Benimle dalga mı geçiyorsun?!Are you freaking kidding me?!
Altın fiyatı günlük olarak dalgalanır.The price of gold fluctuates daily.
Plajdaki dalgaların sesini duyabiliyor musun?Can you hear the noise of the waves on the beach?
Bir soğuk hava dalgası Avrupa'yı vurdu.A cold spell gripped Europe.
Bir soğuk hava dalgası Japonya üzerinden geçti.A cold wave passed over Japan.
Yeni bir mikro dalga fırın almamızın zamanı geldi de geçti.It is about time we bought a new microwave oven.
O gün, Japon bayrakları dalgalanıyordu.On that day, Japanese flags were flying.
Deprem büyük bir deniz dalgası yarattı.The earthquake created a tremendous sea wave.
Gemi dalgaların elinde sürükleniyordu.The ship was drifting at the mercy of the waves.
Gemi dalgaların elindeydi.The ship was at the mercy of the waves.
Gemi bir Amerikan bayrağı dalgalandırıyordu.The ship was flying the American flag.
Birçok kişi bu alana vuran soğuk hava dalgasında öldü.Quite a few people were killed on the cold wave that hit this area.
Bir soğuk hava dalgası bu bölgeyi vurdu.A cold wave hit this district.
Annem onlarla dalga geçtiğim için beni azarladı.Mom scolded me for making fun of them.
"Ara sıra onu boşamayı düşünüyorum." "Dalga geçiyor olmalısın!""Now and then I think of divorcing him." "You must be kidding!"
Işık dalgaları uzayda ve farklı türde malzemelerde yolculuk ederler.Light waves travel through space and various kinds of materials.
Işık ve ses dalgalar halinde iletilir.Light and sound travel in waves.
Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.It is not good to ridicule him in public.
Bugün plajda dalgamıza bakalım.Let's take it easy at the beach today.
Dalgalar bugün yüksek.The waves are high today.
Tekne dalgalı denizde şiddetle sallandı.The little boat bobbed on the rough sea.
Tüketici fiyat endeksi çılgınca dalgalanıyor.The consumer price index has been fluctuating wildly.
Benimle dalga geçme!Don't pull my leg!
Dalga mı geçiyorsun?Are you kidding?
Ben emekli oldum ve bir süre dalgama bakacağım.I've retired and I'm going to take it easy for a while.
Büyük bir dalga adamı bottan attı.A big wave swept the man off the boat.
Japon bayrakları dalgalanıyordu.Japanese flags were flying.
Dalgalar tekneyi yuttu.The waves swallowed up the boat.
Dalgalar yüksek.The waves are high.
Dalgalar yükseliyor.The waves are rising.
Dalgalar sakinleşiyor.The waves are subsiding.
Dalgalar kayalarda kırılıyor.Waves are breaking against the rocks.
Dalgalar tarafından kıyıdan denize doğru sürüklendi.He was carried by the waves away from the shore and out to sea.
Onlar onunla dalga geçti.They made fun of him.
Onunla dalga geçme.Don't make sport of her.
Dalga geçiyorsun!You're kidding!
Dalga geçmeyin.Stop joking around.
Adanın bir kısmı çok büyük dalgalar tarafından tahrip edildi.A portion of the island was destroyed by the massive waves.
Japon takımadaları korkunç bir sıcak hava dalgası ile vuruldu.The Japanese archipelago is struck by a terrible heat wave.
Komşumun oğlu, bugün okulda kızımla dalga geçti.My neighbor's son made fun of my daughter today at school.
O bir kısa dalga radyo istasyonu dinliyor.He listens to a short wave radio station.
Garip aksanı yüzünden okuldaki diğer çocuklar onunla dalga geçti.The other kids at school made fun of him because of his strange accent.
Dalga geçmiyorum.I'm not kidding.
O sadece seninle dalga geçiyor.He's just kidding you.
Ya benimle dalga geçiyorsun ya da benimle alay ediyorsun.Either you are teasing me or you are making fun of me.
Benimle dalga geçme.Don't kid me!
Kulak yolu ses dalgalarını kulak zarına iletir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Kulak kanalı, kulak zarına ses dalgaları gönderir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Benimle dalga mı geçiyorsun?Are you pulling my leg?
Birleşmiş Milletler merkezinde dünya bayrakları gururla dalgalanıyor.Flags of the world fly proudly at the United Nations headquarters.
Büyük dalgalarda yüzmeye korkuyor.She's afraid to swim in large waves.
İnsan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Tsunami dalgalarının on metre ya da daha az olacağı beklenmektedir.It is expected that the tsunami surge will be ten meters or less.
Biz amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.We're in the second week of an unrelenting heat wave.
Tom Mary'nin aksanıyla dalga geçti.Tom made fun of Mary's accent.
Havaideki plajlar büyük dalgalarıyla ünlüdür.Beaches in Hawaii are famous for their large waves.
Fransızlar Belçikalılarla dalga geçmeyi sever.The French like to make fun of Belgians.
Benimle dalga geçiyorsun.You're pulling my leg.
Bazı insanlar durumumla dalga geçtiler.Some people made fun of my situation.
O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.He got fired for slacking off at work.