davasında ile cümle

davasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Se aşteaptă verdictul pentru procesul TPB.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Tuomio tapaukseen The Pirate Bay on saapunut.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Začíná vynesení rozsudku proti TPB.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Έφτασε η ώρα της ετυμηγορίας για τη δίκη του Pirate Bay.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Приговор будет находиться в Пиратской Bay суда.
Pirate Bay davasında karar anı geldi çattı.Присъдата по делото за "Пиратският залив".
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.A testemunha chave no caso de Ron era, na verdade, o verdadeiro assassino.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.De kroongetuige voor de aanklager in Rons zaak bleek uiteindelijk de werkelijke dader te zijn.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.E il testimone chiave dell'accusa nel caso di Ron fu colui che commise il crimine.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.En el caso de Ron, el testigo clave de la fiscalía resultó ser el verdadero autor del crimen.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.És végül, Ron esetében, a vád fő tanúja lett a tényleges elkövető.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Kluczowy świadek oskarżenia w sprawie Rona okazał się ostatecznie być prawdziwym napastnikiem.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.론 사건에서 검찰 측 핵심증인이었던 사람이 나중에 실제 범인으로 밝혀졌습니다. 론 사건에서 검찰 측 핵심증인이었던 사람이 나중에 실제 범인으로 밝혀졌습니다.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Le témoin clé au procès de Ron était, en fait, le vrai coupable.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Martorul cheie al statului în cazul lui Ron s-a dovedit într-un final a fi adevăratul criminal.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.Und der Hauptzeuge der Staatsanwaltschaft war letztendlich der tatsächliche Täter.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.А ключовият свидетел на щата в случая на Рон в крайна сметка се оказал истинският виновник.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.И главный свидетель обвинения по делу Рона оказался, в итоге, настоящим виновным.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.ועד המפתח של המדינה במשפט של רון היה, בסופו של דבר, הפושע עצמו.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.الشاهد الرئيسي في قضية رون كان ، في نهاية المطاف ، مرتكب الجريمة الفعلي.
Ron'un davasında kilit şahidin sonradan olayın gerçek faili olduğu ortaya çıktı.実は犯人でした ロナルド ジョーンズは 28歳の女性をレイプして殺したとして
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.A to je presne to, čo sa stalo v prípade DigiNotaru.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.A to je přesně to, k čemu došlo v případu DigiNotaru.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Dan ini adalah apa yang terjadi dengan kasus DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.해외 서비스도 감시가 가능해지는데 DigiNotar 사건이 바로 이런 것이었습니다.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.DigiNotarの事件で起きたことでした
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Dit is precies wat er gebeurd is in het geval van DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Ed è proprio quello che è successo nel caso DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.E isto foi exatamente o que aconteceu com o caso da DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.És pont ez történt a DigiNotar esetében.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Et c'est exactement ce qui s'est passé avec DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Juuri näin kävi DigiNotar-tapauksessa.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Och det är precis vad som hände i fallet med DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Şi exact asta s-a întâmplat în cazul DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Und genau das ist im Falle von DigiNotar passiert.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Và đó chính xác là điều đã xảy ra với DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Właśnie tak zdarzyło się z DigiNotar. Właśnie tak zdarzyło się z DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Y en el caso de DigiNotar sucedió exactamente eso.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Και αυτό ακριβώς συνέβη με την υπόθεση της Ντίτζινοταρ.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.Именно это произошло в случае с DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.И точно така е станало в случая със DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.זה בדיוק מה שאירע במקרה של DigiNotar.
Ve DigiNotar davasında olan şey tam da buydu.وهذا بالضبط الذي حصل في حالة ديجينوتار

İlgili Sayfalar