dayanmış ile cümle

dayanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kedimin kıçı suratıma dayanmış bir vaziyette uyandım.I woke up with my cat's butt in my face.
Din değiştirme olaylarının birçoğu ise gönüllü olmuş ve çeşitli sebeplere dayanmıştır.Most conversions were voluntary and happened for various reasons.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Then Ishtar sets his zoo of monsters free, and Jened attempts to capture the Lord of the Sea.
Peki, kütlesinin limitlerine dayanmış bir yıldıza ne olur?What happens when you have a star that's right on the edge of that mass?
Görünüşe göre, oldukça iyi dayanmışsınız.Well, you seem to have stood it pretty well.
Denendiğim zamanlar benimle birlikte dayanmış olanlar sizlersiniz.But you are those who have continued with me in my trials.
De ki: "O, çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır.Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust.
İçinde yaslanıp-dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler.Where they will take their ease, calling for fruits in plenty, and for wine,
Onlar da, eşleri de, gölgeliklerde, tahtlara oturup dayanmışlardır.They and their companions will recline on couches in the shade.
De ki: "O'dur benim Rabbim, ilah yok O'ndan başka, O'na dayanmışım ben!Tell them: "He is my Lord. There is no other god but He.
Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
De ki: "O çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır.Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust.
Onlar, dikilip dayanmış kütükler gibidir.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
Biz Allah'a dayanmışız.In God we have put our trust.
O'na inanmış, O'na dayanmışızdır.We believe in Him, and in Him we put all our trust.
Onları, yaklaşan felaket günü hakkında uyar! Yürekler gırtlaklara dayanmıştır; yutkunurlar.And warn them of the Day of Imminence, when the hearts are at the throats, choking them.
Onları yaklaşan gün hakkında uyar, o zaman yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunurlar.And warn them of the Day of Imminence, when the hearts are at the throats, choking them.
Rabbimiz, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a dayanmışız.Our Lord has knowledge of all things, and in Allah we put our trust.
Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır.[They will be] reclining therein on adorned couches.
Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar.[They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them.
Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar.[They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them.
Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.Thus, they cannot bend their heads (to find their way).
Restorasyon, 18. yüzyıldan kalma gravürlere ve varsayımlara dayanmıştır.The restoration was based on etchings from the 18th century and conjecture.
Bu kuruluşlar da diğerleri ile aynı ilkelere dayanmışlardır.Sie stehen hier gleichberechtigt neben den neuen Typen.
Bu kuruluşlar da diğerleri ile aynı ilkelere dayanmışlardır.La constitution des autres groupes obéit aux mêmes principes.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Se cree que Iblís (Satanás) tiene un papel importante en la humanidad tentadora hacia el pecado.
15 Haziran'da IŞİD, Palmira şehrine dayanmıştır.Il 15 maggio segna una doppietta contro il Las Palmas.
Kabala temelde her zaman sözlü geleneğe dayanmıştır.Il còrso ha sempre avuto fondamentalmente trasmissione orale.
Göktürk Kağanlığı'nın devlet ekonomisi devletlerarası ticarete dayanmıştır.I magnati della finanza appoggiarono le politiche governative del laissez-faire.
Bu yöneticilik, likayat ve ehliyet esaslarına dayanmıştır.Они планируют выпустить собственные паспорта и водительские права.
Bu ev yangına dayanmış tek ev.Dit huis is het enige dat de brand heeft doorstaan.
1953’ten 1999’a kadar şehrin nüfusu 24.000’den 300.000 civarına dayanmıştır.Mellan 1953 och 1999 ökade stadens befolkning från 24 000 till 300 000.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Ісхан передбачає прагнення до ідеалу в ім’я Бога та щирість у всіх діях перед Аллахом.
Kent, yıl boyu kuşatma altında dayanmıştır.Тінґ скликався в певному місці в хороший час року.
Basiliscus imparatorluk tahtına geçmek için sarayda bulunan önemli kişilerin desteğine dayanmıştı.Basiliskos se bazase pe suportul unor figuri importante de la curte în lupta sa pentru putere.
Burayı bir yıl kadar ellerinde tutan Bulgarlar, ardından da Çatalca'ya dayanmışlardır.魯山人は約1年間逗留し、その間親交を深める。
Diğerleri, gezginlerin çarpıtılmış söylentilerinden kaynaklanan gerçek karşılaşmalara dayanmıştır.兄弟们对于谁拿到了真的戒指争吵不休。
Kent, yıl boyu kuşatma altında dayanmıştır.В течение на цялата година тя стои около дъното.
Savaşta iyice kızışmış Amerika'nın kapılarına kadar dayanmıştır.Там тя е посрещната триумфално, когато обикаля Съединените щати.
Farabi burada dayanmış olduğu Yunan filozoflarını aşar.Tu prazninu popunjavaju arapski filozofi, koji čuvaju grčka dostignuća.
Kent, yıl boyu kuşatma altında dayanmıştır.Ta viibib kogu aasta pesitsusalade ümbruses.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây giờ cái búa đã để kề rễ cây; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt, thì sẽ phải đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây_giờ cái búa đã để kề rễ cây ; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt , thì sẽ phải đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây ; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››וכבר הושם הגרזן על שרש העצים והנה כל עץ אשר איננו עשה פרי טוב יגדע והשלך באש׃
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.וכבר הושם הגרזן על שרש העצים והנה כל עץ אשר איננו עשה פרי טוב יגדע וישלך באש׃
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.والآن قد وضعت الفاس على اصل الشجر. فكل شجرة لا تصنع ثمرا جيدا تقطع وتلقى في النار.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››والآن قد وضعت الفاس على اصل الشجر. فكل شجرة لا تصنع ثمرا جيدا تقطع وتلقى في النار.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.現 在 斧 子 已 經 放 在 樹 根 上 、 凡 不 結 好 果 子 的 樹 、 就 砍 下 來 、 丟 在 火 裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.現 在 斧子 已 經放 在 樹根 上 、 凡 不 結好 果子 的 樹 、 就 砍下 來 、 丟 在 火裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››現 在 斧 子 已 經 放 在 樹 根 上 . 凡 不 結 好 果 子 的 樹 、 就 砍 下 來 丟 在 火 裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››現 在 斧子 已 經放 在 樹 根上.凡不結好 果子 的 樹 、 就 砍下 來丟 在 火裡
Denendiğim zamanlar benimle birlikte dayanmış olanlar sizlersiniz.A vi ste, ki ste vztrajali z menoj v izkušnjavah mojih.

İlgili Sayfalar