davasını ile cümle

davasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.O Senhor levanta-se para pleitear, e põe-se de pé para julgar os povos.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Powstał Pan, aby sądził, stoi, aby sądził lud.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Stojíť Hospodin k rozsudku, stojí, pravím, k rozsudku s lidmi.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Til Rettergang er HERREN trådt frem, han tår og vil dømme sit Folk.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.TUHAN sudah siap untuk menggugat dan mengadili umat-Nya
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Ο Κυριος εξεγειρεται δια να δικαση και ισταται δια να κρινη τους λαους.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Восстал Господь на суд – и стоит, чтобы судитьнароды.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Господ става за съд, И застава да съди племената.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.נצב לריב יהוה ועמד לדין עמים׃
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.قد انتصب الرب للمخاصمة وهو قائم لدينونة الشعوب.
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.耶 和 華 起 來 辯 論 、 站 著 審 判 眾 民
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.耶和華 起 來 辯論 、 站著審 判 眾民
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk.En las recientes elecciones en EE. UU. oíamos algo sobre la Ley Lilly Ledbetter,
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk.In den letzten US-Wahlen hörten wir andauernd vom Lilly-Ledbetter-Gesetz.
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk."Ju högre du kommer, desto färre kvinnor finns det."
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk.최근 미국 선거기간동안 릴리 레드베터 공정임금법이 계속 거론되었는데
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk.Lors des récentes élections américaines, nous avons entendu parler de la loi Lilly Ledbetter.
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk.Во время последних выборов в США мы слышали о законе Лили Ледбеттер.
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk.في اخر الإنتخابات التي حدثت في الولايات المتحدة، سمعنا عن قانون ليلي ليدبيتر.
Yakın zamandaki ABD seçimlerinde her yerde Lilly Ledbetter davasını duyuyorduk.この頭韻を踏んだ 素敵な名前の法律の
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.A szûkölködõknek én atyjok valék, az ismeretlennek ügyét is jól meghányám-vetém.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Bagi orang miskin, aku menjadi ayah; bagi orang asing, aku menjadi pembela
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Byłem ojcem ubogich, a sprawy, którejm nie wiedział, wywiadywałem się.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Byl jsem otcem nuzných, a na při, jíž jsem nebyl povědom, vyptával jsem se.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Býval som otcom chudobným a pravotu, ktorej som neznal, som prezkúmal.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Celor nenorociţi le eram tată, şi cercetam pricina celui necunoscut.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.dos necessitados era pai, e a causa do que me era desconhecido examinava com diligência.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.En far var jeg for de fattige, og ukjente folks sak gransket jeg.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Era un padre para los necesitados, e investigaba la causa que no conocía
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Ich war ein Vater der Armen; und die Sache des, den ich nicht kannte, die erforschte ich.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Jag var då en fader för de fattiga, och den okändes sak redde jag ut.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.jeg var de fattiges Fader, udreded den mig ukendtes Sag;
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.J`étais le père des misérables, J`examinais la cause de l`inconnu;
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.빈궁한 자의 아비도 되며 생소한 자의 일을 사실하여 주었으며
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Minä olin köyhien isä, ja tuntemattoman asiaa minä tarkoin tutkin.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Oče sem bil potrebnim in pravdo tistega, ki ga nisem poznal, sem preiskoval.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Padre io ero per i poveri ed esaminavo la causa dello sconosciuto
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Tôi đã làm cha cho kẻ nghèo khó, Còn duyên cớ của kẻ lạ, tôi tra xét cho rõ ràng.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Tôi đã làm cha cho kẻ nghèo_khó , Còn duyên_cớ của kẻ lạ , tôi tra_xét cho rõ_ràng .
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Ημην πατηρ εις τους πτωχους, και την δικην την οποιαν δεν εγνωριζον εξιχνιαζον.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.Бях баща на сиромасите; Изследвах делото на непознатия мене.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.отцом был я для нищих и тяжбу, которой я не знал, разбирал внимательно.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.אב אנכי לאביונים ורב לא ידעתי אחקרהו׃
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.اب انا للفقراء ودعوى لم اعرفها فحصت عنها.
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.我 為 窮 乏 人 的 父 . 素 不 認 識 的 人 我 查 明 他 的 案 件
Yoksullara babalık eder, Garibin davasını üstlenirdim.我 為窮 乏人 的 父.素不認識 的 人 我 查明 他 的 案件
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Zastávejte bídného a sirotka, utištěného a chudého spravedliva vyhlašujte.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.(81:3) Давайте суд бедному и сироте; угнетенному и нищему оказывайте справедливость;
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın."Auttakaa oikeuteensa vaivainen ja orpo, antakaa kurjalle ja puutteenalaiselle oikeus.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Belalah anak yatim dan orang lemah, berilah keadilan kepada orang miskin dan sengsara
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Czyócie sprawiedliwość ubogiemu i sierotce; utrapionego i niedostatecznego usprawiedliwiajcie.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Difendete il debole e l'orfano, al misero e al povero fate giustizia
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Døm den ringe og farløse, la den elendige og fattige få sin rett!
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Faceţi dreptate celui slab şi orfanului, daţi dreptate nenorocitului şi săracului,
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Fazei justiça ao pobre e ao órfão; procedei retamente com o aflito e o desamparado.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Hãy đoán xét kẻ khốn cùng và ngươi mồ côi; Hãy xử công bình cho người buồn rầu và kẻ túng ngặt.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Hãy đoán xét kẻ khốn_cùng và ngươi mồ_côi ; Hãy xử công_bình cho người buồn_rầu và kẻ túng ngặt .
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Ítéljetek a szegénynek és árvának; a nyomorultnak és elnyomottnak adjatok igazságot!
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.가난한 자와 고아를 위하여 판단하며 곤란한 자와 빈궁한 자에게 공의를 베풀지며
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Potegujte se za pravdo ubožca in sirote, nesrečnemu in siromaku pomagajte do pravice!

İlgili Sayfalar