dakikanın ile cümle
dakikanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bir saniye dakikanın altmışta biridir.A second is a sixtieth part of a minute.
Otuz dakikanın üzerinde bekletildim.I was made to wait for over 30 minutes.
Konserdeki her dakikanın arkasında bir saatlik sıkı çalışma var.Behind every minute of concert time there is one hour of hard practice.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.In 1970 he also became the first person to swim 1,500 meters under 16 minutes.
Uzunluğu 10 dakikanın üzerinde olan şarkılar varsayılan olarak "Sadece Albüm" Şarkılardır.Songs above 10 minutes in length are by default Album Only songs.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Our average response time today went down to less than three minutes in Israel.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.No air for 5 minutes is brain damage and over 10 minutes is death.
Sizce bu videoyu bir dakikanın altında yapabilir miyim?You guys think I can do this video in under one minute?
Bir dakikanın altında yaptık mı?Did we make it under a minute?
Yani bu 52 dakikanın içinde toplam sekiz dakika nefes alıyorsunuz.Out of 52 minutes, you're only breathing for eight minutes.
Hayatta kalmış olduğum ve burda olduğum için ve bu beş dakikanın sonu olduğundan, benBut since I survived and I'm here, and since this is the end of the five minutes, I will --
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Er war der erste Schwimmer, der die 1500 m Freistil unter 15 Minuten schwamm.
90 dakikanın berabere tamamlanması halinde direkt olarak penaltı vuruşlarına geçilir.Bereits 90 Minuten nach Auftragseingang ist eine Bestellung versandfertig.
90 dakikanın berabere tamamlanması halinde direkt olarak penaltı vuruşlarına geçilir.In caso di parità al 90' si va direttamente ai calci di rigore.
1989 yılında 100 metre sırtüstünde 1 dakikanın altında yüzen ilk ve tek Türk yüzücüsü oldu.Był pierwszym polskim pływakiem który przepłynął 100 m stylem dowolnym w czasie poniżej jednej minuty.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA räknar dubbelalbum mot certifikat två gånger om speltiden är över 100 minuter.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Byl prvním člověkem, který zaplaval 1500 metrů pod 18 minut.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Alus lensi aluksi vaakasuorasti 1 500 m/s Kuun yllä.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA laskee yli 100 minuuttiset albumit kahteen kertaan.
Süper çevikliği sayesinde 1 mili (2,6 km), bir dakikanın altında koşabilir.Haamumaili tarkoittaa mailin juoksemista alle neljässä minuutissa.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Han var den første svømmer nogensinde til at svømme hurtigere end 15 min. på 1500 m fri.
RIAA, ikili bir albüm 100 dakikanın üzerindeyse o çalışmayı sertifika verme aşamasında iki kez sayar.RIAA gấp đôi các album kép khi tính doanh số nếu album vượt quá 100 phút về thời lượng.
90 dakikanın berabere tamamlanması halinde direkt olarak penaltı vuruşlarına geçilir.Trung bình anh chuyền chính xác 90 đường chuyền 1 trận.
1989 yılında 100 metre sırtüstünde 1 dakikanın altında yüzen ilk ve tek Türk yüzücüsü oldu.これにより、彼は100mを1分未満で泳いだ最初のノルウェー人となった。
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.彼は10000mで初めて15分を切り、1500mを初めて2分未満で滑ったスケーターである。
1989 yılında 100 metre sırtüstünde 1 dakikanın altında yüzen ilk ve tek Türk yüzücüsü oldu.היה לשחיין הראשון בהיסטוריה ששחה 100 יארד גב מתחת לדקה.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Той е американски плувец и първият, преплувал 100 метра под 1 минута.
Aynı zamanda üç dakikanın biraz altında olması ile şarkı grubun en kısa hit'lerinden biri olmuştur.Pjesma je također najkraća od tri dijela pjesme.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Prvi je plivač u povijesti koji je u disciplini 1550 m slobodno plivao brže od 15 minuta.
İlk defa bir yüzücü, 1500 metreyi 15 dakikanın altında yüzmeyi başardı.Ühtlasi oli ta esimene, kes ujus 100 m alla ühe minuti.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Brak powietrza przez 5 minut powoduje uszkodzenie mózgu, a po 10 minutach śmierć.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Fara aer 5 minute, creierul este afectat si 10 minute este mortal.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Geen lucht voor 5 minuten betekent hersenbeschadiging en meer dan 10 minuten dood.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Ingen luft på 5min. skadar hjärnan och över 10min. är dödande.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Keine Luft für 5 Minuten bringt einen Hirnschaden mit sich und über 10 Minuten hinaus ist die Person tot.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.La mancanza di aria per 5 minuti causa danni cerebrali, per 10 minuti significa morte.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.S'il n'y a pas d'air pendant 5 minutes, il y aura des dégâts cérébraux et au-delà de 10 minutes c'est la mort.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Tidak ada udara selama 5 menit adalah kerusakan otak dan lebih dari 10 menit adalah kematian.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Χωρίς οξυγόνο για 5 λεπτά παθαίνεις εγκεφαλική βλάβη, και πάνω απο 10 λεπτά πεθαίνεις.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.Без воздуха в течении 5 минут повреждается головной мозг, а в течении 10 минут - это смерть.
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.أذا لم تتنفس لخمس دقايق يحدث تلف في المخ و أكثر من 10 دقايق يموت
5 dakika hava gitmezse beyin hasarıdır ve 10 dakikanın üzeri de ölümdür.そのままにして!
Afgan büyümek 10 dakikanın yarım saatle 1 gün arasında bir şey ifade etmesidir.10 minutos pueden significar cualquier intervalo de tiempo entre media hora y un día entero.
Afgan büyümek 10 dakikanın yarım saatle 1 gün arasında bir şey ifade etmesidir.#GrowingUpAfghan: Wenn 10 Minuten alles zwischen einer halben Stunde und den ganzen Tag bedeuten können.
Afgan büyümek 10 dakikanın yarım saatle 1 gün arasında bir şey ifade etmesidir.Quand 10 minutes peuvent être aussi bien une demi-heure qu'une journée entière
Afgan büyümek 10 dakikanın yarım saatle 1 gün arasında bir şey ifade etmesidir.Когда 10 минут могут спокойно превратиться в полчаса или вообще целый день
Bir dakikanın altında yaptık mı?Haben wir es unter einer Minute geschafft?
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.모든 대도시 권역에서 매일 20분이 넘게 암호화 되지 않은 대화들을 잡을 수 있었습니다.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Au constatat că în fiecare zonă metropolitană puteau intercepta peste 20 de minute/ zi de comunicare necodată.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.De fandt at i hvert storbyområde, kunne de opfange over 20 minutters daglig ukrypteret kommunikation.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Encontraron que en cada área metropolitana, capturaban más de 20 minutos diarios de comunicación clara.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.W każdym udało im sie przechwycić co najmniej 20 minut niekodowanej rozmowy dziennie.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Zistili, že v každej metropolitnej oblasti zachytili denne viac než 20 minút nezašifrovaného textu.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Zjistili, že v každé oblasti zaznamenají přes 20 minut denně nešifrované komunikace.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.הם מצאו שבכל אזור עירוני, הם היו לוכדים מעל 20 דקות ביום של שיחות בטקסט חופשי.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.一日20分以上の 暗号化されていない通信を傍受しました どの様なことが話されていたのでしょう?
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.현재 이스라엘에서 저희가 현장에 도착하는 평균 시간은 3분 미만으로 단축됐습니다.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Aujourd'hui en Israël, le délai moyen de réponse est descendu à moins de trois minutes.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Az átlagos reakcióidőnk ma már Izraelben lecsökkent kevesebb mint 3 percre.
Bügun İsrail'de, bir çağrı sonucu harekete geçme süremiz ortalama olarak 3 dakikanın altına düştü.Dziś przeciętny czas reakcji w Izraelu obniżył się do poniżej 3 minut.