Ana içeriğe geç
Sözlük

dallar ile cümle

dallar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Všeč mi je to, da se različne veje znanosti imenujejo študijska področja.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Μου αρέσει η ιδέα ότι διαφορετικοί επιστημονικοί κλάδοι ονομάζονται πεδία μελέτης.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Мне очень нравится, что разные направления в науке называют полями деятельности.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.אני אוהב את הרעיון שענפים שונים במדע נקראים שדות מחקר.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.تعجبني فكرة اطلاق مصطلح المجالات الدراسية على مختلف الفروع العلمية.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.多くの人は科学を閉じた ブラックボックスみたいに考えていますが
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.A mnohí stlali svoje rúcha na cestu, a iní sekali letorasty so stromov a stlali na cestu.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.A wiele ich słali szaty swoje na drodze; drudzy zasię obcinali gałązki z drzew, i słali na drodze.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.E molti stendevano i propri mantelli sulla strada e altri delle fronde, che avevano tagliate dai campi
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Ja monet levittivät vaatteensa tielle, ja toiset lehviä, joita katkoivat kedoilta.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.많은 사람은 자기 겉옷과 다른이들은 밭에서 벤 나무가지를 길에 펴며
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mnogi pa pogrnejo oblačila svoja po cesti; a drugi steljejo mladičje, ki so ga nasekali po polju.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mnozí pak stlali roucha svá na cestě, a jiní ratolesti sekali z stromů, a metali na cestu.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Muchos tendieron sus mantos por el camino, y otros cortaban ramas de los árboles
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Muitos também estenderam pelo caminho os seus mantos, e outros, ramagens que tinham cortado nos campos.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mulţi oameni îşi aşterneau hainele pe drum, iar alţii presărau ramuri, pe cari le tăiaseră depe cîmp.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Nhiều người trải áo mình trên đàng ; lại có kẻ rải nhánh cây chặt trong đồng_ruộng .
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Nhiều người trải áo mình trên đàng; lại có kẻ rải nhánh cây chặt trong đồng ruộng.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Och många bredde ut sina mantlar på vägen, andra åter skuro av kvistar och löv på fälten och strödde på vägen.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Og mange bredte deres Klæder på Vejen, andre Kviste, som de afskare på Markerne.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Og mange bredte sine klær på veien, andre løvkvister, som de hadde hugget på markene.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.И мнозина напостлаха дрехите си по пътя, а други_— клони, като ги сечеха от нивите.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Многие же постилали одежды свои по дороге; а другие резали ветви с дерев и постилали по дороге.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Многі ж одежу свою розстилали по дорозі, инші ж гіллє різали з дерев, і встилали дорогу.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.ורבים פרשו את בגדיהם על הדרך ואחרים כרתו ענפים מן העצים וישטחו על הדרך׃
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.وكثيرون فرشوا ثيابهم في الطريق. وآخرون قطعوا اغصانا من الشجر وفرشوها في الطريق.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.有 許 多 人 、 把 衣 服 鋪 在 路 上 、 也 有 人 把 田 間 的 樹 枝 砍 下 來 、 鋪 在 路 上
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.有 許 多 人 、 把 衣服鋪 在 路上 、 也 有 人 把 田間 的 樹枝 砍下 來 、 鋪 在 路上
Bir depodaki commit, etiket ve dalların tamamını içeren bir çizelge gösterAfficher un graphique de tout les commits, tags et branches dans le dépôt entier
Bir depodaki commit, etiket ve dalların tamamını içeren bir çizelge gösterMostra il grafo di tutti i commit, tag e rami dell'intero repository
Bir depodaki commit, etiket ve dalların tamamını içeren bir çizelge gösterMuestra un gráfico de todos los commits, etiquetas y ramas en todo el repositorio
Bir depodaki commit, etiket ve dalların tamamını içeren bir çizelge gösterZeige einen Graphen von allen Commits, Tags und Branches im gesamten Repository
Bir depodaki commit, etiket ve dalların tamamını içeren bir çizelge göster在日志旁以 ASCII 图形显示整个仓库的所有提交、标签、分支
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.[ 65 MA ] Un grupo de mamíferos tomaron las ramas bajas de árboles, alimentándose de frutas y hojas.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Eén groep zoogdieren ging in de onderste takken van de bomen wonen, waar het fruit en bladeren at.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Un gruppo di mammiferi si stabilì sui rami più bassi degli alberi, nutrendosi di frutti e foglie.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Една група от бозайниците заселила ниските клони на дърветата, хранейки се с плодове и листа.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Одна группа млекопитающих использовали нижние ветви деревьев, питаясь плодами и листьями.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]קבוצה מסוימת של יונקים ניזונה מהפרות והעלים של ענפי עצים נמוכים.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]しかし、彼らの鉤爪は、樹上での能力発揮に 限界を与えた。
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Ena skupina sesalcev se je podala v nižje plasti dreves in se hranila s sadjem in listjem.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Jedna grupa ssaków zeszła na niższe gałęzie drzew, żywiąc się owocami i liśćmi.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Skupina savců se začala živit ovocem a listím z nižších větví stromů.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Um grupo de mamíferos usou os galhos mais baixos das árvores, para se alimentar de frutas e folhas.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Un grup de mamifere s-a cățărat pe ramurile joase ale copacilor, hrănindu-se cu fructe și frunze.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Μια ομάδα των θηλαστικών εποίκισε τα χαμηλότερα κλαδιά των δέντρων, όπου τρέφονταν με φρούτα και φύλλα.
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?""¿Cómo haces para que esas ramitas permanezcan en el árbol?"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"E qualcuno gli ha chiesto, "Come riesci a mantenere quei ramoscelli sull'albero?"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"És valaki megkérdezte, "Hogy éred el, hogy ezek a botok fennmaradjanak a fán?"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"Et quelqu'un lui a demandé : " Comment arrives-tu à faire tenir ces bâtons accrochés à cet arbre ? "
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"Iemand vroeg hem: 'Hoe zorg je ervoor, dat die stokjes op de boom blijven zitten?'
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"누군가가 이 학생에게 "어떻게 그 나무 조각들을 나무에 붙어있게 만들었어?" 라고 물어봤는데,
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"Ktoś zapytał: "Jak to robisz, że patyki trzymają się drzewa?".
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"Någon frågade honom, "Hur får du de där pinnarna att stanna kvar på trädet?"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"Și l-a întrebat cineva "Cum faci ca bețele să rămână pe copac?"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"Và có người hỏi anh ta "Làm cách nào anh làm cho mấy cành cây đó giữ nguyên trên cái cây?"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?""Wie hast du diese Zweige dazu bekommen, dass sie an dem Baum bleiben?"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?""Πώς κατάφερες να βάλεις αυτά τα ξύλα να μείνουν πάνω στο δέντρο;"
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?"И някой го попита: А той отвърна:
Biri ona sordu, "O dalların ağaçta durmasını nasıl sağladın?""Как ты сделал так, чтобы эти палочки держались на дереве?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod