Ana içeriğe geç
Sözlük

dallar ile cümle

dallar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eski çekme isteği dallarını temizleLimpa pull requests antigos
Eski çekme isteği dallarını temizleLimpia las ramas antiguas de pull requests
Eski çekme isteği dallarını temizleNettoie les branches de pull-requests terminées
Finansın diğer dallardan, özellikle diğer bilimlerden ayrıldığı yer burası.A tohle je, kde se finance skutečně odchylují od řady jiných oblastí, zejména vědeckých.
Finansın diğer dallardan, özellikle diğer bilimlerden ayrıldığı yer burası.E é aí que as finanças se diferenciam de vários outros campos, especialmente as ciências.
Finansın diğer dallardan, özellikle diğer bilimlerden ayrıldığı yer burası.I to jest miejsce , gdzie finanse naprawdę odróżniają się od innych obszarów, szczególnie od nauk.
Finansın diğer dallardan, özellikle diğer bilimlerden ayrıldığı yer burası.Ja tämä on missä rahoitus todella eroaa suuresti muista aloista, erityisesti luonnontieteistä.
Finansın diğer dallardan, özellikle diğer bilimlerden ayrıldığı yer burası.Và đây là nơi tài chính thực sự phân kỳ từ rất nhiều lĩnh vực khác, đặc biệt là các khoa học.
Finansın diğer dallardan, özellikle diğer bilimlerden ayrıldığı yer burası.Και εδώ είναι που τα χρηματοοικονομικά αποκλίνουν αρκετά από πολλά άλλα πεδία, ιδιαίτερα τις επιστήμες.
Finansın diğer dallardan, özellikle diğer bilimlerden ayrıldığı yer burası.特に科学でも使われます。 正解はありません。
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.(79:11) Горы покрылись тенью ее, и ветви ее как кедры Божии;
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.(80:11) Les montagnes étaient couvertes de son ombre, Et ses rameaux étaient comme des cèdres de Dieu;
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Berge sind mit seinem Schatten bedeckt und mit seinen Reben die Zedern Gottes.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Bjergene skjultes af dens Skygge. Guds Cedre af dens Ranker;
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Các núi bị bóng nó che phủ, Và các nhành nó giống như cây hương nam của Ðức Chúa Trời.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Các núi bị bóng nó che_phủ , Và các nhành nó giống như cây hương nam của Ðức_Chúa_Trời .
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Du röjde rum för det, och det slog rötter och uppfyllde landet.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Du ryddet op for det, og det festet sine røtter og fylte landet.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Helyet egyengettél elõtte, és gyökeret eresztett, és ellepé a földet.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Ia menaungi bukit-bukit, dan dengan cabang-cabangnya menutupi pohon-pohon aras raksasa
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.그 그늘이 산들을 가리우고 그 가지는 하나님의 백향목 같으며
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Le hai preparato il terreno, hai affondato le sue radici e ha riempito la terra
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Los montes fueron cubiertos por su sombra, y sus ramas llegaron a ser como cedros de Dios
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Munţii erau acoperiţi de umbra ei, şi ramurile ei erau ca nişte cedri ai lui Dumnezeu.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Os montes cobriram-se com a sua sombra, e os cedros de Deus com os seus ramos.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Senca njena je pokrivala gore in njene veje cedre največje.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Sinä raivasit sille sijan, ja se juurtui ja täytti maan.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Upratal si pred ním a dal si, aby zapustil svoje korene a naplnil zem.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Uprázdnil jsi mu, a učinils, aby se vkořenil, i zemi naplnil.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Uprzątnąłeś dla niej, i sprawiłeś, że się rozkorzeniła i napełniła ziemię.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Εσκεπασθησαν τα ορη υπο της σκιας αυτης, και αι αναδενδραδες αυτης ησαν ως αι υψηλαι κεδροι.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Покриха се бърдата със сянката й; И клоновете й станаха като изящните* кедри,
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.כסו הרים צלה וענפיה ארזי אל׃
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.‎غطى الجبال ظلها واغصانها ارز الله‎.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.他 的 影 子 遮 滿 了 山 、 枝 子 好 像 佳 美 的 香 柏 樹
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.他 的 影子 遮滿 了 山 、 枝子 好像 佳 美的 香柏樹
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.A bol krásny vo svojej veľkosti, v dlhokosti svojich konárov, lebo jeho koreň bol pri mnohých vodách.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Den blev stor og dejlig med lange Grene, den stod jo med Roden ved rigeligt Vand.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Era bello nella sua altezza e nell'ampiezza dei suoi rami, poiché la sua radice era presso grandi acque
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Era frumos prin mărimea lui, prin întinderea ramurilor lui; căci rădăcinile îi erau înfipte în ape mari.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Er hatte schöne, große und lange Äste; denn seine Wurzeln hatten viel Wasser.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Han var fager i sin storhet, med sine lange grener; for ved hans rot var det rikelig med vann.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.I był piękny dla wielkości swojej, i dla długości gałęzi swoich; bo korzeń jego był przy wodach obfitych.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.I byl ušlechtilý pro svou velikost, a pro dlouhost větví svých; nebo kořen jeho byl při vodách mnohých.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Kaunis se oli suuruudessaan, oksiensa pituudessa, sillä sen juuri oli runsasten vetten ääressä.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.그 뿌리가 큰 물가에 있으므로 그 나무가 크고 가지가 길어 모양이 아름다우매
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Nó là xinh tốt bởi thân nó cao , bởi tược nó dài ; vì rễ nó đâm trong chỗ nhiều nước .
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Nó là xinh tốt bởi thân nó cao, bởi tược nó dài; vì rễ nó đâm trong chỗ nhiều nước.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Och den blev skön genom sin storhet och genom sina grenars längd, där den stod med sin rot invid stora vatten.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Se hizo hermoso por su grandeza y por la extensión de su follaje, pues su raíz estaba junto a muchas aguas
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.széppé lõn magasságával, hosszan kiterjedt ágaival, mert gyökere sok víz felé [nyúlik] vala.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Он красовался высотою роста своего, длиною ветвей своих, ибо корень его был у великих вод.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.Така бе красив по големината си и по дължината на клоновете си; защото корените му бяха при много води.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.וייף בגדלו בארך דליותיו כי היה שרשו אל מים רבים׃
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.فكان جميلا في عظمته وفي طول قضبانه لان اصله كان على مياه كثيرة.
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.樹 大 條 長 、 成 為 榮 美 、 因 為 根 在 眾 水 之 旁
Güzellikte eşsizdi. Dalları giderek uzadı, Çünkü kökleri bol su alıyordu.樹大條長 、 成為榮 美 、 因 為根 在 眾水 之旁
Hamurun ilk parçası kutsalsa, tümü kutsaldır; kök kutsalsa, dallar da kutsaldır.A jestli je prvotina svätá, vtedy aj celé cesto, a jestli je koreň svätý, vtedy aj vetvi.
Hamurun ilk parçası kutsalsa, tümü kutsaldır; kök kutsalsa, dallar da kutsaldır.Če so pa prvine svete, je sveto tudi testo, in če je korenina sveta, so svete tudi veje.
Hamurun ilk parçası kutsalsa, tümü kutsaldır; kök kutsalsa, dallar da kutsaldır.제사하는 처음 익은 곡식 가루가 거룩한즉 떡덩이도 그러하고 뿌리가 거룩한즉 가지도 그러하니라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod