Ana içeriğe geç
Sözlük

dalgaları ile cümle

dalgaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dikkat bozukluğu olan çocuklarda az oranda beta dalgalari ve yuksek oranda theta dalgalari bulunur.シータ状態の割合が高いのです 集中した脳の状態を奨励する アプリケーションがあれば
Dikkate alacağımız diğer örnekler. İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.W Wielkiej Brytanii zbudowano zaporę na Tamizie, która chroni Londyn przed falami sztormowymi.
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiBeleidsintegratie en bewustmaking van het grote publiek
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiDirekta länkar: Ökning av värmeböljor, förändring av sjukdomar och luftkvalitet
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiFenologiset muutokset, tulokaslajit, valunnan muutokset
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiIntegrace politik a zvyšující se povědomí veřejnosti zvýšené vlny veder, změna v onemocněních, kvalitě ovzduší
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiLegături directe: creşterea valurilor de căldură, schimbarea tipurilor de boli, calitatea aerului
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiNeposredne povezave:fenološke spremembe, invazivne vrste, spremenjeni rečni režimi
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiPośrednie powiązania:
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiSystémové príčiny prepojené zdroje často globálne
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiVínculos directos: Cambio en las condiciones de crecimiento de la biomasa
Doğrudan ilişkiler:Sıcaklık dalgalarındaki artış, hastalıklardaki değişme, hava kalitesiДифузен директни връзки:промяна в условията на растеж на биомасата
Dolayısıyla Gulf Stream'deki manyetik alanları inceliyorlar. Balıklar bu manyetik dalgaları takip ediyor.Така изследвали магнитния поток под Гълфстрийм, който рибите следват.
Ekranda, sadece beyin dalgalarıyla diğer odadaki protez kolu hareket ettirmeyi başardığını gördü.스크린을 보면서 오직 자신의 뇌파를 가지고, 다른 방에 있는 인공 팔을 움직일 수 있게 되었는 데 --
Ekranda, sadece beyin dalgalarıyla diğer odadaki protez kolu hareket ettirmeyi başardığını gördü.וכשהיא מביטה במסך, יכלה להזיז את הזרוע התותבת שבחדר השני באמצעות גלי המוח שלה בלבד --
Ekranda, sadece beyin dalgalarıyla diğer odadaki protez kolu hareket ettirmeyi başardığını gördü.وبدأت وبالتحديق في الشاشة، استطاعت تحريك الذراع الإصطناعية في الغرفة الأخرى فقط عن طريق أمواجها الدماغية --
Ekranda, sadece beyin dalgalarıyla diğer odadaki protez kolu hareket ettirmeyi başardığını gördü.別の部屋にある義手を 脳波だけで操作するようになりました つまりそのサルは
Elektronlara daha fazla enerji isik dalgalari veya elektromagnetik dalgalar ile verilerbilir.그것은 전자들이 더 많은 에너지를 갖게 되면, 그 에너지는 전자에게 주어진 에너지는 주로 빛의 형태이거나 또는 전자기파의 형태로 주어집니다.
Evet öyle. Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.Kleur is de maat van de frequentie van de lichtgolven.
Evet öyle. Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.그래요. '색'은 빛의 파동이 얼마나 빨리 물결치는지 측정한 것과 마찬가지입니다.
Evet öyle. Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.Это правильно, потому что свет — это не что иное, как измерение скорости колебания световых волн.
Evet öyle. Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.זה נכון. צבע הוא לא יותר ממידה לכמה מהר האור מתנודד מולנו.
Evet öyle. Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.هذا صحيح. اللون ليس أكثر من مقياس لمدى سرعة تموج موجات الضوء.
Evet öyle. Renk, ışık dalgalarının ne hızda dalgalandığının ölçümünden başka bir şey değil.鋭い眼を持っていたら この周期的な動きを 実際に観察できるかもしれません
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.A frekvencia idegen nyelven gyakoriságot jelent: a hullámok gyakoriságát.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.A frequência, como o nome sugere, diz-nos quão frequente as ondas são.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Częstotliwość, jak nazwa wskazuje, mówi nam o częstotliwości występowania fali.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.De golffrequentie, de naam zegt het zelf: hoe frequent de golven elkaar opvolgen.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Frecvenţa, aşa cum îi spune şi numele, ne spune cât sunt de frecvente undele.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.진동수는 말 그대로 파동이 얼마나 자주 나타나는지를 말하는 용어입니다.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.La frecuencia, como sugiere su nombre, indica cuán frecuentes son las ondas.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.La fréquence, comme son nom l'indique, vous indique la fréquence des vagues.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.La frequenza, come suggerisce il nome, vi dice quanto frequenti sono le onde.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Tần suất, đúng như tên gọi, cho bạn biết mật độ của các làn sóng.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Οπως λέει το όνομα, η συχνότητα αναφέρει πόσο συχνά είναι τα κύματα.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Частота, як видно з назви, показує вам, як часто коливаються хвилі.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.Честота, както името предполага, ви казва, колко начесто са вълните.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.תדירות, כמו שהשם מציע, אומרת לכם כמה תכוף הגל.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.يخبرك التردد، كما يوحي الإسم، بمدى تردد الموجات.
Frekans, ismin de söylediği üzere, dalgaların ne sıklıkta olduğunu söyler.一秒間に何回波が繰り返されるかです
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarGalapagos fierbe înăbuşit constant, chiar şi sub valuri.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarGalapagos luôn sôi sục, ngay cả dưới lòng đại dương
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarGalapágy neustále vřou, dokonce i pod vlnami.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarΤα Γκαλαπάγκος σοβούν διαρκώς, ακόμα και κάτω απ'τα κύματα.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarВода на Галапагосах постоянно кипит, даже у самого дна.
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarגאלאפאגוס על סף נקודת רתיחה .באופן קבוע .אפילו מתחת לגלים
Galapagos dalgaların altında bile durmadan kaynarغالاباغوس تهيج بشكل ثابت حتى تحت الموجات
Gelecek videoda periyodik dalgaların özelliklerine bakacağız.Proto oběma těmto jevům říkáme vlnění. Ale už toho necháme.
Gelecek videoda periyodik dalgaların özelliklerine bakacağız.Und im nächsten Video reden wir ein bisschen mehr über die Eigenschaften von periodischen Wellen.
Gelecek videoda periyodik dalgaların özelliklerine bakacağız.בסירטון הבא, נדבר הרבה על התכונות של גלים מחזוריים.
Gezegen radyo dalgalarını yoğun biçimde emmeye başladı-- bütün TV ve cep telefonları ve radar transmisyonları.지구는 강력한 전자파를 내뿜게 되었습니다. 그것들은 모두 텔레비전, 휴대전화를 통해서 또 레이더 통신 과정에서
Gezegen radyo dalgalarını yoğun biçimde emmeye başladı-- bütün TV ve cep telefonları ve radar transmisyonları.Planeten blev en stark källa av radiosignaler -- den totala mängden av alla TV-, telefon- och radarsändningar.
Gezegen radyo dalgalarını yoğun biçimde emmeye başladı-- bütün TV ve cep telefonları ve radar transmisyonları.Planet ini menjadi pemancar banyak gelombang radio -- hasil dari siaran TV dan ponsel dan transmisi radar.
Gezegen radyo dalgalarını yoğun biçimde emmeye başladı-- bütün TV ve cep telefonları ve radar transmisyonları.Trái đất phát ra sóng radio cường độ mạnh- từ TV, điện thoại di động, và bộ truyền radar.
Gezegen radyo dalgalarını yoğun biçimde emmeye başladı-- bütün TV ve cep telefonları ve radar transmisyonları.הכוכב הפך למקור אדיר של גלי רדיו -- הפליטה הכוללת של כל משדרי הטלויזיה והסלולוי
Gezegen radyo dalgalarını yoğun biçimde emmeye başladı-- bütün TV ve cep telefonları ve radar transmisyonları.أصبح الكوكب باعثًا كثيفًا لأمواج الراديو -- وهي النتاج الإجمالي لجميع عمليات الإرسال الخاصة بأجهزة التليفزيون
Gezegen radyo dalgalarını yoğun biçimde emmeye başladı-- bütün TV ve cep telefonları ve radar transmisyonları.さらにはレーダから発信される 電波の強度が強くなりました それだけでなく
GL kullanarak, dönen bir telkafes ızgarası üzerinde tarama dalgaları çizer. Yazar Josiah Pease.Desenha um conjunto de ondas numa grelha de modelo de arames a rodar. Feito por Josiah Pease; 2000.
GL kullanarak, dönen bir telkafes ızgarası üzerinde tarama dalgaları çizer. Yazar Josiah Pease.Dessine des ondulations sur une grille tournante de fil de fer, en utilisant openGL. Écrit par Josiah Pease.
GL kullanarak, dönen bir telkafes ızgarası üzerinde tarama dalgaları çizer. Yazar Josiah Pease.Dibuja olas rizadas sobre una rejilla de alambre que rota. Escrito por Josiah Pease; 2000.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dalgaları ile cümle - Sayfa 14 - dalgaları kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App