davranması ile cümle
davranması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onun o şekilde davranması karakteristiktir.It's characteristic of him to behave like that.
Chris'in kabaca davranması sıradışı idi.It was out of the ordinary for Chris to behave so roughly.
Bana bir çocuk gibi davranmasına itiraz ettim.I objected to her treating me like a child.
Oğlunun bencil bir çocuk gibi davranmasına izin vermemelisin.You shouldn't allow your son to act like a selfish brat.
Bu tam Meg'in o şekilde davranması gibi.It's just like Meg to act that way.
Tom, Mary'nin hiçbir şey yanlış değilmiş gibi davranmasına inanamıyor.Tom can't believe Mary's pretending nothing's wrong.
Sen Tom'un o şekilde davranmasına izin veremezsin.You can't let Tom behave that way.
Tom Mary'nin onun kız arkadaşı gibi davranmasını istedi.Tom wanted Mary to pretend to be his girlfriend.
Köpeğimin böyle davranmasına neyin yol açacağına dair hiçbir fikrim yok.I have no idea what would make our dog behave like that.
Tom'a mantıklı davranmasını söyleyemiyor musun?Can't you talk some sense into Tom?
Tom Mary'nin onun kız arkadaşıymış gibi davranmasını istedi.Tom asked Mary to pretend to be his girlfriend.
Sonuçta biri Tom'a terbiyeli davranması gerektiğini söylemek zorunda kalacak.Eventually, someone is going to have to tell Tom that he needs to behave himself.
Gerçekten Tom'un terbiyeli davranmasını diliyorum.I really wish Tom would behave himself.
Tom'un terbiyeli davranmasını istedim.I asked Tom to behave himself.
Çocuklarının iyi davranması Mary için çok önemlidir.It's very important for Mary that her kids behave well.
Neden Tom'un sana o şekilde davranmasına izin veriyorsun?Why do you let Tom treat you that way?
Neden Tom'un sana böyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you allow Tom to treat you that way?
Neden insanların sana öyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you let people treat you like that?
Mary, Tom'un onun sevgilisiymiş gibi davranmasını istiyor.Mary wanted Tom to pretend to be her boyfriend.
Mary Tom'dan erkek arkadaşı gibi davranmasını istedi.Mary asked Tom to pretend to be her boyfriend.
Mary Tom'dan kocasıymış gibi davranmasını istedi.Mary asked Tom to pretend to be her husband.
Homer'ın bir parti ilahı gibi davranmasını izlemek eğlenceliydi ve bu, birkaç güzel an sunuyor.It was fun to see Homer treated like a party god, and this offered a few nice moments.
En çok sordukları soru ise bir bireyin diktatörlük rejimi altında nasıl davranması gerektiğiydi.The question they pondered the most was how the individual must act under a dictatorship.
Küçük oğluna sıradan bir Sovyet vatandaşı gibi davranması takdir edilmiştir.He was credited for treating his junior son as an ordinary Soviet citizen.
Gizli anahtarların çalınması gibi diğer saldırılar kullanıcıların dikkatli davranmasını gerektirir .Other attacks, such as theft of private keys, require due care by users.
Bazen aptalca davranmasına rağmen Fuzuki’yi de Mitsuki’yi de çok önemser.She acts silly at times, but cares deeply for both Fuzuki and Mitsuki.
Şelomtzion, kocasının bu sekte zalimce davranmasını engelleyebilmiş gözükmemektedir.Alexandra does not seem to have been able to prevent the persecution of that sect by her husband.
Aang genellikle şen ve kaygısız davranmasına rağmen kriz ve tehlike zamanlarında ciddileşir.Though Aang is often frivolous and enthusiastic, he becomes serious during a crisis.
İslam inancına göre ise Allah'ın adaletsiz davranması mümkün değildir.By Allah, he does not believe!
Opal, Bolin'in hep normal davranmasını ister.Taylor just wants Caitlin to be normal.
Düşündüler ki insanlar iyi ve adil davranması yeterli olur.They thought if only people would be decent and fair.
ThinkPad'imin bir telefon gibi davranmasını sağlayabileceğimi keşfettim.I discovered I can make my ThinkPad pretend it's a telephone.
Onun için hayal ettiğim dünyada, erkeklerin nasıl davranmasını istiyorum?The world I envision for her -- how do I want men to be acting and behaving?
Şimdi kilit nokta onun ton balığı gibi davranmasını sağlamak.So the key now is to make it behave like tuna.
-Sen de onların sana böyle davranmasına izin mi veriyorsunSo are you gonna just sit back and take it??
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Now God made Daniel to find kindness and compassion in the sight of the prince of the eunuchs.
İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."As you would like people to do to you, do exactly so to them.
Kullarıma söyle: En güzel sözü söylesinler (puta tapanlara sert davranmasınlar).Tell My creatures only to speak words that are good.
Biz insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir.We have committed man about his parents.
Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir.We have committed man about his parents.
Biz, insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir.And We have enjoined on man kindness unto parents.
Biz, insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir.And We have enjoined on man kindness unto parents.
Biz insana, ana babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir.And We have enjoined on man kindness unto parents.
Biz insana, yapacağı en hayırlı iş olarak, annesine ve babasına iyi davranmasını bildirdik.And We have enjoined on man kindness unto parents.
Biz insana, anne ve babasına iyi davranmasını öğütlemişizdir.And We have enjoined on man kindness unto parents.
Biz insana, 'anne ve babasına' iyilikle davranmasını tavsiye ettik.And We have enjoined on man to be dutiful and kind to his parents.
Biz insana, anne-babasına çok iyi davranmasını önerdik.And We have enjoined on man to be dutiful and kind to his parents.
Tanıklar, çağırıldıklarında çekimser davranmasınlar.Witnesses must not refuse when called upon.
Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.We fear he may commit excesses against us, or transgress all bounds."
Bu düzenleyicide 'Enter' tuşunun nasıl davranması gerektiğini seçinSelect how the Enter key should behave in the editor
Gençliğimizin böyle davranmasını mı istiyoruz?Do we want our youth to behave like this?
Başkim, Batının Kosova'nın statüsünü tanımakta daha çabuk davranması gerektiğini düşünüyor.The West should move quickly to recognise Kosovo's status, he says.
Bunun nedeni, algı organının yargı organından daha hızlı davranmasıdır. "[1]This is because the organ of perception acts more rapidly than the judgment."[19]
Koizumi, Keiichi ve Yutaka'nın sadece kardeş gibi davranmasını önermiştir.Koizumi suggested that Keiichi and Yutaka merely pretend to be brothers.
Homer'ın bir parti ilahı gibi davranmasını izlemek eğlenceliydi ve bu, birkaç güzel an sunuyor.Es machte Spaß, Homer wie einen Party-Gott behandelt zu sehen, und dies bot ein paar schöne Momente.
İslam inancına göre ise Allah'ın adaletsiz davranması mümkün değildir.Wenn aber einer nicht an die Zeichen Gottes glaubt, ist Gott schnell im Abrechnen.
Bu çocuk nasıl davranması gerektiğini bilmiyor.Ce garçon ne sait pas comment se comporter.
Görgü, bir kimsenin belli bir olayda nasıl davranması gerektiğini gösterir.Caractère, la manière dont une personne va réagir dans une situation donnée.
En çok sordukları soru ise bir bireyin diktatörlük rejimi altında nasıl davranması gerektiğiydi.La pregunta que más debatían era acerca de cómo debía actuar un individuo bajo una dictadura.
O ayrıca Zoey'i olduğu gibi kabul eder ve herkesin olmasını istediği gibi davranmasını beklemez.Todavía no escucha a Penny y hace lo que quiere en su lugar.
İlgili Sayfalar