davranıyorsun ile cümle
davranıyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bana yılın her günü soğuk davranıyorsun.いつも叱り付ける 誰かが側に居る時は ディア
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.D'accord Sita. tu me demandes si peu et me donne tant.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Dajesz mi tak wiele, a prosisz o tak mało.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.De acuerdo, Sita. Pides tan poco y me das tanto.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Doar ceri atât de puţin şi-mi dăruieşti atât de multe.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Du ber om så lite och ger mig så mycket.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Hisz oly keveset kérsz, és oly sokat adsz nekem.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Kamu meminta begitu sedikit dan memberiku begitu banyak.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Na gut, Sita. Du verlangst so wenig von mir und gibst mir so viel.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Nàng đòi hỏi quá ít và cho ta quá nhiều!
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Pyydät aina niin vähän ja annat minulle niin paljon.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Tu pedes tão pouco e dás-me tanto!
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Va bene, Sita. Mi chiedi cosi' poco e mi dai cosi' tanto.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Žádáš tak málo a dáváš mi toho tak moc.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Искаш толкова малко, а ми даваш толкова много.
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.Ты так мало просишь, и так много мне даешь!
Benden çok az şey talep edip, bana karşı çok cömert davranıyorsun.家を離れないと約束しろ 森は危険だ
Bir pislik gibi davranıyorsun. Akıllı ve iş bilen- Te estás comportando como un idiota. - ¡Inteligente y justo!
Bize adaletsiz davranıyorsun. Engel olamıyorum.¡Porque me tratas diferente que a mi hermano!
Bu aralar çok çocukça ve basit davranıyorsun.En ce moment, vous êtes puéril et mesquin.
Bu aralar çok çocukça ve basit davranıyorsun.Most épp nagyon gyerekes és igazán kicsinyes vagy.
Bu aralar çok çocukça ve basit davranıyorsun.Συμπεριφέρεσαι σαν μικρό παιδάκι και δεν είσαι ειλικρινής!
Bu aralar çok çocukça ve basit davranıyorsun.انت حقا طفولي وقاس
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?Allora gli scribi degli Israeliti vennero dal faraone a reclamare, dicendo: «Perché tratti così i tuoi servi
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?A úradníci synov Izraelových prišli a kričali k faraonovi a vraveli: Prečo tak robíš svojim služobníkom?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?Các phái viên của dân Y-sơ-ra-ên bèn đến kêu cùng Pha-ra-ôn rằng: Sao bệ hạ đãi kẻ tôi tớ như vậy?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?Các phái_viên của dân Y-sơ-ra-ên bèn đến kêu cùng Pha-ra-ôn rằng : Sao bệ_hạ đãi kẻ tôi_tớ như_vậy ?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?Da gik Israeliternes Opsynsmænd hen og råbte til Farao: "Hvorfor handler du således med din Fræne?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?Då kommo Israels barns tillsyningsmän och ropade till Farao och sade: »Varför gör du så mot dina tjänare?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?De Israëlitische opzichters gingen naar de Farao. "Waarom behandelt u ons zo wreed?" smeekten zij.
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?In prišli so nadzorniki sinov Izraelovih k Faraonu in so vpili in rekli: Zakaj tako ravnaš s hlapci svojimi?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?I přišli šafáři synů Izraelských, a volali k Faraonovi, řkouce: Proč tak děláš služebníkům svým?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?I przyszli przełożeni synów Izraelskich i wołali do Faraona, mówiąc: Czemuż tak czynisz sługom twoim?
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?이스라엘 자손의 패장들이 가서 바로에게 호소하여 가로되 왕은 어찌하여 종들에게 이같이 하시나이까
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?Lalu mandor-mandor Israel pergi menghadap raja dan mengeluh, "Mengapa Baginda berbuat begini kepada kami
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?ויבאו שטרי בני ישראל ויצעקו אל פרעה לאמר למה תעשה כה לעבדיך׃
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?فأتى مدبرو بنو اسرائيل وصرخوا الى فرعون قائلين لماذا تفعل هكذا بعبيدك.
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?以 色 列 人 的 官 長 就 來 哀 求 法 老 說 、 為 甚 麼 這 樣 待 你 的 僕 人
Bunun üzerine İsrailli görevliler firavunun yanına varıp yakındılar: ‹‹Neden kullarına böyle davranıyorsun?以色列人 的 官長 就 來 哀求 法老說 、 為甚麼這樣 待 你 的 僕人
Bu proje başladığından beri garip davranıyorsun, biliyorsun.Estás raro con este proyecto, sabes.
Bu proje başladığından beri garip davranıyorsun, biliyorsun.Kau bersikap aneh pada project ini, kau tahu
Bu proje başladığından beri garip davranıyorsun, biliyorsun.이번 프로젝트에서 이 대표님 조금 이상한 거 아세요?
Bu proje başladığından beri garip davranıyorsun, biliyorsun.Você está agindo estranho nesse projeto, sabe.
Bu proje başladığından beri garip davranıyorsun, biliyorsun.Ви дуже дивно поводитеся у цій справі.
Bu proje başladığından beri garip davranıyorsun, biliyorsun.أنت تتصرف بغرابة في هذا .المشروع,أتعلم ذلك
Choi Woo Young'un yanındayken neden 17 yaşındaymış gibi davranıyorsun?Kenapa kau bertingkah seperti gadis 17 tahun di depan Choi Woo Young?
Choi Woo Young'un yanındayken neden 17 yaşındaymış gibi davranıyorsun?Tại sao trước mặt Choi Woo Young cô làm bộ như thiếu nữ 18?
Choi Woo Young'un yanındayken neden 17 yaşındaymış gibi davranıyorsun?لماذا تتصرفين كفتاة في 17 أمام تشوي وو يونغ؟
Dai, garip davranıyorsun...Dai, estás raro...
Dai, garip davranıyorsun...Daigo, ti comporti in modo strano...
Dai, garip davranıyorsun...Dai, je gedraagt je vreemd...
Dai, garip davranıyorsun...Dai, strašiš me.
Dai, garip davranıyorsun...Dai, te porţi ciudat...
Dai, garip davranıyorsun...Dai, tu agis bizarrement...
Dai, garip davranıyorsun...Dai, você está estranho...
Dai, garip davranıyorsun...Dai, φέρεσαι περίεργα...
Dai, garip davranıyorsun...Дай, ты как-то странно себя ведешь.
Dai, garip davranıyorsun...داي ، أنت تتصرف بغرابة
Deli gibi davranıyorsun.Bố điên à!?
Deli gibi davranıyorsun.- Chérie, va t'habiller et dégage !