davranacaksın ile cümle

davranacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Görüşmede olaylara göre davranacaksın.You'll have to play it by ear at the interview.
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Now do something different."
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, are you really going to be like that?
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.So the human says, "You're going to act this way, damn it.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Así que el dueño dice:
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Człowiek mówi: "Będziesz robił właśnie tak, cholera!
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Der Mensch sagt: "Du machst das so, verdammt.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Így azt mondja az ember, "ezt csinálod, a kutyafáját.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.그러니까 이렇게 말하는 거죠. "넌 이렇게 하게 될 거야, 빌어먹을.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Omul spune: "O să te porţi în felul ăsta, fir-ar să fie.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.On lui dit: "tu vas agir comme ça!
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Portanto a pessoa diz: "Vais fazer assim, raios.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Senza prendere in considerazione il punto di vista del cane. Quindi l'umano dice:
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Έτσι, ο άνθρωπος λέει, "Θα συμπεριφερθείς έτσι, ανάθεμά σε.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.И человек говорит, "Ты, черт подери, будешь делать вот так.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.Не вземаме предвид гледната точка на кучето. Значи, човекът казва:
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.אז האדם אומר "אתה עומד להתנהג כך, לעזאזל
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.لذا يقول الأنسان، " سوف تتصرف بهذه الطريقة، اللعنة عليك.
Bu yüzden insan diyor ki, "Bu şekilde davranacaksın, kahrolası.無理やり言うとおりに行動させようとします。
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Anh Ki Dong, anh định như vậy thật sao?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın? Bunu kabul etmezsen,gerçekten kızacağım.Ki Dong shi, willst du dich jetzt wirklich so aufführen? wenn du es nicht akzeptierst werde ich zornig.
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, apa kamu benar-benar akan seperti ini?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong Shi, chiar te vei purta astfel?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, es-tu vraiment en train de devenir comme çà ?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, ga je echt zo doen?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, na prawdę zamierzasz taki być?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, prečo si taký?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, ska du verkligen vara så?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ki Dong shi, veramente farai così?
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Κι Ντογνκ σι, στα αλήθεια στ'αλήθεια θα συνεχίσεις να φέρεσαι έτσι;
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?Ги Дон, не будь таким.
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?كي دونغ شي هل فعلا سوف تكون هكذا ؟
Ki Dong ssi,gerçekten böyle mi davranacaksın?受け取ってくれないなら怒るわよ
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Ahora hagan algo diferente."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Das ändert sich jetzt."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Giờ hãy làm theo cách khác đi."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Maintenant, il faut changer."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Nu moet je iets anders doen."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Odteď dělejte něco jiného."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Odteraz sa to zmení."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.А сега правете нещо друго."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Тепер потрібно робите інакше."
Şimdi farklı davranacaksınız" diyemezsiniz.Теперь нужно делать по-другому."
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Assim farás a todas as cidades que estiverem mais longe de ti, que não são das cidades destas nações.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Begitulah harus kamu perlakukan kota-kota yang jauh dari negeri kediamanmu
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Così farai per tutte le città che sono molto lontane da te e che non sono città di queste nazioni
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.네가 네게서 멀리 떠난 성읍들 곧 이 민족들에게 속하지 아니한 성읍들에게는 이같이 행하려니와
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Ngươi phải đối đãi như vậy cùng các thành ở cách xa ngươi, không thuộc về những dân tộc nầy.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Ngươi phải đối_đãi như_vậy cùng các thành ở cách xa ngươi , không thuộc về những dân_tộc nầy .
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Således skal du gjøre med alle de byer som ligger meget langt borte fra dig og ikke hører disse folk til.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Så skall du göra med alla de städer som äro mer avlägsna från dig, och som icke höra till dessa folks städer.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Tako stori z vsemi mesti, ki so bolj daleč od tebe in niso iz mest tehle narodov.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Tak učiníš všechněm městům daleko vzdáleným od tebe, kteráž nejsou z měst národů těchto.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.Tak učiníš všetkým mestám, ktoré sú ďaleko vzdialené od teba, ktoré nie sú z miest týchto národov.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.так поступай со всеми городами, которые от тебя весьма далеко, которые не из числа городов народов сих.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.כן תעשה לכל הערים הרחקת ממך מאד אשר לא מערי הגוים האלה הנה׃
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.هكذا تفعل بجميع المدن البعيدة منك جدا التي ليست من مدن هؤلاء الامم هنا.
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.離 你 甚 遠 的 各 城 、 不 是 這 些 國 民 的 城 、 你 都 要 這 樣 待 他
Yakınınızdaki uluslara ait olmayan sizden çok uzak kentlerin tümüne böyle davranacaksınız.離 你 甚遠 的 各 城 、 不 是 這些國民 的 城 、 你 都 要 這樣 待 他
Yanında çalışan bir işçi ya da yabancı gibi davranacaksın ona. Özgürlük yılına dek yanında çalışacak.Bude u teba jako nájomník a jako dočasný usadlík, slúžiť bude u teba až do roku plesania,

İlgili Sayfalar