dalan ile cümle

dalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'un plakası çalınıp, soygun için dükkana dalan arabada kullanılmış.Tom's number plates were stolen and used in a ram raid.
Daland'in evinde bir grup genç kız hem yün iplik eğirmekte hem de şarkı söylemektedirler.A group of local girls are singing and spinning in Daland's house.
Söyleyebilir hissediyorum onlardır yok ama - Ah, ben umutsuzluğa dalan oldu.Which none but they that feel can tell-- Oh, I was plunging to despair.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.We need deep-diving subs, new technologies to explore the ocean.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.But shun empty chatter, for it will go further in ungodliness,
Boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara.Penetrating deep into the armies,
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.Penetrating deep into the armies,
"Batıla dalanlarla biz de dalardık."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:Penetrating deep into the armies,
Sizden, ileri geçip itaat edenleri ve geri kalıp isyana dalanları.Whoever of you desires to progress or lag behind.
Ve boş laflarla azgınlığa dalanlarla biz de dalardık.And plunged into useless things with those who were obstinate,
Derken düşman topluluğunun ta ortasına dalanlara.Penetrating deep into the armies,
"Boş lakırdılara dalanlarla dalar giderdik."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Derken, onunla bir topluluğun ortasına dalanlara ki,Penetrating deep into the armies,
(Onları dinlemeyip) günaha dalanların ise cezalarını hakkıyla vermişizdir.Then We retributed those who were sinful.
(Batıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,And plunged into useless things with those who were obstinate,
Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.None denies it but the sinful transgressors.
"Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki,Penetrating deep into the armies,
Batıl sözlere dalanlarla beraber biz de dalardık.And plunged into useless things with those who were obstinate,
Derken düşman kuvvetinin ortasına dalan atların hakkı için ki:Penetrating deep into the armies,
"Biz, boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Ve topluluğun içine dalanlara ki;Penetrating deep into the armies,
De ki, "Sapıklığa dalanlara Rahman bir süre verir.Say: 'Whosoever is in error, let the All-merciful prolong his term for him!
Ve kitap hakkında ihtilâfa dalanlar, haktan pek uzağa düşmüşlerdir.And verily, those who disputed as regards the Book are far away in opposition.
Kendisi için denize dalan ve bundan başka işler yapan bazı şeytanları da emrine vermiştik.And of the devils were some that dived for him, and performed other, lesser tasks.
Onlardır pek uzak bir sapıklığa dalanlar.They have gone far astray.
Dalanzadgadmongolia. kgmDalanzadgad
Dalanistes'ten daha küçüktür, daha zarif azı dişleri ve küçük azı dişleri vardır.It is smaller than, has more gracile premolars and molars than Dalanistes.
Alarma geçerek, onu görmek için yolda uykuya dalan Dan ile temasa geçer.Alarmed, she contacts Dan, who falls asleep en route to see her.
"Gitti hasta Türkan, geldi bombacı Dalan"."El policía dijo 'cuidado con ese agujero, es donde estuvo la bomba'.
Daland'in evinde bir grup genç kız hem yün iplik eğirmekte hem de şarkı söylemektedirler.Un grupo de chicas locales están cantando e hilando en la casa de Daland.
En sevdiği atını yangından kurtarmak için ahıra dalan Baron bir daha oradan çıkamaz.Durante i lavori per la loro rimozione il cavallo preferito dallo zar morì improvvisamente.
Victoria Londra'sının büyülü dünyasına dalan Tessa Gray, sonunda gölgeavcılarının yanında güvene kavuşmuştur.No submundo mágico da Londres Vitoriana, Tessa Gray encontra a segurança com os Caçadores de Sombras.
Daland denizden yabancı ile birlikte gelir.Inderdaad arriveert Daland daarna met de vreemdeling.
Daland yabancı kaptanı ziyaret eder.Daland wdaje się w rozmowę z tajemniczym żeglarzem.
Daland yabancı kaptanı ziyaret eder.I sällskap med Daland kommer en främmande man.
Daland denizden yabancı ile birlikte gelir.Daland kommer med den fremmede.
Daland'ın tayfaları da korkup ayrılırlar.アクト団の恐竜たちも彼女を恐れている。
Ve Redd üyeleri, hastanede uzun bir uykuya dalan Gizem'in yanına giderler.黑仔前去醫院探望小傑,遇到正在醫院散德行的冉沛。
Daland'ın tayfaları da korkup ayrılırlar.אנשיו של דאלאנד נבהלים מרוחות הרפאים.
Daland denizden yabancı ile birlikte gelir.Daland on võõra suhtes külalislahke.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Ale obecným a prázdnym rečiam vyhni. Lebo ešte väčšmi pokročia v bezbožnosti,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.A świeckim próżnomównościom czyń wstręt; albowiem postępują ku większej niepobożności.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.A szentségtelen üres lármákat pedig kerüld, mert mind nagyobb istentelenségre növekednek.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Bezbožných pak těch křiků daremních varuj se, neboť velmi rozmnožují bezbožnost,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Des ungeistlichen, losen Geschwätzes entschlage dich; denn es hilft viel zum ungöttlichen Wesen,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Evita le chiacchiere profane, perché esse tendono a far crescere sempre più nell'empietà
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.망령되고 헛된 말을 버리라 저희는 경건치 아니함에 점점 나아가나니
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Mas evita as conversas vãs e profanas; porque os que delas usam passarão a impiedade ainda maior,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men hold dig fra den vanhellige, tomme Snak; thi sådanne ville stedse gå videre i Ugudelighed,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men hold dig fra det vanhellige tomme snakk! for de går alltid videre i ugudelighet,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Men undfly oandligt och tomt prat. Ty de som befatta sig med sådant komma att gå allt längre i ogudaktighet,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Pero evita las profanas y vanas palabrerías, porque conducirán más y más a la impiedad
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Posvetnega govoričenja pa se ogiblji; zakaj vedno bolj bodo napredovali v brezbožnosti,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Vermijd onzinnige discussies, waardoor mensen hun ondergang tegemoet gaan.
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Τας δε βεβηλους ματαιοφωνιας φευγε διοτι θελουσι προχωρησει εις πλειοτεραν ασεβειαν,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.А непотребного пустословия удаляйся; ибо они еще более будут преуспевать в нечестии,
Bayağı, boş sözlerden sakın. Çünkü bunlara dalanlar tanrısızlıkta daha da ileri gidecekler.Від скверного марнословия оддаляй ся; більше бо та більш (такі) розводять безбожність,

İlgili Sayfalar