Diğerlerine samimi davranmamız şart.We are required to treat others with sincerity.
Mary onun erkek arkadaşı gibi davranmamı istedi.Mary asked me to pretend to be her boyfriend.
Tom bana başkalarına karşı saygılı davranmamı söyledi.Tom told me to treat others with respect.
Ona nasıl davranmamı istersin?How do you want me to handle that?
Hızlı davranmamız gerek.We need to act fast.
Birbirimize karşı adil olarak davranmamız gerek.We should deal fairly with each other.
Tom ve bana kendimiz gibi davranmamız söylendi.Tom and I were told to behave ourselves.
Herkese adaletli davranmamız gerekiyor.We need to treat everyone fairly.
Ona ırkından dolayı kötü davranmamış ve dost olmuştur.He is known for corruption and inmate abuse.
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?What is so grand about the royal family, that we have to be treated this way?
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.But we also hadn't pretended that our differences were just going to melt away after a lunch.
Ne şekilde olmamız/davranmamız gerektiği bize söylenmektedir.We're told what shape we're supposed to be in.
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Where would you say we need to be the smartest?
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.At our age, we should know how to behave.
Yoksa böyle davranmamın sebebi başarılı olmanı istemediğimden mi?Or am I doing this because I don't want you to succeed?
Ama Doğu Göktürk halkı, Çin'e her zaman zarar vermiş; dürüst davranmamıştır.Thứ nhất, đến gần Hitler không phải là việc dễ dàng; ông luôn được bảo vệ cẩn mật.
Ben aptal mıyım? Yoksa böyle davranmamın sebebi başarılı olmanı istemediğimden mi?Apa aku seperti orang bodoh? atau aku melakukan ini agar kau tidak sukses?
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.À notre âge il faut savoir se conduire. Pas vrai, professeur ? Bonne nuit, Mlle Agda.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.A nuestra edad debemos saber cómo comportarnos.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.In unserem Alter sollte man sich zu benehmen wissen, Herr Professor. Gute Nacht, Miss Agda.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.La vârsta noastrã ar trebui sã ºtim cum sã ne purtãm.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.Meidän iässämme pitäisi jo osata käyttäytyä. Eikö totta? Hyvää yötä.
Bizim yaşımızda nasıl davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.Vid vår ålder bör man veta hur man ska bete sig. Godnatt, fröken Agda. Godnatt, professorn.
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?Mi olyan nagyszerű a királyi családban, hogy így kezelnek minket?
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?Qu'y a-t-il de si formidable chez la famille impériale pour que nous soyons traités comme ça ?
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?Τι στο καλό είναι η Βασιλική Οικογένεια και πρέπει να μας αντιμετωπίζουν έτσι;
Böyle davranmamızı gerektiren bu kraliyet ailesi de neyin nesi?من تكون بحق الجحيم هذه العائلة الملكية لنعامل هكذا؟
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?BA: 先ほど示したとおり、感染の途絶えたことのない4つの地域、
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Di mana menurutmu kita harus menjadi yang paling cerdas?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?¿Dónde crees que deberíamos estar más atentos?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Dove pensi bisognerà essere più intelligenti?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Gdzie będziemy musieli być najsprytniejsi?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Kde si podle tebe musíme dát nejvíc pozor?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?어느 방면에 우리가 더욱 현명해져야 한다고 생각합니까?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Nơi đâu chúng ta cần khôn ngoan nhất?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Où diriez-vous que nous avons besoin d'être les plus futés ?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Unde va fi nevoie sa fim cei mai inteligenti?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Waar zou je zeggen dat we het slimste moeten zijn?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Wo denken Sie, dass wir am klügsten sein müssen?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Πού πιστεύεις ότι πρέπει να είμαστε πιο έξυπνοι;
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Где, по вашему мнению, нам придется приложить особые усилия?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?Къде би казал, че трябва да сме най-хитри?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?היכן תאמר שנצטרך להיות החכמים ביותר?
En akıllı davranmamız gereken yer neresi?حيث ستصبح في حاجة إلى التعامل الأذكى؟
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ale také jsme nepředstíraly, že rozdíly mezi námi po jednom obědě prostě zmizí.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Dar nici nu ne-am prefăcut că divergențele noastre vor dispărea pur și simplu după o masă luată împreună.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.De nem is csináltunk úgy, mintha a különbségeink csakúgy eltűnnének ebéd után.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Jednocześnie nie udawałyśmy jednak, że różnice między nami po prostu się rozpłyną wraz z końcem lunchu.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.하지만 우리는 점심 식사 후 우리가 가진 서로 다른 점들이 사라져버릴 것처럼 행동하지도 않았죠.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Maar we hadden ook niet gedaan alsof onze verschillen gewoon weg zouden smelten na een lunch.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ma non avevamo neppure preteso che le nostre differenze scomparissero in un attimo dopo un pranzo.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Mas também não fingimos que as nossas diferenças iam desaparecer depois do almoço.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Namun kita juga tidak berpura-pura bahwa perbedaan kita akan segera hilang segera setelah makan.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Nhưng chúng tôi cũng không giả vờ rằng mọi khác biệt giữa chúng tôi sẽ tan biến sau bữa cơm.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Pero tampoco habíamos simulado que nuestras diferencias simplemente se iban a desvanecer tras el almuerzo.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Ούτε και προσποιηθήκαμε ότι τα όσα μας χώριζαν, εξαφανίστηκαν μετά από ένα γεύμα.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Но и не бяхме претендирали, че нашите различия просто ще изчезнат след този обяд.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Но кроме того, мы не пытались сделать вид, что наши различия растворятся сами собой по окончании обеда.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.Та, все ж, ми не прикидались, що наші відмінності розчинились після цього обіду.
Farklılıklarımız kısa bir yemek sonrasında buhar olup uçacakmış gibi de davranmamıştık.וגם לא ניסינו להעמיד פנים שחילוקי הדעות בינינו יעלמו להם עם סיום הארוחה.