değiş ile cümle

değiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Okulumuz üç Abd'liyi değişim öğrencisi olarak kabul etti.Our school has accepted three Americans as exchange students.
Seni düşünceni nasıl değiştirebilirim?How can I change your mind?
Tom bir değişiklik yapmak istedi.Tom wanted to make a change.
Tom'un tutumunu değiştirmesi gerekiyor.Tom needs to change his attitude.
Tom'un bir manzara değişiklikliğine ihtiyacı var.Tom needs a change of scenery.
Tom'un hız değişikliğine ihtiyacı var.Tom needs a change of pace.
Tom biraz değişmedi.Tom hasn't changed a bit.
Mühendisler tasarımları sık ​​sık değiştirdiler.The engineers changed designs frequently.
Japon kırsal köylerinin çok değiştiği söylenir.It is said that Japanese rural villages had changed a lot.
Dünya gitgide daha hızlı değişiyor.The world changes faster and faster.
Dizilişi değiştirdim.I modified the formation.
O geldiğinden beri her şey değişti.Ever since he arrived, everything has changed.
Tom çok fazla değişmedi.Tom hasn't changed very much.
Tom değişmedi.Tom hasn't changed.
Şimdi koltukları değiştirebilir miyim?Would you mind if I changed seats now?
İş değiştirmek istiyorum.I want to change jobs.
Neden sürekli olarak bayrakları değiştiriyorsun?Why are you constantly changing flags?
Hayvanı değiştir!Change the animal!
Onlar dünyayı değiştirdiler.They changed the world.
O bina birçok kez el değiştirdi.That building has changed hands many times.
Ne olursa olsun fikrimi değiştirmiyorum.No matter what happens, I'm not changing my mind.
Değişiklik yapmam gerekiyorsa bana bildir.Let me know if I need to change.
Onu yenisiyle değiştirmeme izin ver.Allow me to replace it.
Ağaçlardaki yaprakların rengi değişmeye başladı.The leaves on the trees have begun to change colors.
Malazgirt Savaşı, Anadolu tarihinin akışını değiştirdi.Battle of Manzikert changed the course of the history of Anatolia.
Hastanın durumu her gün değişir.The patient's condition changes every day.
Annem değişiklik olsun diye yürüyüşe çıkmamı tavsiye etti.My mom advised me to take a walk for a change.
Ne olursa olsun benim kararlılığım değişmeyecek.No matter what happens, my determination won't change.
Değişim öğrencileri bu kulübe katılabiliyor mu acaba?I wonder if exchange students can join this club.
O, plandaki değişikliği bana anlattı.He told me about the change in the plan.
O, plandaki değişiklikler hakkında beni bilgilendirdi.He informed me about the changes in the plan.
Onu aramayı planlıyordum ama fikrimi değiştirdim ve aramadım.I was planning to call him, but changed my mind and didn't.
Saçımı değiştirdim ama onun hoşuna gitmedi.I changed my hair, but he didn't like it.
Odamın görüntüsünü değiştirmek istiyorum.I'd like to change the way my room looks.
Tedarikçi firmamı değiştirmeyi düşünüyorum.I'm thinking about changing my supplier.
Ne olursa olsun fikrimi değiştirmeyeceğim.I shall not change my mind, no matter what happens.
Kişiden kişiye değişir.It's different for everyone.
Yapraklar renk değiştirmeye başladı.The leaves have begun to change color.
Cinsiyet değiştirme işlemleri artık vergiden düşülebilir.Sex change operations are now tax-deductible.
Bu ürün hakkında bazı değişiklikler yapabilir miyim?Can you make some alterations on this product?
Zamanlar değişti ve biz onların içinde değiştik.The times are changed and we are changed in them.
Tom ve Mary partide sayıları değiştirdiler.Tom and Mary exchanged numbers at the party.
Hayatımı değiştirmek istiyorum.I want to change my life.
Zamanlar değişir.Times change.
Zamanlar değişiyor.Times are changing.
Ben genetiği değiştirilmiş bir organizmayım.I'm a genetically modified organism.
Onunkine uyması için planını değiştirdi.She changed her schedule to match his.
Yarı yolda asla taktik değiştirme.Don't change horses in midstream.
Son beş yıl içinde çok şey değişti.Many things have changed in the last five years.
Suriye rejim değişikliğinden sonra hangi yönde gelişecek?In which direction will Syria develop after the regime change?
Hava değişkendi.The weather was streaky.
Diller sürekli değişime tabidir.Languages are subject to constant change.
Ben planı değiştirmek zorunda kaldım.I had to change the plan.
Büyük değişiklikler ayakta.Big changes are afoot.
Sonunda fikrini değiştirdi.Eventually, he changed his mind.
Her 3000 milde yağı değiştirmeye gerek yok.There's no need to change the oil every 3000 miles.
O değişimi sevdi.He loved the change.
Fransa, genetiği değiştirilmiş bir mısır türünü yasakladı.France has banned a strain of genetically modified maize.
Dünya değişti.The world has changed.
Tom'un fikrini değiştirmesini ikna etmeye çalışarak zamanımı boşa harcamamalıydım.I shouldn't have wasted my time trying to convince Tom to change his mind.
İlgili Sayfalar