damla damla ile cümle
damla damla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ustandseligt Tagdryp en Regnvejrsdag og trættekær Kvinde ligner hinanden;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ustavičné kvapkanie v deň prívalu a svárlivá žena sú si rovné.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ακαταπαυστον σταξιμον εν ημερα βροχερα, και φιλερις γυνη ειναι ομοια
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Непрестанная капель в дождливый день и сварливая жена – равны:
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Непрестанно капене в дъждовен ден И жена крамолница са еднакви;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.דלף טורד ביום סגריר ואשת מדונים נשתוה׃
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.الوكف المتتابع في يوم ممطر والمرأة المخاصمة سيّان.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.大 雨 之 日 連 連 滴 漏 、 和 爭 吵 的 婦 人 一 樣
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.大雨 之 日 連連 滴漏 、 和 爭吵 的 婦人 一 樣
Kendisine en yakında duran damla onu en uzağa iten oldu新しい滴りはそれぞれ前の滴りから
Küçük damlalarGiọt Nhỏ
Küçük damlalarGocce piccole
Küçük damlalarGotas pequeñas
Küçük damlalarGotas pequenas
Küçük damlalarKis cseppek
Küçük damlalarKleine druppels
Küçük damlalarKleine Tropfen
Küçük damlalar작은 낙하물
Küçük damlalarMajhne kapljice
Küçük damlalarMalé kapky
Küçük damlalarMałe krople
Küçük damlalarMalé kvapky
Küçük damlalarPetits sauts
Küçük damlalarPicături mici
Küçük damlalarPienet pisarat
Küçük damlalarSmå dråber
Küçük damlalarSmå droppar
Küçük damlalarΜικρές σταγόνες
Küçük damlalarМаленькие капли
Küçük damlalarМаленькі краплі
Küçük damlalarМалки капки
Küçük damlalarטיפות קטנות
Küçük damlalarصغير القطرات
Küçük damlalar小さい水滴
Kullanılan her bir mürekkep damlasıChaque goutte d'eau qui a été utilisée
Kullanılan her bir mürekkep damlasıوكل نقطة حبر استخدمت
lif ve yapışkan damlacık.필라먼트와 끈적한 점액이지요
lif ve yapışkan damlacık.le filament et la gouttelette collante.
lif ve yapışkan damlacık.הסיב והטיפה הדביקה.
lif ve yapışkan damlacık.الخيط والقطرة اللزجة
lif ve yapışkan damlacık.どのようにして 一匹のクモが
lif ve yapışkan damlacık.小絲體同埋粘滴
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.큰 호기심 그녀.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Maria berpikir mata hitamnya menatap embun padanya dengan rasa ingin tahu yang besar.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Maria dacht dat zijn zwarte ogen staarden dauwdruppel naar haar met grote nieuwsgierigheid.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Maria gîndirii sale ochi negri se uită dewdrop la ea cu mare curiozitate.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.María pensó que sus ojos miraban gota de rocío negro a ella con gran curiosidad.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Maria trodde att hans svarta daggdroppe ögon blickade på henne med stor nyfikenhet.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary ajatteli hänen musta Dewdrop silmänsä katselivat hänen suurella uteliaisuudella.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary dachte, seine schwarzen Augen blickten Tautropfen sie mit großer Neugier.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary gondolta a fekete harmatcsepp szeme nézett rá nagy kíváncsisággal.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary mislil svoje črne oči zrl dewdrop na njo z veliko radovednosti.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary pensait que ses yeux noirs regardaient goutte de rosée sur elle avec une grande curiosité.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary si jeho černé oči, hleděl kapka rosy na ni s velkou zvědavostí.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary si jeho čierne oči, hľadel kvapka rosy na ňu s veľkou zvedavosťou.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary tænkte hans sorte dugdråbe øjne stirrede på hende med stor nysgerrighed.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary, że jego czarne oczy patrzyły dewdrop na nią z wielką ciekawością.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary σκέψης μαύρο δροσοσταλίδα μάτια ατένιζαν κατά της με μεγάλη περιέργεια.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Мария думал, что его черные глаза смотрели росинка на нее с большим любопытством.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Марія думав, що його чорні очі дивилися росинка на неї з великою цікавістю.