davranırlar ile cümle

davranırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sen samimi olmalısın, onlar sana bir arkadaş gibi davranırlar.You should be frank, and they will treat you as a friend.
Çocuklar oyun oynarken yetişkin gibi davranırlar.Children like to pretend to be adults when they play.
Çocuklar genellikle ebeveynleri gibi düşünürler ve davranırlar.Children usually think and behave like their parents.
Onlar her zaman iyi davranırlar.They always behave themselves well.
Eğer bir dalkavuk gibi davranırsan sana da bir dalkavuk gibi davranırlar.If you behave like a flunky, you'll be treated like a flunky.
Bazen yetişkinler çocuk gibi davranırlar.Sometimes adults behave like children.
Bazı önde gelen tenis oyuncuları şımarık çocuklar gibi davranırlar.Some prominent tennis players behave like spoiled brats.
Onlar çocuklarına çöp gibi davranırlar.They treat their children like garbage.
Bu nedenle, yüksek derecede katkılı yarıiletkenler metalik davranırlar.Hence, highly doped semiconductors behave metallically.
Bu zayıf etkileşim boyunca elektron nötrinoları elektronlar gibi davranırlar anlamına geliyor.This means that during weak interactions, electron neutrinos behave like electrons.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.In quantum mechanics, particles also behave as waves with complex phases.
Birbirlerine karşı soğuklardır ve birbirlerine kötü davranırlar.Their scenes are hot and they are so suited for each other.
Toplama altında, vektörler gibi davranırlar.Under addition, they add like vectors.
Centaurlar genel olarak hem asteroidler hem de kuyruklu yıldızlar gibi davranırlar.Centaurs typically behave with characteristics of both asteroids and comets.
Yeme ve içme konusunda aşırı hassas davranırlar.Practically Useless Information on Food and Drink.
Metallerdeki elektronda da serbestlermiş gibi davranırlar.Electrons in metals also behave as if they were free.
Dolayısıyla politikacılar parlemento ortamına girdiklerinde ona göre davranırlar.So once politicians reach the parliamentary environment they will behave accordingly.
Teslim olursan, iyi davranırlar.If you surrender, you are helping us.
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!'But it's no use now,' thought poor Alice, 'to pretend to be two people!
Oğlanlar, hoşlandıkları kızlara kötü davranırlar.Boys are mean to girls they really like.
Yetişkinler daha doğal davranırlar, ve çocuklar diğer çocuklarla daha kolayca oynarlar.The adults behave more naturally, and the children play more readily with other children.
Annemle babam, ben hiç yokmuşum gibi davranırlardı; ... ...ben oradayken bile.My mom and dad used to act like I wasn't there, even when I was.
‹‹Dünyada dört küçük yaratık var ki, Çok bilgece davranırlar:"There are four things which are little on the earth, but they are exceedingly wise:
Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı:They were surely the virtuous before this.
Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın.If they open out to you, do not seek an excuse for blaming them.
Savaşa katıldıklarında da size karşı pek cimri ve kıskanç davranırlar.Being chary of helping you.
Böyle davranırlar."So will they do (to us).
Rablerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı:Accepting the rewards given by their Lord; they were indeed virtuous before this.
Kimler de erdemli davranırlarsa kişiliklerini güçlendirmiş ve geliştirmiş olurlar.And whoever acts righteously—they are preparing for themselves.
Çiftçi, çoban ve balıkçı, doğa ile evrenin stoacı yasalarına uygun davranırlar.Bauer, Hirte und Fischer gehorchen stoisch den Gesetzen der Natur und des Kosmos.
Bu yüzden bu ilmi talep edenlere karşı çok seçici davranırlar.Quelle honte pour ceux qui ont fait un pareil choix.
Toplama altında, vektörler gibi davranırlar.Bajo Además, agregan como vectores.
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.I noduli caldi sono molto raramente maligni.
Bu tür şekerler örneğin Maillard reaksiyonu veya Benedict reaksiyonunda indirgeyici olarak davranırlar.Disto segue que o açúcar atua como um agente redutor, por exemplo na reação de Maillard e reação de Benedict.
Bu zayıf etkileşim boyunca elektron nötrinoları elektronlar gibi davranırlar anlamına geliyor.Isto significa que durante a interação fraca, elétrons neutrinos se comportam como elétrons.
Metallerdeki elektronda da serbestlermiş gibi davranırlar.Em metais, também se comportam como se fossem livres.
Sicim iki tür farklı parçacık türleri veren,biraz farklı şekillerde davranırlar.Os dois tipos de corda diferem ligeiramente no comportamento, apresentando dois espectros.
Bu nedenle, yüksek derecede katkılı yarıiletkenler metalik davranırlar.Höggradigt dopade halvledare beter sig nästan som metaller.
Jedi'lar bu droidlere karşı çok dikkatli davranırlar.Zde Jediové bojovali proti separatistickým droidům.
Bu zayıf etkileşim boyunca elektron nötrinoları elektronlar gibi davranırlar anlamına geliyor.Ez azt jelenti, hogy a gyenge kölcsönhatásokban az elektron-neutrinó ugyanúgy viselkedik, mint az elektron.
Toplama altında, vektörler gibi davranırlar.A gerjesztésben így azok vektora jelenik meg.
Sprx ve Chiro birbirlerinin kardeşiymiş gibi davranırlar.Spyro és Sparx olyanok voltak mint a testvérek.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.I kvantemekanikk kan partikler også oppføre seg som bølger med komplekse amplituder.
Birbirlerine karşı soğuklardır ve birbirlerine kötü davranırlar.元々、両者の仲は険悪であり、互いに敵視し合っていた。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.優しい性格だが、ごく稀に悪人っぽくなることも。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.不孝的人,很少不为患。
Bu tür şekerler örneğin Maillard reaksiyonu veya Benedict reaksiyonunda indirgeyici olarak davranırlar.דבר זה מאפשר לסוכר לתפקד כגורם מצמצם, לדוגמה בתגובת מייאר ובתגובת בנדיקט.
Bu sırada Elena ve Uberto gayet hissi davranırlar.חיים וברברה לוקחים זאת קשה מאד.
İki adam benzerlikten dolayı şaşırır ve bir süre bir başkasına değil de aynaya bakıyormuş gibi davranırlar.הגיע הזמן לומר די לשנאה, הגיע הזמן שנסתכל אחד על השני בעין אחרת.
Sicim iki tür farklı parçacık türleri veren,biraz farklı şekillerde davranırlar.Tieto dva rôzne typy strún sa správajú mierne odlišným spôsobom, čo dáva dve odlišné spektrá.
Toplama altında, vektörler gibi davranırlar.Seštevajo se kot vektorji.
Yeme ve içme konusunda aşırı hassas davranırlar.Iš jo tekėjo neišsenkama gausybė maisto ir gėrimo.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.Kvantinėje mechanikoje, dalelės elgiasi kaip bangos, turinčios kompleksinę fazę.
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.Paprastai jie yra saprofitai, retai kada parazitai.
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Aber es nützt jetzt", dachte die arme Alice, "so tun, als zwei Menschen sein!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nemá smysl teď," chudí si Alice, "předstírat, že se dva lidé!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nemá zmysel teraz 'si chudobní Alice," predstierať, že sa dvaja ľudia!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nie ma sensu teraz," myśli biednych Alice "udawać dwóch osób!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ampak to nima smisla sedaj," mislil slabo Alice, "da se pretvarjamo, da se dve osebi!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Dar e nici un folos acum," gândire slabă Alice, "să pretindă să fie două persoane!
İlgili Sayfalar