Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.These are whole-hearted people, living from this deep sense of worthiness.
Bu değerlilik MÖ 2 binli yıllar için de geçerlidir.Anche il relativo indotto è importante, con 2 milioni di dipendenti.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.A teljes szívvel élő emberek, akik abban a meggyőződésben élnek, hogy érdemesek.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Byli to dobrosrdeční lidé, kteří žili z hluboké vnitřní sebeúcty.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Ce sont des gens sans réserves, qui vivent avec ce sentiment profond de leur valeur.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Das sind Menschen von ganzem Herzen, sie leben von diesem tiefen Gefühl der Würdigkeit.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Đây là những người sống bằng cả trái tim từ chính cảm nhận sâu thẳm của cảm giác đáng được trân trọng.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Dessa är helhjärtade personer som lever från denna djupa känsla av värdighet.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Dette er helhjertede mennesker, der lever med denne dybe følelse af værdighed.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Dit waren hartelijke mensen, levend vanuit een diep gevoel van het-waard-zijn.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Eram pessoas que amavam incondicionalmente, viviam com este profundo sentimento de mérito.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Istnieją ludzie o pełnym sercu, czerpiący z tego głębokiego poczucia wartości.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.이들은 자신이 가치있다는 깊은 신념을 가지고 전심전력하며 사는 사람들이죠.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Mereka adalah orang yang bersungguh-sungguh, yang sangat menghargai diri mereka sendiri.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Nämä ovat sydämellisiä ihmisiä, joilla on vahva omanarvontunto.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Queste sono persone di tutto cuore, che vivono con questo profondo senso di dignità
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Son un tipo de personas entusiastas y sinceras que viven desde un sentido profundo de dignidad.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Sunt oameni deschişi, care îşi trag seva din propria valoare.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Títo ľudia majú srdce otvorené a žijú s hlbokým pocitom svojej hodnoty.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.To so iskreni ljudje, ki živijo iz tega globokega občutka vrednosti.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Εκείνοι ήταν ολόψυχοι άνθρωποι, ζώντας από αυτή τη βαθειά αίσθηση ότι αξίζουν.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Това са всеотдайни хора, живеещи с това дълбоко чувство за достойнство.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Це щирі люди, життя яких виходить з глибокого почуття власної гідності.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.Эти люди искренние, их жизнь проистекает из глубокого чувства достоинства.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.אלה הם אנשים המתנהלים בלב שלם, חיים מתוך תחושה עמוקה של ערך.
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.هؤلاء الناس المتفقة بكل مشاعرهم ، يعيشون هذا المشهد العميق من الإستحقاق .
Bunlar içten insanlardı, bu derin değerlilik duygusuyla yaşayan.それでマニラフォルダーのはじめにこう書き