dayanıyor ile cümle
dayanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Er nutzt Skinnersche Konditionierung um ihr Verhalten über vier Stufen auszubilden.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Foloseste dresarea Skinneriana pentru a le modela comportamentul in patru etape.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor. Gayet basit.We gebruiken een Skinneriaanse training om hun gedrag in vier fasen vorm te geven.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Mesin ini menggunakan pelatihan Skinnerian untuk membentuk perilaku mereka dalam empat tahap.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Och den använder instrumentell betingning för att forma deras beteende i fyra faser.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Og den bruger Skinnerian træning til at forme deres adfærd i fire stadier.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Používa Skinnerov koncept učenia na formovanie ich správanie v priebehu štyroch fáz.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Pri avtomatu sem uporabil trening po Skinnerju, ki vrane uči v štirih fazah.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Se käyttää hyväkseen Skinner-tyyppistä koulutusta, joka muokkaa varisten käyttäytymistä neljässä vaiheessa.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Skinner-féle oktatást alkalmazva négy lépésben formálja a viselkedésüket.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Usa el entrenamiento Skinner para modificar su comportamiento en 4 etapas.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Usa il metodo di Skinner per condizionare il loro comportamento in quattro fasi.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Užívá to skinnerovského podmiňování k formování jejich chování ve čtyřech krocích.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Używa on szkolenia w/g teorii Skinnera do kształtowania ich zachowań w czterech etapach.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Và nó sử dụng qui trình đào tạo Skinnerian để hình thành hành vi của quạ, qua bốn giai đoạn.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Και χρησιμοποιεί τη μέθοδο εκπαίδευσης του Σκίνερ για να διαμορφώσει τη συμπεριφορά τους σε 4 στάδια.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Для формирования у них поведения используется, в четыре этапа, алгоритм Скиннера.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Използва Скинерово обучение в четири стъпки.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.Ми використали вчення Скінера, щоб сформувати їх поведінку за чотирма сходинками.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.היא משתמשת באימון סקינריאני כדי לעצב את התנהגותם ב-4 שלבים
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.وتستخدم تدريباً خداعياً لتشكيل سلوكها حول أربع مراحل.
Ve Skinner'in 4 aşamadan oluşan davranış şekillendirme eğitimine dayanıyor.とても単純です
Windows bile bir kopya. Kabaca Mac'e dayanıyoruz.윈도우즈도 너무 후져. 그저 대충 맥을 따라했을뿐.
Windows bile bir kopya. Kabaca Mac'e dayanıyoruz.Sogar Windows ist ein Hack, irgendwie leicht auf Mac basiert.
Windows bile bir kopya. Kabaca Mac'e dayanıyoruz.Zelfs Windows is een hack We keken het af van de Mac
Windows bile bir kopya. Kabaca Mac'e dayanıyoruz.אפילו Windows היא פריצה. אנחנו סוג של מבוססים בריפרוף על ה-Mac.
Windows bile bir kopya. Kabaca Mac'e dayanıyoruz.حتى ويندوز سرقة. نحن مبنيين بشكل او اخر حول الماكنتوش.♪♫♪
Windows bile bir kopya. Kabaca Mac'e dayanıyoruz.だから大きくて遅いんだ 君たちはどこへも行けやしない ほめられたくてやってるんじゃない
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Así que la mezcla temporal óptima es la que se obtiene del pasado -- el pasado-positivo provee raices.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Combinația temporală optimă e ceea ce obții de la trecut. Trecutul-pozitiv îți dă o bază.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Der optimale Zeitmix setzt sich zusammen aus Ihrer Vergangenheit - positive Erfahrungen geben Ihnen Wurzeln.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Dus de optimale tijdmix is wat je krijgt uit het verleden - het verleden-positieve geeft je wortels.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.그러므로 최적의 시각적 조합은, 과거에서 얻는 것 -
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Optimálny časový mix je to čo máme z minulosti --- minulo-pozitívne nám dáva korene.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Så den optimala blandningen får du från dåtiden -- dåtidspositiv ger dig rötterna.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Så den optimale tidsmæssige blanding er det, man får fra fortiden -- positiv fortid giver en rødder.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Takže optimální časový mix je to, co dostanete z minulosti -- pozitivní na minulost vám dá základ.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Tehát az ideális világi keverék a múltból eredő a múlt-pozitív adja a gyökerüket.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Thế, công thức thời gian tối ưu là cái bạn có được từ quá khứ -- quá khứ lạc quan cho bạn nền móng.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Zatem optymalny zestaw perspektyw to twoja pozytywna przeszłość - ona daje ci dobrą podstawę.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Αρα ο βέλτιστος συνδυασμός προέρχεται από το παρελθόν - το θετικό παρελθόν σας δίνει ρίζες.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Итак, оптимальная смесь по временам выглядит так. Прошлое даёт нам корни.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Отже, оптимальна суміш по використанню часу - позитивне минуле - надає відчуття приналежності.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.Така оптималният времеви микс е това, което получавате от миналото - позитивен към миналото ви дава корени.
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.אז ערבוב הזמנים האופטימלי הוא מה שמקבלים מהעבר --
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.إذاً المزيج الزمني الأمثل هو ما تحصل عليه من الماضي --
Yani en uygun zamansal karışım geçmişten ne aldığınıza-- geçmişe olumluluğa dayanıyor.過去-ポジティブでルーツを得る 家族、アイデンティティ、自分自身とつながる
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .Door het Continentale Systeem wordt Engeland of Groot-Brittannie uitgesloten.
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .그러니까 나폴레옹 생각에는 이 대륙 봉쇄령이라는 것이 그레이트 브리튼의 영국 제국에 대해 금수 조취를 내리는 것 이었습니다. 우리가 그걸 뭐라고 부르든 간에요.
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .Два близки града в Германия. Те се намират горе-долу тук.
Yirmili sayılar çarpma,çıkarma ve ek işlemlere dayanıyordu.Bol založený na čísle 20 a zahŕňal počtové operácie násobenia, odčítania a sčítania.
Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.현재의 정책들 중 대다수가 교육의 기계적 관점에 기반을 두고 있기 때문입니다.
Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.la plupart des politiques actuelles sont basées sur des conceptions mécanistes de l'éducation.
Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.Viele der aktuellen Gesetze basieren auf mechanistischen Bildungskonzepten.
Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.Πολλές από τις τρέχουσες πολιτικές βασίζονται σε μηχανιστικές αντιλήψεις της εκπαίδευσης.
Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.הרבה מהמדיניות הנוכחית מבוססת על תפישות מכניסטיות של חינוך.
Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.الكثير من التشريعات الحالية تعتمد على المفاهيم الآلية للتعليم.
Yürürlükte olan birçok politika eğitimin mekanik kavramlarına dayanıyor.機械的な教育観に 基づいているためです 教育は工業プロセスであり
Zekası bir buluta dayanıyor.Jego umysł bazuje na chmurze.
Zekası bir buluta dayanıyor.Jeho mysl se nachází v oblaku.