Bu olay, İsrail'de davalara ve tahkikatlara konu olmuştur.This has been the subject of lawsuits and inquiries in Israel.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.And then we look at cases like what happened in DigiNotar.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.And it's especially important to rebuild them for lawsuits.
Hukuk kariyeri ve Sovyet muhaliflerine karşı siyasi davalara katılımıLegal career and participation in political trials against Soviet dissidents
203 gün davalara bakıldı, 872 oturum yapıldı.Insgesamt fanden an 202 Verhandlungstagen 872 Gerichtssitzungen statt.
Ayrıca vakıflarla ilgili davalara bakmak üzere Evkaf Mahkemesi kuruldu.Außerdem wurde ein Schiedsgericht für strittige Arbeitsfragen eingerichtet.
Bu olaydan sonra başka davalara da davet edildi.También ha sido invitada a eventos posteriores.
İllerde, idari davalara temyizin Yüce İdari Mahkemeye yapılabileceği il idari mahkemelerinde bakılmaktadır.Sulle loro decisioni decide in grado di appello il Tribunale Superiore delle acque pubbliche.
İllerde, idari davalara temyizin Yüce İdari Mahkemeye yapılabileceği il idari mahkemelerinde bakılmaktadır.Гордится сыном, ведущим дела в Верховном суде.
Bu olaydan sonra başka davalara da davet edildi.Na dit optreden werd de groep ook voor andere evenementen uitgenodigd.
Çeşitli hassas davalara bakmıştır.Hij werd met verschillende gevoelige opdrachten belast.
Bu olay, İsrail'de davalara ve tahkikatlara konu olmuştur.Stwarza to duże możliwości przemytu narkotyków itp. rzeczy do Izraela.
Çeşitli hassas davalara bakmıştır.Vi är känsliga för olika stämningar.
Bu olaydan sonra başka davalara da davet edildi.З тим же проханням звернувся інший депортований.
Ayrıca vakıflarla ilgili davalara bakmak üzere Evkaf Mahkemesi kuruldu.Ліга також створила суд для розгляду спорів.
Sultanlığın ilk evrelerinde bu davalara sultan başkanlık ederdi.Pada zamannya (untuk alasan keamanan) di tempat ini Sultan melakukan ibadah.
Şer’i davalara ise kadılar bakmaktadır.Vũ Sư Thước sai người cáo cấp với Trịnh Kiểm.
Askeri davalara ise Kadı-î leşker bakardı.元軍人ゆえか風貌が厳めしい女性。
Parlamento davalara ev sahipliği yaparken, başkan ve başkan yardımcıları siyaseten tarafsız olmalıdır.議会の議事を司会するときには、議長と副議長は政治的に不偏でなければならない。
203 gün davalara bakıldı, 872 oturum yapıldı.設9間放影廳,共提供2072個座位。
Bu olay, İsrail'de davalara ve tahkikatlara konu olmuştur.Мачът се провежда там, заради обстановката в Израел.
Davalara girmesi yasaklandı ve Reports adlı yapıtında yer alan "yanlışlıkları" düzeltmesi istendi.След това ги освобождават и се извиняват за „грешката“.
Bu olaydan sonra başka davalara da davet edildi.Túto odpoveď dostal aj na druhú žiadosť popoludní.
Bizim davalara onların baklamalrını saglıyoruz.A my se ujistíme, aby se postarali o obchod.
Bizim davalara onların baklamalrını saglıyoruz. Kanunlar mı? O da sorun degil!우린 이들에 재대로 된 결정을 내릴 수 있도록 하고 있지 입법? 그것도 문제 없어!
Davalara neden oldu,-- (Gülüşmeler) -- federal soruşturmalara ve tepki yaratan skandallara neden oldu.그런데, 고소를 당했어요. (웃음) 연방정부의 조사, 커다란 파장,
Davalara neden oldu,-- (Gülüşmeler) -- federal soruşturmalara ve tepki yaratan skandallara neden oldu.זה הוביל לתביעות- (צחוק)- חקירות פדרלית, והרבה השלכות,
Davalara neden oldu,-- (Gülüşmeler) -- federal soruşturmalara ve tepki yaratan skandallara neden oldu.والذي قاد في النهاية إلى دعاوى قضائية. (ضحك) تحقيقات فيدرالية ، والكثير من النتائج غير المباشرة،
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.A je obzvláště důležité je přestavět pro soudní žaloby.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.A osobitne dôležité je ich prebudovanie kvôli súdnym procesom.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.A szczególnie istotne jest ich odbudowanie jeśli chodzi o wnoszenie pozwów z powództwa cywilnego.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.Este să retrasăm aceste limite. şi este deosebit de important să le retrasăm în ceea ce priveşte procesele.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.Het is vooral belangrijk ze opnieuw aan te brengen voor gerechtelijke procedures.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.특히 법정소송에 대한 경계를 재구축하는 것이 중요합니다.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.Különösen a polgári perek miatt fontos az újjáépítésük.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.Quel che importa particolarmente è ricostruire i confini per le cause legali.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.Und dieser Wiederaufbau ist besonders für Klagen wichtig.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.Và đặc biệt quan trọng là phải tái xây dựng các hạn chế ranh giới cho các vụ kiện tụng.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.Y es especialmente importante reconstruirlas para los juicios.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.И е особено важно да се възстановят за съдебните процеси.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.И особенно важно их построить в судебных исках.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.וזה חשוב במיוחד לבנות אותם מחדש לתביעות.
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.وخاصة ان نعيد بنائها في محاكم القضايا
Ve bunu ozellikle davalara yonelik olarak yapmaliyiz.とりわけ重要です だれかが訴えることの可能な事柄が
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.A nyní se podívejme na případy, jako se staly v DigiNotaru.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.A potom sa pozeráme tiež na prípady ako ten čo sa stal v DigiNotare.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Có rất nhiều trường hợp giống như những gì đã xảy ra tại DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Da liegen uns Fälle vor, wie der von DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Dan kemudian kita melihat kasus seperti apa yang terjadi di DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Dan zien we gevallen als DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.DigiNotar에서 일어난 사건을 한 예로 들 수 있습니다.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.E depois vemos casos como o que aconteceu na DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.E poi abbiamo casi come quello di DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.És vannak a DigiNotarhoz hasonló esetek.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Et nous observons des cas comme ce qui s'est passé chez DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Näemme yhä enemmän tapauksia kuin mitä tapahtui yrityksessä nimeltä DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Och när vi tittar på fall av den typ som hände med DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Przypatrzmy się co stało się z DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Şi când privim cazurile cum ar fi ceea ce s-a întâmplat la DigiNotar.
Ve DigiNotar'da gerçekleşene benzer davalara bakıyoruz.Y entonces vemos casos como el de DigiNotar.