dansçı ile cümle

dansçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Rydel Mary Lynch (9 Ağustos 1993 doğumlu), Amerikalı şarkıcı ve dansçı.ריידל מארי לינץ' (Rydel Mary Lynch, נולדה ב-9 באוגוסט 1993): הבת היחידה בלהקה.
Aslında bir step dansçı rolü için test edilmişti ama alamamıştı.Той първоначално участва на прослушване за роля като танцьор, но не успява да вземе ролята.
Kadın dansçılara dansöz, erkeklere ise dansör denir.Хората, които танцуват, се наричат танцьори, а самото действие танцуване.
Angela Paris'te bir kulüpte gündüzleri striptiz dansçısı olarak çalışmaktadır.Лус Мария работи като танцьорка в нощен клуб.
Madonna'nın dansçısı Kento, performans sırasında Jackson gibi giyindi ve dans etti.Един от танцьорите ѝ – Кенто, танцува с подобни дрехи и стил на игра на Джаксън.
Streç dansçı giysileri de bu dönemde renkli hale geldi ve oldukça fazla giyildi.Костюмите са включени в изложбата Right Here, Right Now!
Afişlerinde daha çok dönemin ünlü kabare şarkıcılarını ve dansçılarını resmetti.В дома ѝ винаги са добре дошли всички наши и чужди гастролиращи певци.
17 yaşında ise dansçı olarak bir kariyer elde etmek adına Londra'ya taşındı.На 17-годишна възраст Талия се премества да живее в Лондон, за да преследва кариера като танцьорка.
1979 - Sovyet dansçı Alexander Godunov, ABD'ye iltica etti.1979 г. – Балетистът от Болшой театър Александър Годунов получава политическо убежище в САЩ.
Bu dansta aslan kostümünü giyen dansçılar aslan davranışlarını taklit ederler.Танцьорите в лъвския костюм са много атлетични.
17 yaşında Baton Rouge'da erotik dansçılık yapmaya başlamıştır.На 17-годишна възраст започва да се изявява като стриптизьорка в клуб в Батън Руж.
12 yaşından itibaren profesyonel bir dansçı olarak çeşitli televizyon yapımlarında rol aldı.Още от 17-годишна възраст участва в телевизионни продукции като танцьорка.
Klipte Madonna birkaç dansçıyla beraber dans etmektedir.Различни гонгове дават ритъма на много танци.
Benjamin, Daisy'nin New York'ta başarılı bir dansçı olduğunu öğrenir.Benjamin saznaje kako je Daisy postala uspješna plesačica u New Yorku.
Heather Elizabeth Morris (1 Şubat 1987) Amerikalı aktris, dansçı, şarkıcı.Heather Elizabeth Morris (1. veljače 1987.) je američka glumica, pjevačica i plesačica.
Atları ve dansçıları çizmesiyle meşhur olsa da "Geç Spartalılar" gibi tarihi resimleri de çok başarılıydı.Poznat je po slikama konja i plesačica, počeo je s povijesnom slikom kao što su Mladi Spartanci.
Dansçıları bu sırada ona üzerinde DANCING QUEEN yazan bir pelerin giydirmektedir.Njezini plesači je prekriju plaštom na kojem velikim slovima piše "Dancing Queen" (kraljica plesa).
Video ayrıca Spears ve birkaç dansçının iskelede beyazlar içinde dans ederken göstermektedir.Video uključuje i neke plesne scene sa Spears i plesačima koji su odjeveni u bijelo.
Çocukluk yıllarında dansçı olmak istiyordu.U djetinjstvu je plesala balet.
Daha sonra oyunculuk, şarkıcılık ve dansçılık eğitimi aldı.Kasnije nastavlja učiti glumu, ples, pjevanje, jahanje i mačevanje.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Rodičia boli tanečníci.
Kızkardeşi Barbara, başarılı bir dansçıydı.Jeho sestra Janica bola tiež úspešná zjazdová lyžiarka.
Grubun lider dansçıları, ejderhanın baş hareketlerini kontrol ederler.Krajinský snem sa zameral na kontrolu činnosti hlavného pokladníka.
1917'de Anna Pavlova'nın dansını görerek etkilendi, sonra dansçı olmaya karar verdi.Pre balet sa nadchol, keď videl roku 1917 tancovať ruskú balerínu Annu Pavlovovu.
Kötü bir dansçıdır.Je tudi dobra plesalka.
Eddie Cantor (31 Ocak 1892 - 10 Ekim 1964), Amerikalı şarkıcı, komedyen, dansçı ve oyuncu.Eddie Cantor (1892—1964), ameriški komik, pevec, igralec in besedilopisec.
Amerie, R&B şarkıcısı, söz yazarı, dansçı, aktris ve model.Beyoncé je Ameriška R&B pevka, igralka, modna kreatorka in model.
"This Ain't a Scene, It's an Arms Race" ve "Dance, Dance"de bir dansçı olarak göründü.Plesi zahtevajo posebno plesno držo, posebno tehniko gibanja ter »zlitost plesalke in plesalca v eno«.
Bu turne için, Britney birkaç dansçı eklemiş ve ateş efektleriyle gösteriyi daha ilgi çekici hale getirmiştir.Šiam turui Britney pasisamdė daugiau šokėjų bei naudojo specialius ugnies efektus.
1959'da ve daha sonra evlendiği bir gitarist ve dansçı olan Abi Ofarim ile tanıştı.1959 m. susipažino gitaristu ir šokėju Abi Ofarim, už kurio vėliau ištekėjo.
1876) 1877 - Isadora Duncan, Amerikalı dansçı (ö.1877 m. – Isadora Duncan, JAV šokėja.
Bu dönemde New York'ta da yaşadı ve 1964 Dünya Fuar'ında dansçı olarak çalıştı.Šiuo laikotarpiu jis taip pat trumpam gyveno ir Niujorke, kur šoko 1964 m. Pasaulinės parodos metu.
Carmit Bachar (4 Eylül 1974 doğumlu) Amerikalı dansçı, şarkıcı ve oyuncu.Carmit Bachar (g. 1974 m. rugsėjo 4 d.) – amerikiečių šokėja, dainininkė bei aktorė.
Michael Jackson: Şarkıcı, dansçı, müzik yönetmeni.Maiklas Džeksonas, dainininkas, dainų autorius, prodiuseris ir šokėjas.
Koreograf, bu eseri 40 yaş üstü dansçıların sahnelemesi için yarattığını açıklamıştır.Vėliau ji paaiškino, jog dėl to ji ir sukūrė tik 40 personažų Hario amžiaus grupėje.
Kadın dansçılara dansöz, erkeklere ise dansör denir.Naissoost tantsijat nimetatakse ka tantsijannaks või tantsijatariks.
Dansçı olmak için çalışan arkadaş grubu konu alınmıştır.Tantsija on inimene, kes tegeleb tantsimisega.
Beş dansçı/vokal eşlik etmiştir.Ta on viie monograafia autor või kaasautor.
Hızlı kısımda bir anda baştaki dansçı hızlı şekilde dans etmeye başlar.Mõnikord jalutavad tantsijad laval tükk aega niisama ringi enne kui tantsimist alustavad.
Üçüncü ve son mekan ise kulüptür ve burada birçok geri plan dansçılar yer almaktadır.Esimene korrus on laugjas ja seal asuvad tuntud fännide kohad.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Ale jednou za čas, velmi vzácně, se něco stalo, a jeden z účinkujících se stal nadpozemským.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Ale vždy raz za čas, veľmi zriedka, sa niečo stalo, a jeden z účinkujúcich sa stal akoby nadprirodzeným.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Dar uneori, foarte rar, ceva se intampla, si unul dintre interpreti iesea cu adevarat din comun.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.De egyszer csak, nagyon ritkán, történik valami, és az egyik táncos megváltozik, transzba esik.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Jednak czasami, bardzo rzadko, zdarzało się, że jeden z tancerzy nagle się przeistaczał.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.그런데 아주 가끔가다, 어쩌다 한번, 신기한 일이 생기곤 했었는데 그것은 춤추는 댄서중 한명이 초월 상태로 들어간다는 것입니다.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Maar soms, heel soms, gebeurde er echter iets bijzonders. Een van die dansers werd dan transcendent.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Mais parfois, très rarement, il se passait quelque chose, et l'un de ces artistes atteignait la transcendance.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Ma ogni tanto, raramente, qualcosa succedeva, e uno di questi artisti diventava in realtà trascendente.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Mas às vezes, muito raramente, algo acontecia, e um dos artistas acabava por se transcender.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Men engang i mellem, meget sjældent, skete der noget og en af disse performere blev faktisk transcendente.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Men någon gång ibland hände något. En av dansarna kunde bli övermänsklig.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Mutta aina silloin tällöin, hyvin harvoin, jotakin tapahtui ja joku esiintyjistä muuttui yliluonnolliseksi.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Pero de vez en cuando, muy raramente, algo pasaba, y uno de estos interpretes se volvería trascendente.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Tapi sesekali, sangat jarang, sesuatu yang lain terjadi, dan salah satu penari itu akan mengalami transendensi
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Κάθε τόσο όμως, πολύ σπάνια, κάτι γινόταν και κάποιος από τους καλλιτέχνες αυτούς γινόταν όντως υπερφυσικός.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.Но от време на време, много рядко, се случвало нещо и някой от изпълнителите изпадал в транс.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.אבל מדי פעם, לעתים נדירות מאוד, קרה משהו, ואחד מהמופיעים היה ממש מתעלה על עצמו.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.لكن في حالات نادرة للغاية، سيحدث شئ، وأحد أؤلئك العازفين سيصبح في الواقع فائق.
Ama arada bir, çok nadiren, farklı bir şey olurdu; dansçılardan biri, nefsini bırakıp, transa geçerdi.踊り手が 一線を越えることがある 何の話か お分かりですよね

İlgili Sayfalar