Ana içeriğe geç
Sözlük

davrandılar ile cümle

davrandılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar ona iyi davrandılar.They have treated her well.
Tom ve Mary sanki koca ve karıymış gibi davrandılar.Tom and Mary pretended to be husband and wife.
Tom ve Mary çocuk gibi davrandılar.Tom and Mary acted like children.
Mary ve Alice kardeşmiş gibi davrandılar.Mary and Alice pretended they were sisters.
Sana hapishanede nasıl davrandılar, Tom?How'd they treat you in jail, Tom?
Onlar bana iyi davrandılar.They treated me well.
Çocuklar çok iyi davrandılar.The children behaved quite well.
Leyla ve Sami barbar bir biçimde davrandılar.Layla and Sami behaved in a barbaric way.
Ne Tom ne de Mary bana karşı dostça davrandılar.Neither Tom nor Mary has been friendly to me.
Kibar davrandılar.They acted sweet.
Böylece araba paylaşmanın sunumunu yaparken çok akıllıca davrandılar.And so they were very clever about the way that they packaged car-sharing.
Bana sanki ben şeymişim gibi davrandılar... Bana çok ama çok iyi davrandılar.Just treated me so well.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple introduced a thing called HyperCard, and they made a bit of a fuss about it.
Epidemiyologlar ve doktorlar cildimizi korumamız gerektiğinı söyleyerek bize çok iyi davrandılar.Epidemiologists and doctors have been very good about telling us about protecting our skin.
Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının: Halkından tiksindiler, Kullarına kurnazca davrandılar.He turned their heart to hate his people, to conspire against his servants.
Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar.Those who believe and obey God,
(Bunlar da) tıpkı Fir'avn ailesi ve onlardan öncekilerin gidişi gibi(davrandılar.Like are they unto the wont of the house of Fir'awn and those before them.
Eylemci grupları daha az ihtiyatlı davrandılar.Activist groups were less circumspect.
Sofya'daki yetkililer bu hasarı itibara çevirmekte oldukça çabuk davrandılar.Authorities in Sofia were quick to repair the damage to credibility.
SETimes: Siyasi partiler kampanya dönemi boyunca birbirlerine karşı etik davrandılar mı?SETimes: Have the political parties behaved ethically towards each other during the campaign?
Hem memurlar hem de erkekler asil bir şekilde davrandılar.Both officers and men behaved in a noble manner.
Tarski ve Leśniewski çok geçmeden birbirlerine soğuk davrandılar.Tarski and Leśniewski soon grew cool to each other.
Aslında İspanyollar düşmanca davrandılar ve yılda sadece bir geminin girmesine izin verdiler.In fact, the Spanish remained hostile and let only one ship a year enter.
Tom ve Mary çocuk gibi davrandılar.Tom und Mary verhielten sich wie Kinder.
Tom ve Mary çocuk gibi davrandılar.Tom y Mary se comportaban como niños.
Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.Estaba sentado frente a mí, y parecía como si supiera las respuestas a todas mis preguntas.
Tarihçilere göre, Pers garnizonları Kavad'dan gelen mektuplarına rağmen terk etmekte isteksiz davrandılar.De acordo com os cronistas, as guarnições persas estavam relutantes, apesar das cartas de apoio de Cavades.
Tom ve Mary çocuk gibi davrandılar.Tom a Mary se chovali jako děti.
Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.למרות שלא כיהן בתפקיד רשמי ברבנות, נראה מתשובותיו כי היה משיב רבות לשאלות בהלכה.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.A Apple introduziu o chamado HyperCard, que foi lançado com muito entusiasmo.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple a introdus HyperCard-ul creând şi mai multă agitaţie cu asta.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple cho ra đời ứng dụng tên là HyperCard, và họ đã hơi quá chú trọng đến nó.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple führte ein Ding namens HyperCard ein und machte ganz schön Aufhebens darum.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple introduceerde iets dat HyperCard heette en zij maakten er een heel heisa over.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple introducerede noget kaldet HyperCard, og de gjorde meget ud af det.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple introduisit une chose appelée HyperCard, et on en fit tout un tapage.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple introdujo una cosa llamada HyperCard, e hicieron bastante ruido al respecto.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple memperkenalkan sesuatu yang disebut HyperCard, dengan penuh kehebohan.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple predstavil vec menom HyperCard a urobili okolo toho trochu rozruchu.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple przedstawiło HyperCard i narobili wokół tego mnóstwo szumu.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple въведе нещо, наречено HyperCard и те създадоха доста шум около нея.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Apple представила программу HyperCard, и подняла вокруг неё много шума.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Az Apple bemutatott valamit, amit HyperCardnak hívtak, és elég nagy felhajtást csináltak körülötte.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.La Apple introdusse l'Hypercard e la cosa fece notizia.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Η Apple ξεκίνησε ένα σύστημα ονόματι HyperCard κι έκανε πολλή φασαρία γύρω απ΄αυτό.
Apple, HyperCard adında bir şey tanıttı. Bu konuda biraz titiz davrandılar.Компанія Apple представила HyperCard і зробила з цього сенсацію.
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.우리 열조가 애굽으로 내려갔으므로 우리가 애굽에 오래 거하였더니 애굽인이 우리 열조와 우리를 학대하였으므로
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.že naši otcovia sostúpili do Egypta, a bývali sme v Egypte dlhý čas. A Egypťania nám robili zle i našim otcom.
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.Že sstoupili otcové naši do Egypta, a bydlili jsme tam za mnoho let. Egyptští pak ssužovali nás i otce naše.
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.וירדו אבתינו מצרימה ונשב במצרים ימים רבים וירעו לנו מצרים ולאבתינו׃
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.ان آبائنا انحدروا الى مصر واقمنا في مصر اياما كثيرة واساء المصريون الينا والى آبائنا
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.就 是 我 們 的 列 祖 下 到 埃 及 、 我 們 在 埃 及 久 住 、 埃 及 人 惡 待 我 們 的 列 祖 、 和 我 們
Atalarımız Mısıra gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar.就是 我 們的 列祖 下到 埃及 、 我們 在 埃及 久住 、 埃及人 惡待 我 們 的 列祖 、 和 我 們
Bana çok ama çok iyi davrandılar.Bare har behandlet mig så godt.
Bana çok ama çok iyi davrandılar.Che mi hanno trattato così bene.
Bana çok ama çok iyi davrandılar.De har behandlat mig så bra.
Bana çok ama çok iyi davrandılar.너무 잘 돌봐주셔서요.
Bana çok ama çok iyi davrandılar.Po prostu tak dobrze mnie traktowali.
Bana çok ama çok iyi davrandılar.Qui m'ont si bien traité.
Bana çok ama çok iyi davrandılar.Sie haben mich gut behandelt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod