Madencilikte değerli metalleri çıkarmak için bant filtreler.Belt filters to extract precious metals in mining.
Troy ağırlığı geleneksel olarak değerli metaller, kara barut ve kıymetli taşlarda kullanılırdı.Troy weight was customarily used for precious metals, black powder and gemstones.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Precious metals and bronze were stripped from monuments and even the Hagia Sophia.
O değerli metaller için kullanılır.That's how I was put in charge of the precious metals.
Özellikle Tibet'te kafatasları değerli metaller ve mücevherlerle ince ince işlenerek süslenir.Especially in Tibet, they are often carved or elaborately mounted with precious metals and jewels.
Ben Londra'ya altın muhabiri, değerli metaller, emtia atandı.I was assigned to London as the gold correspondent, precious metals, commodities.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.You see, aluminum was the most valuable metal on the planet, worth more than gold and platinum.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.They're trying to get all the valued metals out of those components.
Troy ağırlığı geleneksel olarak değerli metaller,kara barut ve kıymetli taşlarda kullanılırdı.Troy weight was customarily used for precious metals, black powder and gemstones.
SadeceTroy tekiri güncel hayatta kullanılır. O değerli metaller için kullanılır.The troy ounce is the only unit of the system in current use; it is used for precious metals.
Üst kısım plastik, ahşap veya hatta değerli metaller ve kristallerden yapılabilir.The top part can be made from plastic, wood, or even precious metals and crystals.
Bazıları onları değerli metaller ve mücevherlerle süslüyordu.Some would decorate them with precious metals and gems.
Başyapıt Felsefe Taşı Değerli metallerin sentezi Nükleer dönüşümMagnum opus Philosophers' stone Synthesis of precious metals Nuclear transmutation
Çeşitli değerli metaller ve Şili güherçilesi 19. yüzyıl boyunca ülkeyi zengin kılmıştır.Verschiedene Edelmetalle und vor allem Salpeter führten Chile schon im 19. Jahrhundert zum Reichtum.
O değerli metaller için kullanılır.Il se nourrit de métaux précieux.
Cüceler Orta Dünya'nın dağlarında madencilik yaptılar ve değerli metalleri çıkarıp işlediler.Son enanos oscuros que vivían en las profundidades de la tierra y se dedicaban a la extracción de metales.
O değerli metaller için kullanılır.Venivano creati con metalli preziosi.
Özellikle Bizans döneminde yöre madenlerinden çıkan değerli metaller para basımında kullanılmıştır.أوساس معروف بصورة أساسية من العملات المعدنية التي صُكت خلال عهده.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Metais preciosos e bronze foram retirados de monumentos e até da Santa Sofia.
Değerli metaller ve bronzlar, anıtlardan ve hatta Ayasofya'dan bile söküldü.Cenne metale i brąz zostały zabrane z posągów, a nawet ze świątyni Hagia Sophia.
O değerli metaller için kullanılır.Воно належить до благородних металів.
O değerli metaller için kullanılır.Tarkoitus oli löytää arvokkaita metalleja.
Madencilikte değerli metalleri çıkarmak için bant filtreler.Belt Filter untuk mengekstrak logam mulia di pertambangan.
O değerli metaller için kullanılır.貴重な鉱物で作られている。
O değerli metaller için kullanılır.鱟具有珍貴的醫學用途。
O değerli metaller için kullanılır.이는 매우 귀중한 금메달이다.
Kuyumcu, değerli metal ve taşları işleyerek takı ve yatırım aracına dönüştüren kişidir.금고(金庫)는 돈이나 기타 귀중품을 보관하기 위해 특수 제작한 상자이다.
O değerli metaller için kullanılır.שימוש בחומרים יקרים.
Günümüzde en yaygın olarak altın gibi değerli metallerin ağırlığını ölçmek için kullanılır.Danas se u svijetu najčešće koristi kao mjerna jedinica za količinu nafte.
O değerli metaller için kullanılır.Naudojama dėl vertingos medienos.
Baktığımız bölümde etraf ışıl ışıl, değerli metaller, altın, lapis lazuli, gümüş, bronz ve değerli mermerler.Je výbuchem světla, drahocenných materiálů, zlata, lapisu lazuli, stříbra, bronzu a cenných mramorů.
Baktığımız bölümde etraf ışıl ışıl, değerli metaller, altın, lapis lazuli, gümüş, bronz ve değerli mermerler.To eksplozja światła, materiałów szlachetnych, złota, lapis lazuli, srebra, brązu i cennych marmurów.
Ben Londra'ya altın muhabiri, değerli metaller, emtia atandı.Μου ανατέθηκε στο Λονδίνο ως το χρυσό ανταποκριτής, πολύτιμα μέταλλα, εμπορεύματα.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Ils essaient de récupérer les métaux précieux contenus dans ces composants.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Încearcă să extragă toate metalele de valoare din acele componente.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Intentan sacar todos los metales valiosos de esos componentes.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.그리곤 이 부품에서 값나가는 금속을 모두 떼어내는 거죠.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Sie versuchen aus den Komponenten die wertvollen Metalle zu gewinnen.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Snaží se z těch součástek dostat všechny hodnotné kovy.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Tentam recuperar todos os metais valiosos desses componentes.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Z tych komponentów próbują odzyskać cenne metale.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Опитват се да извлекат всички ценни метали от тези компоненти.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.Цель — извлечь оттуда все ценные металлы.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.הם מנסים לשלוף את כל החלקים בעלי הערך מתוך החלקים הללו.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.انهم يحاولون الحصول على جميع المعادن القيمة من تلك المكونات.
Butun degerli metalleri cikarmaya calisiyorlar.しかし 有毒な臭いが出ます 町にやってくると
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Aluminium war zu dieser Zeit das wertvollste Metall auf dem Planeten, wertvoller als Gold und Platin.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Aluminium was het meest waardevolle metaal op de planeet, waardevoller dan goud en platina.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Bạn thấy đấy, nhôm là kim loại quý giá nhất trên hành tinh, đáng giá hơn cả vàng và bạch kim.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.그당시에 알루미늄은 금이나 백금보다도 더 비싼, 세계에서 가장 가치 높은 금속이었죠.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Reparem, o alumínio era o metal mais valioso do planeta, valia mais do que o ouro e platina.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Ser I, aluminum var det mest værdifulde metal på jorden, mere værd end guld og platinum.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Uvědomte si, že hliník byl tehdy nejcennější kov na planetě, cennější než zlato nebo platina.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Vedete, l'alluminio era il metallo più prezioso sul pianeta, valeva più dell'oro e del platino.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Vedeţi voi, aluminiul era cel mai preţios metal de pe planetă, şi valora mai mult decât aurul şi platina.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Viete, hliník bol najcennejší kov na Zemi, cennejší ako zlato či platina.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Vous voyez, l'aluminium était le métal le plus précieux sur la planète, et valait plus que l'or ou le platine.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Ya ven, el aluminio era el metal más valioso del planeta; valía más que el oro y el platino.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Видите ли, алюминий был самым ценным металлом на планете, стоил больше золота и платины.
Görüyorsunuz, aluminyum gezegendeki en değerli metaldi, altın ve platinden daha değerli.Виждате ли, алуминият бил най-ценният метал на планетата, който струвал повече от златото и платината.