damla damla ile cümle
damla damla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Videl sem, desno po njej do komolca, in je bila preblisk svetlobe sije skozi solza v krpo.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Videl som to priamo dole k lakťu, a tam bol záblesk svetla svietia cez slzy tkaniny.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Widziałem, aż do łokcia, i nie było przebłysk światła świeci przez łzy szmatką.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile. 'Yüce Tanrım!'Ho potuto vedere fino al gomito, e c'era un barlume di luce splendente attraverso uno strappo della stoffa.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Можех да видя, право надолу него до лакътя, и имаше проблясък на светлина грее чрез разкъсване на плата.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Я бачив, аж до його ліктя, і там був проблиск світла сяючий через сльози серветкою.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Я видел, вплоть до его локтя, и там был проблеск света сияющий через слезы салфеткой.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.(36:30) Уста праведника изрекают премудрость, и язык его произносит правду.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.A boca do justo profere sabedoria; a sua língua fala o que é reto.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Bölcseséget beszél az igaznak szája, és a nyelve ítéletet szól.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Den rättfärdiges mun talar visdom, och hans tunga säger vad rätt är.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Den retfærdiges Mund taler Visdom; hans Tunge siger, hvad ret er;
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Den rettferdiges munn taler visdom, og hans tunge sier hvad rett er.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.De oprechte mens spreekt wijze woorden en alles wat hij zegt, is eerlijk.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Der Mund des Gerechten redet die Weisheit, und seine Zunge lehrt das Recht.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Gura celui neprihănit vesteşte înţelepciunea, şi limba lui trîmbiţează dreptatea.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.의인의 입은 지혜를 말하고 그 혀는 공의를 이르며
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.La boca del justo expresará sabiduría, y su lengua proferirá juicio
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.La bocca del giusto proclama la sapienza, e la sua lingua esprime la giustizia
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.La bouche du juste annonce la sagesse, Et sa langue proclame la justice.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Miệng người công bình xưng điều khôn ngoan, Và lưỡi người nói sự chánh trực.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Miệng người công_bình xưng điều khôn_ngoan , Và lưỡi người nói sự chánh trực .
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Orang baik berbicara dengan bijaksana, ia selalu lurus dalam tutur katanya
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Pravičnega usta uče modrost in jezik njegov govori pravico.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Ústa spravedlivého mluví moudrost, a jazyk jeho vynáší soud.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Ústa spravedlivého vravia múdrosť, a jeho jazyk hovorí súd.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Usta sprawiedliwego mówią mądrość, a język jego sąd opowiada.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Vanhurskaan suu lausuu viisautta, ja hänen kielensä puhuu oikeuden sanoja.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Το στομα του δικαιου μελετα σοφιαν, και η γλωσσα αυτου λαλει κρισιν.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Устата на праведния приказва за мъдрост, И езикът ме говори правосъдие.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.פי צדיק יהגה חכמה ולשונו תדבר משפט׃
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.فم الصدّيق يلهج بالحكمة ولسانه ينطق بالحق.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.義 人 的 口 談 論 智 慧 、 他 的 舌 頭 講 說 公 平
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.義人 的 口談論 智慧 、 他 的 舌頭講說 公平
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Daca mai pui si niste faina cu miere, se intareste si nu mai curge pe langa.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Jak wymieszasz to z mąką i miodem nic ci nie skapnie.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Kalau kamu mencampur dengan beberapa tepung dan madu, bahkan tidak akan menetes ke bawah.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Se si mescola con un pò di farina e miele, non cola nemmeno .
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Si vous mixez un peu de farine et de miel, ça ne s'égoute même pas.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Wenn du Honig und Mehl dazu mischt, <br />wird es nicht tropfen.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Αν το ανακατέψεις με λίγο αλεύρι και μέλι, ούτε που θα στάζει.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.Если смешать его с мукой и медом, то оно не будет капать.
Eğer bal ve un da katarsan, damlamaz.ان اظفت له قليلا من الدقيق و و العسل لن تسيح الى اسفل
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil. Çünkü hiç durmadan bundan bahsetmeye devam edeceğim.Parce que je vais répéter ce genre de chose encore et encore.
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil. Çünkü hiç durmadan bundan bahsetmeye devam edeceğim.Wer beobachtete sie?
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil.Dacă nu a facut click, e ok.
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil.Si no has captado todo esto, está bien.
Eğer bunun kavrayışı içinize damlamadıysa önemli değil.Это нормально.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Aşa că întorcându-ne la picătura de apă, iar, gândindu-ne la univers într-un nou mod.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Donc, pour en revenir à la goutte, à nouveau, en pensant à l'univers d'une manière nouvelle.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.물방울 얘기로 다시 돌아가서 말하자면 이것은 우주에 대해서 새로운 방식으로 생각하는 거에요.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Quindi tornando alla gocciolina, di nuovo, pensando all'universo in un modo nuovo.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Si retornamos a la gota, de nuevo, pensando en el universo de una forma distinta
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Um noch einmal auf das Tröpfchen zurückzukommen, über das Universum auf eine neu Art und Weise nachzudenken.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Wracając do kropli, znowu, myślenie o wszechświecie w nowy sposób.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Возвращаясь к капле, повторюсь, мы смотрим на вселенную по-новому.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Връщаме се към капката, отново, мислейки за вселената по нов начин.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.Знову повернемося до краплі і подивимося на всесвіт по-новому.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.ואם נחזור לטיפת המים, זו שוב חשיבה חדשה על היקום.
Eğer su damlasına geri dönersek, evreni yeni şekliyle düşünmek.إذن عودة إلى القطرة، مجددا، بالتفكير حول الكون بطريقة جديدة.