dalıyor ile cümle
dalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Perché entra in tutti i generi di folli reami.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Porque incursiona en todo tipo de locuras.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Porque isto insere-se em todos os tipos de domínios alucinantes.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Want het raakt aan allerlei gekke gebieden.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Weil er in allen möglichen verrückten Bereichen mitmischt.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Защото тя се преобразува във всички възможни различни сфери.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Потому что она о разных очень странных планах реальности.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.כי הוא נכנס לתוך כל מיני ממלכות מטורפות.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.لانها تتداخل بأشكال مختلفة من العوالم المجنونة.
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.入っていくから。 簡単に言うとこの曲は
Değil mi? Onları alıyoruz, donduruyoruz ve uykuya dalıyorlar.Apanhamo-las, colocamo-las no frigorífico e elas adormecem.
Geceleri bebek düzerek mi uykuya dalıyorsunuz?Dan saya yakin Anda tidur seperti bayi sialan di malam hari, bukan?
Geceleri bebek düzerek mi uykuya dalıyorsunuz?Обзалагам се, че спите спокойно, нали?
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.(142:5) Вспоминаю дни древние, размышляю о всех делах Твоих, рассуждаю о делах рук Твоих.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Ich gedenke an die vorigen Zeiten; ich rede von allen deinen Taten und sage von den Werken deiner Hände.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Jag tänker på forna dagar, jag begrundar alla dina gärningar, dina händers verk eftersinnar jag.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Jeg kommer fordums Dage i Hu, tænker på alle dine Gerninger, grunder på dine Hænders Værk.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Jeg kommer fordums dager i hu, jeg tenker på alt ditt verk, jeg grunder på dine henders gjerning.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.내가 옛날을 기억하고 주의 모든 행하신 것을 묵상하며 주의 손의 행사를 생각하고
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Kuingat hari-hari yang lalu; kupikirkan segala perbuatan-Mu, kurenungkan semua karya-Mu
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Lembro-me dos dias antigos; considero todos os teus feitos; medito na obra das tuas mãos.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Me acuerdo de los días de antaño, medito en todos tus hechos y reflexiono en las obras de tus manos
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Megemlékezem a régi idõkrõl, elgondolom minden te dolgodat; kezed munkáiról elmélkedem.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Mi-aduc aminte de zilele de odinioară, mă gîndesc la toate lucrările Tale, cuget la lucrarea mînilor Tale.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Minä muistelen muinaisia päiviä, tutkistelen kaikkia sinun töitäsi ja ajattelen sinun kättesi tekoja.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Ricordo i giorni antichi, ripenso a tutte le tue opere, medito sui tuoi prodigi
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Rozpomínaje se na dny předešlé, a rozvažuje všecky skutky tvé, a dílo rukou tvých rozjímaje,
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Rozpomínam sa na predošlé dni; rozmýšľam o všetkých tvojich skutkoch; rozjímam o diele tvojich rúk.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Spominjam se dni nekdanjih, premišljujem vse delo tvoje, dejanje tvojih rok preudarjam.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Tôi nhớ lại các ngày xưa, Tưởng đến mọi việc Chúa đã làm, Và suy gẫm công việc của tay Chúa.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Tôi nhớ lại các ngày_xưa , Tưởng đến mọi việc Chúa đã làm , Và suy_gẫm công_việc của tay Chúa .
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Wspominam sobie dni dawne, i rozmyślam o wszystkich sprawach twoich, i uczynki rąk twoich rozbieram.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Ενθυμουμαι τας αρχαιας ημερας διαλογιζομαι παντα τα εργα σου μελετω εις τα ποιηματα των χειρων σου.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.Спомням си древните дни, Размишлявам за всичките Твои дела, Поучавам се в творенията на ръцете Ти.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.זכרתי ימים מקדם הגיתי בכל פעלך במעשה ידיך אשוחח׃
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.تذكرت ايام القدم لهجت بكل اعمالك بصنائع يديك اتأمل.
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.我 追 想 古 時 之 日 、 思 想 你 的 一 切 作 為 、 默 念 你 手 的 工 作
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.我 追想 古 時 之 日 、 思想 你 的 一切 作為 、 默念 你 手 的 工作
Hala sorf yapiyorum, yelkenliyle dunyayi geziyorum. Tupsuz daliyorum.전 아직도 세상을 헤쳐나가요.
Hala sorf yapiyorum, yelkenliyle dunyayi geziyorum. Tupsuz daliyorum.Wciąż serfuję, żegluję, uprawiam freediving
Hala sorf yapiyorum, yelkenliyle dunyayi geziyorum. Tupsuz daliyorum.Защото всички ние сме по някакъв начин инвалиди на тази планета.
Hala sorf yapiyorum, yelkenliyle dunyayi geziyorum. Tupsuz daliyorum.במשך 200 אלפי שנים בלבד
Hala sorf yapiyorum, yelkenliyle dunyayi geziyorum. Tupsuz daliyorum.لا زلت أتزلج على الأمواج.أبحر في العالم. أغطس حرا.
Hala sorf yapiyorum, yelkenliyle dunyayi geziyorum. Tupsuz daliyorum.みんな 僕にはそんなこと無理だと言った
İp şimdi bende ve dalıyorum.Ik heb nu het touw, ik duik naar beneden, en ik probeer de aandacht te trekken van de dolfijn.
İp şimdi bende ve dalıyorum.밧줄을 받은 저는 잠수해서
İp şimdi bende ve dalıyorum.אז יש לי את החבל, אני צוללת,
İp şimdi bende ve dalıyorum.فقد حصلت على حبل وأنا أغوص الآن
İp şimdi bende ve dalıyorum.イルカの注意を引こうとしているのです
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Ci estraniamo dal nostro dolore o dal fantasticare e ci tuffiamo nei nostri telefoni.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Kivonjuk magunkat a gyászból, vagy az ábrándozásból, és a telefonunkhoz fordulunk.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.사람들은 애통하거나 묵념하는 대신 전화기를 집어듭니다.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Ne scoatem din tristeţea sau din reveria noastră şi ne concentrăm pe telefoanele noastre.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Nós alienámo-nos da nossa dor ou dos nossos devaneios e vamos para os nossos telefones.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Nos apartamos de nuestro duelo o nuestra fantasía para meternos en nuestros teléfonos.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Nous nous soustrayons à notre chagrin ou à notre rêverie et nous nous plongeons dans nos téléphones.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Odchodzimy od żalu i powagi Odchodzimy od żalu i powagi do naszych telefonów.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Oddelíme sa od nášho smútku, či spomienok a ponoríme sa do našich mobilov.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Odlučujeme sami sebe od našeho žalu nebo snění a noříme se do našich telefonů.
Kendimizi acılarımızdan ve derin düşüncelerimizden çekip telefonlarımıza dalıyoruz.Siirrämme itsemme surumme tai haaveidemme ulkopuolelle ja siirrymme puhelimiimme.
İlgili Sayfalar