Davul MakinesiNameTrommemaskineName
Davul MakinesiNameTrummaskinName
Davul MakinesiNameΜηχανή κρουστώνName
Davul MakinesiNameБарабаниName
Davul MakinesiNameДрам- машинаName
Davul MakinesiNameУдарна установкаName
Davul MakinesiNameמכונת תופיםName
Davul MakinesiNameالطبالName
Davul MakinesiNameドラムマシンName
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)BACCHETTAConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)BaguetteConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)BAQUETAConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)DRUMSTICKConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)DRUMSTICKConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)HydrusConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)PAŁECZKA DO GRY NA BĘBNIEConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)PALILLO DE TAMBORConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)TROMMELSTOCKConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)TROMMELSTOKConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)TRUMPINNEConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)ΜΠΑΓΚΕΤΑConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)БАРАБАННА ПАЛИЧКАConstellation name (optional)
DAVUL TOKMAĞIConstellation name (optional)天桴Constellation name (optional)
Ellerim ve ayaklarım yok ama bu davul bagetlerine sahip olduğum için müteşekkirim.Não tenho braços ou pernas, mas sou grato por essa perninha de galinha aqui.
Ellerim ve ayaklarım yok ama bu davul bagetlerine sahip olduğum için müteşekkirim.Nemám sice žádne ruce ani nohy, ale jsem velmi rád, že mám malou kuřecí paličku na buben.
Ellerim ve ayaklarım yok ama bu davul bagetlerine sahip olduğum için müteşekkirim.No tengo brazos ni piernas, pero estoy muy agradecido por tener mis pequeñas baquetas.
Ellerim ve ayaklarım yok ama bu davul bagetlerine sahip olduğum için müteşekkirim.Saya tidak punya tangan dan kaki tapi saya bersyukur masih punya "kaki ayam" ini.
Ellerim ve ayaklarım yok ama bu davul bagetlerine sahip olduğum için müteşekkirim.ليس لدي ذراعين ;وليس لي ساقين، ولكن أنا ممتن جدا لأن لدي هذه العصي الصغيرة
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- ano, pořád je bubeníkem; ano, pořád nahrává - řekl jim k tomu tohle:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- da, mai e baterist; da, e muzician de studio -- el a zis aşa:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- da, še vedno je bobnar in glasbenik v studiu-- je povedal sledeče:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- igen, még mindig dobos, igen, stúdiózenész - ezt válaszolta:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- ja, han är fortfarande trummis, ja, han är studiemusiker -- det han sa var det här:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- ja, han er stadig trommeslager; ja, han er en studiemusiker -- havde han dette at sige:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- ja, hij is nog steeds drummer; ja, hij is studiomuzikant -- had hij dit te zeggen:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- je mimochodom stále bubeníkom, štúdiovým hráčom - povedal toto:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:여전히 스튜디오에서 드럼을 맡은 연주자였던 그는 이렇게 말합니다. "저는 비틀즈와 함께 했지 않았기에 더욱 행복했습니다."
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- memang dia masih menjadi pemain drum; memang dia seorang musisi studio -- dia bilang seperti ini:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- phải, ông vẫn là một tay trống; phải, ông là một nhạc sĩ phòng thu-- ông đã nói nói:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- vieläkin rumpali ja studiomuusikko - hänen sanomansa oli:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- ναι, είναι ακόμα ντράμερ, ναι, κάνει ηχογραφήσεις σαν μουσικός - είχε να πει το εξής:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- да, още е барабанист - Пийт Бест каза:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- כן, הוא עדיין מתופף, כן, הוא מוזיקאי אולפנים --
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:قد استمر بعزف الطبول , وقد غدا صاحب استديو موسيقي وقد قال حينها " انا اكثر سعادة مما كنت مع البيتلز "
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:'ビートルズに在籍していた頃より幸せだ"と言ったのです どうやら彼らから何か大切なことが学べそうです
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Byla to pro něj úžasná zkušenost.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Całą noc grali razem na bębnach i tańczyli.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Cháu thức cả đêm cùng họ, đánh trống và khiêu vũ.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Egész éjjel fennmaradtak, doboltak és táncoltak.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Er blieb die ganze Nacht wach und tanzte und trommelte mit ihnen.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.E' rimasto in piedi con loro tutta la notte, a ballare e a suonare le percussioni.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Estuvo toda la noche despierto con ellos, tocando el tambor y bailando.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Hij bleef 's nachts met ze op, drummend en dansend.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.Il est resté debout toute la nuit avec eux, à jouer du tambour et à danser.
Geceler boyu onlarla birlikte ayaktaydı, davul çalarak ve dans ederek.북을 두드리고 춤도 추고 말이죠