Şurada gazete okuyan adam benim dayım.The man reading a paper over there is my uncle.
Dayım bizim için yeni bir TV seti getirdi.My uncle brought a new TV set for us.
Dayım okulun yakınında yaşıyor.My uncle lives near the school.
İşe giderken dayıma rastladım.On my way to work, I ran into my uncle.
Dayım öleli üç yıl oldu.My uncle has been dead for three years.
Dayım ona bir hediye verdi.My uncle gave him a present.
Dayım amatör bir kriket oyuncusudur.My uncle is an amateur cricket player.
Dayımın üç çocuğu var.My uncle has three children.
Dayım iki yıl önce kanserden vefat etti.My uncle died of cancer two years ago.
Dayım, Vietnam Savaşı gazisidir.My uncle is a veteran of the Vietnam War.
Dayım iki yıl Washington DC'de yaşadı.My uncle lived in Washington, D. C. for two years.
Dayım trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Osaka'da yaşayan amcam/dayım dün bizi ziyaret etti.My uncle, who lives in Osaka, visited us yesterday.
Bir aydır dayımla yaşıyorum.I've been living with my uncle for a month.
Bugün Tokyo'dayım.I am in Tokyo today.
Geçen hafta dayımla birlikte kaldım.I stayed with my uncle last week.
Ben iki aydır Japonya'dayım.I have been in Japan for two months.
O benim dayım.He is my uncle.
Ben Londra'dayım.I am in London.
Ve şimdi Lvov'dayım.And I'm in Lvov now!
Ben Lyon'dayım, ama belki bir iş bulmak için Paris'e gideceğim.I am in Lyon, but maybe I'll go to Paris for hunting a job.
Annemin erkek kardeşi benim dayımdır.The brother of my mother is my uncle.
Ben şimdi Roma'dayım.I am in Rome now.
Dayım bana bu kol saatini verdi.My uncle gave me this watch.
Ben Boston'dayım.I'm in Boston.
Birkaç yıldır Avustralya'dayım.I've been in Australia several years.
Birkaç aydır Boston'dayım.I've been in Boston for a few months.
Üç yıldır Boston'dayım.I've been in Boston for three years.
Hâlâ Boston'dayım fakat yarın evde olacağım.I'm still in Boston, but I'll be back home tomorrow.
Dayımla yaşıyorum.I live with my uncle.
Dayımla yaşarım.I live with my uncle.
Boston'da dayımla kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Boston.
Önümüzdeki ay Bostan'daki dayımı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Bu hafta boyunca Boston'dayım.I'm in Boston all this week.
Şimdi Boston'dayım.I'm in Boston now.
Gelemem çünkü Londra'dayım.I can't come because I'm in London.
Şu anda Esperanto öğretmek için Güney Amerika'dayım.Now I am in South America to teach Esperanto.
Bir yıldan daha fazla süredir Boston'dayım.I've been in Boston for over a year.
Şu anda Boston'dayım.I'm in Boston right now.
Boston'da yaşayan bir dayım var.I have an uncle who lives in Boston.
Ekim ayından beri Boston'dayım.I've been in Boston since October.
Bu akşam İzlanda'dayım. Yarın evde olacağım.I am in Iceland this evening, I'll be home tomorrow.
Bir süredir Boston'dayım.I've been in Boston for a while.
Ben Tom'dayım.I'm at Tom's.
Ben İspanya'dayım.I'm in Spain.
2013'den beri Boston'dayım.I've been in Boston since 2013.
Senden çok daha uzun süredir Boston'dayım.I've been in Boston way longer than you have.
Dayım kırklarında.My uncle is in his forties.
Zaten Boston'dayım.I'm already in Boston.
Üç dayım var.I have three uncles.
Birkaç haftadır Avustralya'dayım.I'm in Australia for a few weeks.
Ben şimdi Boston'dayım.I'm now in Boston.
Ben Mısır'dayım.I'm in Egypt.
Ben hâlâ Boston'dayım.I'm still in Boston.
Ben üç aydır Boston'dayım.I've been in Boston for three months.
Sık sık Boston'dayım.I'm in Boston a lot.
Hafta sonluğuna Boston'dayım.I'm in Boston for the weekend.
Ticaret amacıyla Boston'dayım.I'm in Boston on business.
Bu hafta Boston'dayım.I'm in Boston this week.
Bir aydan daha az bir süredir Boston'dayım.I've been in Boston for less than a month.