davranırım ile cümle
davranırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O benim bir arkadaşım ve ona öyle davranırım.He is a friend and I treat him as such.
Tele pazarlamacılara nefretim o kadar büyük ki genellikle onlara kaba davranırım.My antipathy toward telemarketers is so strong that I am often rude to them.
Ben herkese aynı davranırım.I treat everybody the same.
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.And if it's a girl I Iike, I act really stupid.
Lider ben olursam ...sana iyi davranırımIf I become the headman ...I'll treat you well
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalistic, I treat anybody from a different culture as if they were my children.
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patronizing, I treat everybody from another culture as if they were my servants.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Bảo hộ, là tôi đối xử với bất cứ người nào đến từ nền văn hóa khác như thể họ là con tôi.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Isällisen holhoavasti kohdellaan kaikkia eri kulttuureista tulevia kuin omia lapsia.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalista, trato a cualquiera de una cultura diferente como si fuesen mis hijos.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalista: tratto una persona di una cultura diversa come se fosse un bambino.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalistisk, jag behandlar alla från en annan kultur som om de vore mina barn.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalistisk, jeg behandler enhver fra en anden kultur som om de var mine børn.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Paternalistyczny, tzn. traktujący kogoś z obcej kultury tak, jakby był jego dzieckiem.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Patrónsky - ku každému z odlišnej kultúry sa správam akoby bol moje dieťa.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Sendo paternalista, trato alguém de uma cultura diferente como se fosse meu filho:
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Πατριαρχικός σημαίνει ότι συμπεριφέρομαι σε οποιονδήποτε απο ένα διαφορετικό πολιτισμό σαν να ήταν παιδί μου.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.По-батьківському, це озачає, що я ставлюся до людей з іншої культури так, ніби вони мої діти.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Покровителски се отнасям с всеки, който е от различна култура и го възприемам като мое дете.
Babacan (Paternalistik): Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.По-отечески — я отношусь к каждому из другой культуры как к своему ребёнку.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Bảo trợ, tôi đối xử với tất cả mọi người từ nền văn hóa khác như đầy tớ của mình.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Ich behandele jeden einer anderen Kultur, als wären sie meine Diener.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Lenéző: úgy tekintek más kultúrából származó emberekre, mint a szolgáimra.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Mempatroni, adalah menganggap semua orang dari budaya lain seperti para pelayan saya.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Paternalisticky - pristupujem ku každému z inej kultúry, akoby bol môj sluha.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patrocinador, trato a todos los de una cultura diferente como si fuesen mis sirvientes.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patrocinando, trato todas as pessoas de outra cultura como se fossem meus empregados.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patrocinare: tratto chiunque sia di un'altra cultura come se fosse mio servo.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patroniserande, jag behandlar alla från en annan kultur som om de vore mina tjänare.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patroniserende, jeg behandler enhver fra en anden kultur som om de var mine tjenere.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patruunamaisen alentuvasti heitä kohdellaan kuin palvelijoita.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Protekcjonalny, tzn. traktujący kogoś z innej kultury jako swego sługę.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Zato belce v Afriki imenujejo "bwana", šef.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Πατρονάρω σημαίνει συμπεριφέρομαι σε οποιονδήποτε απο άλλο πολιτισμό σαν να ήταν υπηρέτης μου.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Коли я опікуюся, - я ставлюся до інших культур так, ніби вони моя прислуга.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Покровительственно — я отношусь к каждому из другой культуры так, как если бы он был моим слугой.
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım.Nařizování: zacházím s kýmkoli z odlišné kultury, jako kdyby byly mé děti.
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum"Če sem pokroviteljski, pa z vsakomer iz drugačne kulture ravnam kot s svojim služabnikom.
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum"De woorden verschillen echter in betekenis.
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum""Ich liebe euch so sehr."
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum"마치 자식처럼 대한다는 뜻이죠. "정말 너희를 사랑한다."
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum""patronizing"が表すのは 異なる文化圏の人々を
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum""Úgy szeretlek titeket!"
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum"כאילו היה ילדי. "אני אוהב אותך כל כך."
Farklı kültürden her kimse benim çocuklarımmış gibi davranırım. "Sizleri çok seviyorum"كما لو كان ابني. "أحبك كثيراً."
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım."Ik hou zo van je."
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.마치 하인처럼 대한다는 뜻입니다.
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Sponzor: zacházím s každým z odlišné kultury, jako kdyby byli mí služebníci.
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Снизходително се отнасям с всеки, който е от различна култура и го възприемам като мой слуга.
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.כאילו היו משרתים שלי.
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.كما لو كان خادماً عندي.
Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.白人がアフリカでは"bwana" 「ボス」と呼ばれる理由が これです
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.Dan jika itu wanita yang kusuka, Aku benar-benar bersikap bodoh
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.E se é uma garota de que gosto, eu fico estúpido.
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.좋아하는 여자 앞에서는 제가 아이, 바보가 좀 되거든요
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.Y si me gusta una chica, me pongo estúpido.
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.А вже якщо дівчина подобається остаточно тупію.
Hoşlandığım bir kız olsa bile aptal gibi davranırım.و لو كانت هناك فتاة أنا معجب بها .أقوم بالتصرف بصورة غبية حقاً