Ana içeriğe geç
Sözlük

dalgaları ile cümle

dalgaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İkinci büyük zorluk da beyin dalgalarını ölçmek için kullanılan alet.اما التحدي الثاني فهو الجهاز الذي سوف يراقب تلك الموجات الدماغية
İkinci büyük zorluk da beyin dalgalarını ölçmek için kullanılan alet.脳波を観察するための装置です 脳波測定には通常
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.In Großbritannien schützt das Themse-Sperrwerk London vor der Sturmflut.
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.In het Verenigd Koninkrijk, beschermt de Thames Barrier Londen tegen stormvloed.
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.No Reino Unido, a Barreira do Tamisa protege Londres das vagas das tempestades.
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Ở Anh, đập Themes giúp bảo vệ thành phố London trước những cơn bão biển.
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Vo Veľkej Británii temžská bariéra chráni Londýn pred prívalmi vody.
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Στο Ηνωμένο Βασίλειο το Φράγμα του Τάμεση προστατεύει το Λονδίνο από πλημμύρες λόγω καταιγίδας.
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Бариерата на Темза защитава Лондон от бури.
İp örneğinde boyuna dalga ses örneğinde enine dalgaları gördük.Pode ser um erro na densidade das moléculas do ar, se temos uma onda sonora. E isto é.
İp örneğinde boyuna dalga ses örneğinde enine dalgaları gördük.זאת יכולה להיות הפרעה רוחבית, כמו בחבל, היא יכולה להיות הפרעה בצפיפות של מולקולות
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzDe la lumière s'échappe, va sur la table, et vous commencez à voir cette ondulation.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzEen deel van het licht lekt weg, valt op de tafel, en je ziet deze rimpelingen van golven.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzEin Teil des Lichts dringt nach außen auf den Tisch und Sie sehen diese Ausbreitung der Wellen.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzEn del av ljuset hamnar på bordet och man börjar se de här vågmönstrena.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruz그 중 일부는 밖으로 새어나가 탁자위로 흩어지기도 하죠. 여러분들은 여기 물결과 같은 파동을 보실 수 있습니다.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzMột chút ánh sáng rò rỉ di chuyển trên bàn, Và các bạn bắt đầu thấy các gợn sóng.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzNekaj svetlobe uide ven in gre na mizo, zato opazite to valovanje.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzNoget af lyset lækker, kommer på bordet, og man begynder at se disse krusning af bølger.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzO parte din lumină scapă, ajunge pe masă și începi să vezi aceste unde de lumină.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzParte de la luz se fuga, va a la mesa, y empezamos a ver estas ondulaciones.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzSebagian cahaya itu keluar ke meja dan Anda mulai melihat riak gelombang ini.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzTrochę światła ulatuje, spada na stół, i widać takie małe fale.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzUn po" di luce si spande sul tavolo, e si iniziano a vedere questi guizzi di onde.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzValamennyi kijut a fényből az asztalra, és meglátjuk ezeket a fodros hullámokat.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzЧаст от светлината се процежда, минава върху масата, и започвате да виждате тези вълнички.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzЧасть света просачивается на поверхность стола, и мы видим некую волнистую рябь.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzחלק מהאור בורח ומתפזר על השולחן, ואתם מתחילים לראות את הגלים הללו.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzيتسرب بعض من الضوء ويسير على الطاولة وتبدأ في رؤية هذه التموجات الضوئية.
Işığın bir kısmı dışarıya, masaya siziyor, ve yayınlan dalgaları görmeye başlıyoruzそしてさざ波のようなものも見えます 最終的に大半の光子がキャップに到達して
Işık dalgaları enerjiyi sadece paketler halinde taşır.Die Messdaten führten ihn zu einem neuen physikalischen Gesetz: Licht transportiert Energie in Paketen.
Işık dalgaları enerjiyi sadece paketler halinde taşır.الموجات الضوئية تحمل الطاقة على شكل حزم فقط؛ حيث الضوء عالي التردد يتكون من
Işık dalgaları ile çocuklar arasındaki fark, gerçekte bir odaya sonsuz çocuk dolduramazsınız.Diferența dintre radiația luminoasă și copii este că nu poate exista o infinitate de copii într-o cameră.
Işık dalgaları ile çocuklar arasındaki fark, gerçekte bir odaya sonsuz çocuk dolduramazsınız.La differenza tra le onde di luce e i bambini è che non puoi realmente avere infiniti bambini in una stanza.
Işık dalgaları ile çocuklar arasındaki fark, gerçekte bir odaya sonsuz çocuk dolduramazsınız.الفارق بين موجات الضوء والاطفال هو أنه في الواقع، لا يمكنك أن تجمع مالانهاية من الأطفال في غرفة.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Az adattovábbítás egyik módja az elektromágneses hullámok -- közelebbről rádióhullámok.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Brezžične podatke prenašamo s pomočjo elektromagnetnega valovanja -- še posebej, radijskih valov.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Cách mà chúng ta truyền dữ liệu vô tuyến là bằng cách sử dụng sóng điện từ -- cụ thể là sóng radio.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Kita mengirimkan data nirkabel dengan gelombang elektromagnetik -- khususnya, gelombang radio.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.우리가 무선 데이터를 전송하는 방식은 전기자파의 사용에 의한 것, 특히, 전파에 의한것이죠.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Måden hvorpå vi sender trådløs data er ved at bruge elektromagnetiske bølger -- i særdeleshed radiobølger.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Přenášíme data prostřednictvím elektromagnetických vln -- konkrétně jde o rádiové vlny.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Przekazujemy dane bezprzewodowo za pomocą fal elektromagnetycznych -- a w szczególności fal radiowych.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Spôsob, akým bezdrôtovo prenášame dáta, je použitím elektromagnetických vĺn, najmä rádiových vĺn.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Transmitimos dados sem fios usando ondas eletromagnéticas, em particular, ondas de rádio.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Trasmettiamo i dati senza fili con onde elettromagnetiche -- in particolare onde radio.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.We zenden draadloze data uit met behulp van elektromagnetische golven - om precies te zijn, radiogolven.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Wir übertragen Daten drahtlos über elektromagnetische Wellen - genauer gesagt Radiowellen.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Для бездротової передачі даних використовують електромагнітні хвилі -- зокрема, радіохвилі.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Мы передаем беспроводные данные используя электромагнитные волны, в частности, радиоволны.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.Начинът, по който пренасяме безжични данни е с помощта на електромагнитни вълни -- по-специално, радиовълни.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.הדרך בה אנחנו משדרים מידע אלחוטי היא על ידי גלים אלקטרומגנטיים -- בעיקר, גלי רדיו.
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.الطريقة التي نبث بها البيانات اللاسلكية هي باستخدام الموجات الكهرومغنطيسية بالتحديد ,موجات الراديو
Kablosuz veriyi elektromanyetik dalgalarla transfer ediyoruz -- özellikle, radyo dalgalarıyla.特に電波を使っています 電波には制限があります
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Ils explorent les niveaux de densité du sang et vous les renvoient de manière sonore.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Odczytują poziomy gęstości krwi i informują o nich dźwiękowo.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Sie messen den Grad der Blutdichte und geben Ihnen die Werte akustisch wieder.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Вони вимірюють рівень густини крові в мозку і акустично реагують на результати вимірів.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Они замеряют уровень густоты крови в мозге и акустически реагируют на результат замера.
Kan yoğunluğu seviyelerini tespit ediyorlar. Ve ses dalgalarıyla geriye rapor ediyorlar.Те записват нивата на плътност на кръвта и ги отчитат обратно под формата на звук.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod