davranıyor ile cümle

davranıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hep böyle davranıyor.全部 私がやったことだと 思ってるみたい・・・
İğrenç küçük bir böcek gibi davranıyorsun...Eres joven todavía, pero llegarás a ser alguien importante.
İnsanlar bazen birbirlerine çok kötü davranıyorlar.Adopcja!
İnsanlar bazen birbirlerine çok kötü davranıyorlar.¡Adopten!
İnsanlar bazen birbirlerine çok kötü davranıyorlar.Adotem !!
İnsanlar bazen birbirlerine çok kötü davranıyorlar.Adottano!
İnsanlar bazen birbirlerine çok kötü davranıyorlar.Vous pouvez adopter les enfants.
İnsanlar bazen birbirlerine çok kötü davranıyorlar.人は時として意地悪なもの
İnsanlar hep başkalarına mantıksız gelen şekillerde davranıyorlar.Anda menemukan sejumlah orang - orang ini yang berprilaku dengan cara, sepertinya irasional secara ekonomi
İnsanlar hep başkalarına mantıksız gelen şekillerde davranıyorlar.Du wirst immer Leute haben die sich zugegenermaßen irrational benehmen...
İnsanlar hep başkalarına mantıksız gelen şekillerde davranıyorlar. Haftasonları enstrüman çalmak mı?Всички тези хора се държат по начини, които изглеждат нелогични в чисто икономически план.
İnsanlar hep başkalarına mantıksız gelen şekillerde davranıyorlar.週末に楽器の練習?なぜ?一文にもならないのに、何をしたいのでしょう?
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Bylo to, jako by mě už nemohli vidět, jako kdyby mě pokryl závoj neviditelnosti.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Era ca și cum nu mă mai vedeau, ca și cum o manta de invisibilitate mă acoperea.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Era come se non mi vedessero più, era come se su di me fosse calato un manto di invisibilità.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Es war, als konnten sie mich nicht mehr sehen, als ob ich unsichtbar geworden war.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Foi como se não me conseguissem ver, como se um manto de invisibilidade me estivesse a cobrir.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Ils me voyaient selon leurs suppositions de ce que ça doit faire d'être dans un fauteuil roulant.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Jakby przestali mnie dostrzegać, jakby okrył mnie płaszcz niewidzialności.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.마치 제가 투명 망토를 입어 그들에겐 보이지 않는 것 같았어요
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Mereka seperti tidak dapat melihat saya lagi seperti saya memakai Jubah Gaib.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Nó như họ khong còn nhìn thấy tôi nữa, cứ như có bức màn vô hình che phủ xuống.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Olyan volt, mintha nem láttak volna már, mintha egy láthatatlanná tévő köpönyeg ereszkedett volna rám.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Ze zagen mij op basis van hun veronderstellingen hoe het moet zijn om in een rolstoel te zitten.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Ήταν σα να μην μπορούσαν πλέον να με δουν, σα να είχε κατέβει ένας αόρατος μανδύας.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Все смотрели мимо, как будто на меня надели шапку-невидимку.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Имах чувството, че вече не ме виждат, сякаш бях си сложила мантия невидимка.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.Наче вони більше не бачили мене, ніби на мені був плащ-невидимка.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.זה היה כאילו הם כבר לא רואים אותי, כאילו ירדה עלי גלימת היעלמות.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.كما لو أنهم لم يعودوا يروني بعد الآن، أو كما لو أنني متخفية تحت عباءة للتخفي.
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.佢哋好似當我透明 就好似我著咗件隱形斗篷咁
İnsanlarla aramıza görünmez bir perde inmişti ve beni artık görmüyor gibi davranıyorlardı.透明なマントで 覆われてしまったかのように 人々は 車椅子の生活がどんなものか
İnsanlar otorite karşısında genelde itaatkar davranıyorlar.Dan orang-orang cenderung patuh pada otoritas.
İnsanlar otorite karşısında genelde itaatkar davranıyorlar.Viele Menschen tendieren dazu, blind der Autoritätsperson zu gehorchen.
İnsanlar otorite karşısında genelde itaatkar davranıyorlar.Много хора имат склонност да показват покорничество към властите.
İyi bir şey yapmaya çalışıyordum. Neden böyle davranıyorsun?لقد كان عملا خيريا, لماذا انت هكذا؟
İyi davranıyordu. Ed'in iyiliği buydu.Se oli Edin tapa olla kiltti.
İyi davranıyordu.Ele estava a ser simpático.
İyi davranıyordu.Estaba siendo amable.
İyi davranıyordu.Han var vänlig.
İyi davranıyordu.Han var venlig.
İyi davranıyordu.Ma lui è stato gentile.
İyi davranıyordu.On był miły.
İyi davranıyordu.Ήταν ευγενικός.
İyi davranıyordu.Он был вежлив.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Azaz, a nők sokkal hajlamosabbak arra, hogy ilyesmit csináljanak, mint a férfiak.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.É mais provável que as mulheres façam este tipo de coisas do que os homens.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Frauen agieren viel häufiger so als Männer.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Jadi wanita sangat cenderung untuk melakukan seperti ini dibandingkan pria.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Je mnohem pravděpodobnější, že se takto chovají ženy a ne muži.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Je omnoho pravdepodobnejšie, že takéto niečo robia ženy, nie muži.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.여자들이 남자들에 비해서 이런 행동을 더 많이 하는 편이에요.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Kobiety dużo częściej niż mężczyźni zachowują się w ten drugi sposób.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Kvinder er meget mere tilbøjelige til at gøre sådan, end mænd.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Kvinnor är mycket mer benägna att göra så här än män.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Las mujeres hacen esto mucho más que los hombres.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Le donne hanno tendenza a fare così molto più degli uomini.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Les femmes sont beaucoup plus susceptibles d'adopter ce genre de comportements que les hommes.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Mai probabil ca femeile să facă aşa, decât bărbaţii.
Kadınlar erkeklere göre daha fazla bu şekilde davranıyor.Naiset ovat paljon todennäköisemmin tällaisia kuin miehet.
İlgili Sayfalar