Davetsiz bir misafir olduğunu duydum.Jeg hørte, at der var en indtrængende.
Davetsiz bir misafir olduğunu duydum.-Kuulin tunkeilijasta.
Davetsiz bir misafir olduğunu duydum.Podobno jest tu intruz.
Davetsiz bir misafir olduğunu duydum.Soube que havia um intruso.
Davetsiz bir misafir olduğunu duydum.Έμαθα ότι υπήρχε εισβολέας.
Davetsiz bir misafir olduğunu duydum.Я слышал, сюда кто-то проник.
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Hvorfor skulle jeg benytte bagdøren, når I er brudt ind i mit hus?
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Minä en tule omaan talooni takaovesta.
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Não há motivos para eu ir pela porta das traseiras quando é a minha casa que estão a invadir.
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Nie ma powodu, żebym szukał bocznego wejścia. To mój dom.
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.No pienso entrar por la puerta trasera cuando sois vosotros los que estáis ocupando mi territorio.
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Perché dovrei passare dal retro, quando voi siete entrati senza invito a casa mia?
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Varför ska jag ta bakdörren när det är mitt hus ni inkräktar på?
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Γιατί να μπω από την πίσω πόρτα; Το δικό μου σπίτι καταπατήσατε.
Davetsiz girdiğiniz evime arka kapıdan girmem için bir neden yok.Я не должен входить через черный ход в свой собственный дом.
Davetsiz misafir azılı bir katil.Den indtrængende er en voldelig morder.
Davetsiz misafir azılı bir katil.El intruso es un asesino violento.
Davetsiz misafir azılı bir katil.Inkräktaren är en våldsam mördare.
Davetsiz misafir azılı bir katil.Intruz jest niebezpiecznym mordercą.
Davetsiz misafir azılı bir katil.O intruso é um assassino violento.
Davetsiz misafir azılı bir katil.Tunkeilija on väkivaltainen tappaja.
Davetsiz misafir azılı bir katil.Ο εισβολέας είναι ένας βίαιος δολοφόνος.
Davetsiz misafir azılı bir katil.Нарушитель - опасный убийца.
Davetsiz misafir?!En fremmed?
Davetsiz misafir?!En inkräktare?!
Davetsiz misafir?!Intruzi?
Davetsiz misafir?!Tunkeilija!
Davetsiz misafir?!Um intruso?!
Davetsiz misafir?!¿Un intruso?
Davetsiz misafir?!Un intruso?
Davetsiz misafir?!Ένας εισβολέας;
Davetsiz misafir?!Посторонний?!
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.A minha missão é eliminar intrusos.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Il mio compito è di eliminare gli intrusi.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Mam eliminować intruzów.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Mit job er at eliminere indtrængende.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Mi trabajo es eliminar intrusos.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Mitt jobb är att eliminera inkräktare.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Työtäni on eliminoida tunkeilijat.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Καθήκον μου είναι να εξαλείφω τους εισβολείς.
İşim davetsiz misafirleri bertaraf etmek.Моя задача - уничтожать посторонних.
Ne? > BÖLÜM 2 Jeeves VE davetsiz KONUKMitä? > 2 LUKU Jeeves JA unbidden VIERASKIRJA
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.An diesem Tag realisierte ich, dass ich einen unwillkommenen, nicht eingeladenen neuen Lebenspartner hatte.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Azon a napon rájöttem, hogy van egy hívatlan, nem szívesen látott, új élettársam,
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Ce jour-là, je me suis rendue compte que j'avais un nouveau partenaire de ma vie qui était intrus et importun.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Die dag, realiseerde ik me dat ik een onwelkome, onuitgenodigde nieuwe levenspartner had.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Ese día, me di cuenta que tenía un nuevo compañero de vida no bienvenido y no invitado.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Hari itu aku sadar bahwa sesuatu yang tak diundang, tak diharapkan, memasuki kehidupanku.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.În ziua aceea am realizat că aveam un nou partener de viață nebinevenit și neinvitat.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.그 날 저는 깨달았습니다. 초대받지않은 불청객이 제게 찾아왔음을요. 제 인생에 새로운 동반자로 말이죠.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Ngày hôm đó, tôi nhận ra Tôi có một bạn đời mới không mời mà đến.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Quel giorno, compresi di avere uno sgradito, non invitato, nuovo compagno nella mia vita.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Tego dnia zrozumiałam że mam niechcianego, nieproszonego, nowego partnera.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Ten deň som si uvedomila, že mám nevítaného, nepozvaného nového životného partnera.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Toho dne jsem si uvědomila, že mám nevítaného a nepozvaného nového životního partnera.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Εκείνη τη μέρα, συνειδητοποίησα οτι είχα έναν ανεπιθύμητο απρόσκλητο νέο σύντροφο στην ζωή μου.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.В тот день я осознала, что у меня появился незваный, нежеланный, новый спутник жизни.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Того дня я усвідомила, що в мене з'явився небажаний, непроханий новий партнер по життю.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.Този ден осъзнах имах не добре дошъл, не поканен, нов партньор в живота.
O gün farkettim ki, hiç hoşlanmadığım, davetsiz yeni bir hayat arkadaşım vardı artık.באותו יום, הבנתי שיש לי שותף בלתי רצוי ובלתי מוזמן בחיי.