Hanım evladı gibi davranma, Ball.Не бъди такъв педал, Була.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Căutau o singură metodă cu care să ne abordeze pe toţi.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Cercavano quell'unico modo che avrebbe fatto felici tutti noi.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.De letade efter ett enhetligt sätt att behandla oss alla.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Egy olyan megoldást, ami mindenki igényeit kielégíti.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Estaban buscando una sola forma de tratarnos a todos nosotros.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.He etsivät yhtä tapaa, joka sopisi kaikille.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Hľadali jeden spôsob, ktorý sa vzťahuje na nás všetkých.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Hledali jeden způsob, jak zacházet s námi všemi.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Họ đang tìm kiếm một cách duy nhất để phục vụ tất cả chúng ta.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Ils cherchaient à nous traiter tous d'une manière unique.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Iskali so en način s katerim bi zadovoljili vse.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Jednego przepisu dla wszystkich.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.그들은 우리들 모두를 즐겁게 할 수 있는 한 가지 방법을 연구했습니다.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Mereka mencari satu cara untuk menyuguhi kita semua.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Procuravam uma maneira única de lidar com todos nós.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Sie suchten nach dem einen, das uns allen schmeckt.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Ze zochten één manier om iedereen te behandelen.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Έψαχναν για έναν τρόπο να μας περιποιηθούν όλους.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Вони прагнули знайти єдиний спосіб задовольнити всіх.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Они искали единственный способ накормить нас всех.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Търсеха единствен начин да обслужват всички нас.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.הם חיפשו דרך אחת להתייחס לכולנו.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.كانوا يبحثون عن طريقة واحدة لإسعادنا.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.彼らが普遍性のアイデアに執着するのももっともで
Hepsi kafama dank etti. Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.І тут до мене дійшло, що оті хлопці у школі, по суті, не хотіли образити мого сина.
Her şeyi bilen yaratıklar gibi davranmayı politikacılar olarak bırakmalıyız artık.멈출 필요가 있습니다.
Her şeyi bilen yaratıklar gibi davranmayı politikacılar olarak bırakmalıyız artık.là những con người toàn năng
Her şeyi bilen yaratıklar gibi davranmayı politikacılar olarak bırakmalıyız artık.Musimy przestać udawać, że jesteśmy istotami wszechwiedzącymi.
Her şeyi bilen yaratıklar gibi davranmayı politikacılar olarak bırakmalıyız artık.Precisamos parar de fingir que somos seres omniscientes.
Her şeyi bilen yaratıklar gibi davranmayı politikacılar olarak bırakmalıyız artık.שאנחנו יודעי-כל.
Her şeyi bilen yaratıklar gibi davranmayı politikacılar olarak bırakmalıyız artık.أننا مخلوقات عارفة بكل شيء.
Her şeyi bilen yaratıklar gibi davranmayı politikacılar olarak bırakmalıyız artık.時には政治家も
Her zaman sinekkuşu gibi davranmalıyız.Dovremmo essere come il colibrì.
Her zaman sinekkuşu gibi davranmalıyız.Jelentéktelennek érezhetem magam,
Her zaman sinekkuşu gibi davranmalıyız.Siempre debemos ser como el colibrí.
Hiçbir zaman Sadao'ya Kosaku'dan farklı davranmadım.Para mi no hay diferencias entre Sadao y Kousaku.
Hyun Sook'a da kendisine davrandıkları gibi davranmalarını talep ettiğini daima hissettim.Có lẽ bà cụ đã từng yêu cầu dân làng hãy đối xử tôn trọng với Huyn-Sook như đối xử với bà.
Hyun Sook'a da kendisine davrandıkları gibi davranmalarını talep ettiğini daima hissettim.I cały czas czułem, że babcia wymagała, żeby wieśniacy traktowali Hyun Soon z takim samym szacunkiem, jak ją.
Hyun Sook'a da kendisine davrandıkları gibi davranmalarını talep ettiğini daima hissettim.현숙이에게도 똑같이 대해 주었으면 하는 바램을 갖고 있었던 것 같은 느낌을 받았었습니다.
Hyun Sook'a da kendisine davrandıkları gibi davranmalarını talep ettiğini daima hissettim.שהכפריים יראו להיון סוק את אותו הכבוד שהם מראים לה.
Hyun Sook'a da kendisine davrandıkları gibi davranmalarını talep ettiğini daima hissettim.أن يعامل أهل القرية أون سوك بالاحترام نفسه الذي يعاملونها به.
Hyun Sook'a da kendisine davrandıkları gibi davranmalarını talep ettiğini daima hissettim.ヒョンスクはキーン神父の所に残り
İnsanlar doğru şekilde davranmak istiyorlar ancak yanlış yönlendiriliyorlar.La gente quiere hacer las cosas bien, pero está mal guiada.
İnsanlar doğru şekilde davranmak istiyorlar ancak yanlış yönlendiriliyorlar.La gente vuole fare cose giuste. ma sono male indirizzate.
İnsanlar doğru şekilde davranmak istiyorlar ancak yanlış yönlendiriliyorlar.Oamenii vor sa faca lucrurile bine, dar sunt indreptati gresit
İnsanlar doğru şekilde davranmak istiyorlar ancak yanlış yönlendiriliyorlar.Orang ingin melakukan hal yang benar, tetapi mereka salah arah.
İnsanlar doğru şekilde davranmak istiyorlar ancak yanlış yönlendiriliyorlar.Хората искат да правят нещата както трябва, но те са погрешно насочени.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Az emberek tehát nagyon gyorsan reagálnak az árra.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Die Menschen reagieren wirklich sehr schnell auf die Preise.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.따라서 사람들은 가격에 매우 민첩하게 반응합니다.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.La gente responde muy rápido a esto, a los precios.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Le persone, dunque, rispondono molto in fretta ai prezzi.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Les gens réagissent très vite aux prix.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Oamenii răspund foarte repede la prețuri.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Więc ludzie naprawdę bardzo szybko reagują na to, na ceny.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Οι άνθρωποι λοιπόν ανταποκρίνονται πολύ γρήγορα σ' αυτό. Στην τιμολόγηση.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.Люди быстро реагируют на цены.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.כך שאנשים מגיבים מהר מאד לעניין המחירים.
İnsanlar, fiyatları düşünerek farklı davranmaya başladılar.لذا يستجيب لها الناس بسرعة جدا، للأسعار.