darmadağın ile cümle

darmadağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Oda tamamen darmadağınıktı.The room was all messed up.
Odam darmadağın.My room is a mess.
Tom tıraşsız ve darmadağınıktı.Tom was unshaven and disheveled.
Tom yıllardır kötü bir şekilde darmadağın edilmiş garajını temizlemeye niyetleniyor.Tom's been meaning to clean out his badly cluttered garage for years.
Burası darmadağınık.It's a mess in here.
Tom'un giysileri darmadağınık.Tom's clothes are disheveled.
Tom'un saçı darmadağınık.Tom's hair is disheveled.
Önceki kiracılar, mekanı darmadağın bırakmış.The previous tenants left the place in a mess.
Tom'un masası kağıtlar ile darmadağın.Tom's desk is cluttered with papers.
Darmadağın bir evde yaşamak çok streslidir.Living in a cluttered home is very stressful.
Onun saçı darmadağınıktı.Her hair was tousled.
Odam o kadar darmadağın ki birini eve davet etmek için çok utanıyorum.My room is so cluttered that I'm too embarrassed to invite anyone in.
"Aşk benim hayatımı darmadağın edebiliyor"."Aşk benim hayatımı darmadağın edebiliyor".
Oğulları Hunter'ın odası hariç bütün ev darmadağın olmuştur.The entire house is trashed except for their infant son Hunter's bedroom.
Jerry'nin bütün planları darmadağın olur.Again, Jerry's attempts miss.
Salt tasarım kademe kademe geliştirilmiş veya ( belli bir bakış açısına bağlı olarak)darmadağındır.Either you are Cavalcante (mounter), Or you will be mounted.
Bu dört saatten sonra, ayağa kalktım ve bu ekibi darmadağın ettim.After four hours of this, I stood up, and I took this team apart.
Bu durumda o zaman çok hızlı bir şekilde tüm ödeme sistemi olabilir darmadağın.If this happens then the entire payment system could very quickly fall apart.
Darmadağın bir durumda.It's cluttered.
Sauna odası bomba düşmüş gibi darmadağınık!The sauna booth is in a mess as if it was hit by a bomb!
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.They wanted it messy, and we were happy to oblige.
Onları darmadağın etmeyi, İnsanlar arasından anılarını silmeyi düşündüm.I said, I would scatter them afar. I would make their memory to cease from among men;
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.He has shown strength with his arm. He has scattered the proud in the imagination of their hearts.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.At the noise of the tumult the people fled; at the lifting up of thyself the nations were scattered.
Biz de onları efsanelere çevirdik, onları darmadağın ettik.So We turned them into bygone tales, and dispersed them, scattered in all directions.
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"Tell them: "My Lord will uproot them from the base,
Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.We administered warnings to each of them, and then destroyed them completely.
Ve dağlar darmadağın olup ufalandığı,The mountains bruised and crushed,
Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Gerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır.That your endeavour is for different ends.
Kıyamet koptuğu gün, işte o gün, darmadağın olurlar.The day the Hour comes they will be separated into categories.
Biz de onları efsane yapıverdik, darmadağın ettik.So We turned them into bygone tales, and dispersed them, scattered in all directions.
Hayır, gerçek olan Kur'an, onlara gelince yalanladılar da şimdi darmadağın bir işe daldılar.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Sen onları derli toplu sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır.You think they are united, but divided are their hearts.
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.That day people will proceed separately to be shown their deeds.
Dağlar darmadağın edilip parçalandığı,The mountains bruised and crushed,
Sonunda onları darmadağın edip tarihe gömdük.So We turned them into bygone tales, and dispersed them, scattered in all directions.
Onları birlik sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır.You think they are united, but divided are their hearts.
Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpılıp darmadağın edildiği zaman,And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"They ask you regarding the mountains; proclaim, “My Lord will blow them into bits and scatter them.”
Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder.Aye!
Onların tuzakları hep darmadağın olur.And the plotting of such will perish.
Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.They are not righteous.
Rabbi dağa görününce onu darmadağın etti ve Musa da baygın düştü.So when his Lord disclosed Himself to the mountain, He levelled it, and Moses fell down swooning.
Artık onun üzerine söz hak olur da, onu kökünden darmadağın ederiz.Thus it becomes deserving to destruction and We destroy its very foundations.
Böylece o ülke, helake müstahak olur; biz de orayı darmadağın ederiz.Thus it becomes deserving to destruction and We destroy its very foundations.
Oğulları Hunter'ın odası hariç bütün ev darmadağın olmuştur.The entire house is trashed except for their infant son Hunter's bedroom.
Emlak ve ticari vergi sistemleri darmadağın kaldı.[3]Property and commercial tax systems were left in shambles.[14]
Testis canavarını yendikten sonra Rick, zamanın darmadağın olduğunu fark eder.After defeating the testicle monster, Rick notes that time is falling apart.
Efendim Tanrı Aşşur’un emriyle onların birleşik darmadağın ettim.Vater vnser Das vnnsz Gott selbs gelernet hat.
Jerry'nin bütün planları darmadağın olur.Le retour de Jake va bouleverser tout le monde.
Oğulları Hunter'ın odası hariç bütün ev darmadağın olmuştur.Presque tous les immeubles sont détruits, à part la maison de Morand.
İç Savaş Missouri’yi darmadağın etti ve Jesse James’in hayatına da yön verdi.La guerra civil devastó Misuri y fue determinante en la vida posterior de Jesse James.
Polonya ve Litvanya ise, Rusya tarafından darmadağın edilmiştir.En Hungría y Rumanía fueron sencillamente esclavizados.
"Aşk benim hayatımı darmadağın edebiliyor".Quando l’amore dà senso alla tua vita”.
Salt tasarım kademe kademe geliştirilmiş veya ( belli bir bakış açısına bağlı olarak)darmadağındır.Оканчивающая предложение восклицательная частица ё (よ) превращается в бай (ばい) или тай (たい).
İç Savaş Missouri’yi darmadağın etti ve Jesse James’in hayatına da yön verdi.A Guerra Civil esfacelaria o Missouri e mudaria a vida de Jesse James.
Cihan eve girdiğinde, her yeri darmadağınık ve düzensiz bulur.Chegando à cidade, a encontram vazia e desabitada.

İlgili Sayfalar