fikrini değiştirdiğini umuyorum.I hope you've changed your mind.
Fikrini değiştireceğini umuyorum.I hope you change your mind.
Yerleri benimle değiştir.Switch places with me.
Tom'un fikrini ne değiştirdi?What changed Tom's mind?
Değişim zaman alacaktır.Change will take time.
Küresel iklim değişikliği, insanlığın karşılaştığı en büyük tehditlerden biridir.Global climate change is one of the greatest threats facing humanity.
Karbon kirliliği, iklim değişikliğinin en büyük itici güçtür.Carbon pollution is the biggest driver of climate change.
Fiyatlar değişken, o yüzden dükkân dükkân dolaşın.The prices are variable, so shop around.
Tom bir Çinli değişim öğrencisi ile çıkıyor.Tom is dating a Chinese exchange student.
İstersen onları değiştirebilirsin.You can change them if you like.
İş değiştirmeyi düşünüyorum.I'm thinking of changing jobs.
Ben değişmiş bir insanım.I'm a changed man.
Kurt şekil değiştirir ama tavuk yemeye devam eder.The wolf will change shape, but will continue to eat chicken.
Sonbaharda yaprakların rengi değişir.The leaves change their colour in autumn.
Bir şeyi değiştirmek zorundayız.We have to change something.
"Bana bir iyilik yapar mısın?" "Duruma göre değişir.""Can you do me a favor?" "It depends."
İnsanlar sık sık, diğer şahsı değiştirebileceklerini düşünerek bir ilişkiye girerler.People often enter into a relationship thinking that they can change the other person.
Tom'un görünümü değişti.Tom's appearance has changed.
Bir şey değişmedi.One thing hasn't changed.
Tom oyunun az önce değiştiğini biliyor.Tom knows the game just changed.
Olanlar değişmez.It doesn't change what happened.
O bandajı değiştirmem gerekir.I need to change that bandage.
Bir değişiklik için hazır olabilirim.I might be ready for a change.
Değişimi hissedebiliyorum.I can feel the change.
Tom değişiklik tarafından şaşkındı.Tom was bewildered by the change.
Gerçek bir değişiklik yapmanız gerekiyor.You need to make a real change.
İlgili Sayfalar