dakikamı ile cümle

dakikamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Buradan istasyona yürümemiz otuz dakikamızı alır.It takes us thirty minutes to walk from here to the station.
İstasyona taksiyle gitmek 20 dakikamı alacak.It will take me 20 minutes to get to the station by taxi.
Sorunun çözümü beş dakikamı aldı.The solution of the problem took me five minutes.
İstasyona yürümek on dakikamı aldı.It took me ten minutes to walk to the station.
Okula yürümek on dakikamı alır.It takes me ten minutes to walk to school.
İşi tamamlamak sadece on beş dakikamızı aldı.It only took us fifteen minutes to complete the job.
Metro istasyonuna yürümek benim on dakikamı aldı.It took me ten minutes to walk to the metro station.
Toplantı başlayana kadar birkaç dakikamız daha var.We have a few more minutes until the meeting starts.
Kaç dakikamız olduğunu bilmiyorum.I don't know how many minutes we've got.
30 dakikamız var.We have 30 minutes.
Orada sadece on dakikamız olacak.We'll only have ten minutes in there.
Üç dakikamız var.We have three minutes.
Karar vermemiz için yalnızca otuz dakikamız var.We have only thirty minutes to make our decision.
Sadece üç dakikamız var.We've only got three minutes.
Otuz dakikamız var.We've got thirty minutes.
Yaklaşık olarak sadece üç dakikamız var.We've only got about three minutes.
Kalan üç dakikamız var.We have three minutes remaining.
Bir buçuk dakikamız kaldı.We have a minute and a half left.
Sadece birkaç dakikamız olabilir.We may only have a few minutes.
Tom buraya gelmeden önce sadece birkaç dakikamız var.We only have a few minutes before Tom gets here.
Sadece otuz dakikamız var.We've only got thirty minutes.
Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.We have ninety minutes to carry the concrete from the mixing plant to the worksite.
Sadece birkaç dakikamız var.We just have a few minutes.
O sadece birkaç dakikamı almalı.That should only take me a few minutes.
Bunu yapmak sadece üç dakikamı alır.It only takes me three minutes to do that.
Ama aslında Sarah Jones sadece 18 dakikamız olduğunu söyledi.But then on top of that, you know, Sarah Jones told me we only have 18 minutes.
Pete? Burada çekim yapmak için 10 dakikamız var mı?Can I have 10 minutes to grab some overlay here?
Onları görmek zor, birkaç dakikamızı alabilir çünkü çok küçük çizilmişlerWe can barely find Adam and Eve takes us a moment. In part because they are so small.
Burada fazladan bir dakikamız olduğuna göreSince we have an extra minute here,
Şimdi baktım da, soruyu çözmem sekiz buçuk dakikamı aldı. -And actually, now that I realize, it did take me eight and a half minutes, so I am glad.
Bir dakikamız falan var.We've got about a minute left.
O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.We've only got a few minutes left of guaranteed ability to remote detonate that nuke.
Bombayı indirip buradan gitmek için 2,5 dakikamız var.We've got two and a half minutes to drop it and get off this rock.
10 dakikamız kaldı, değil mi?We got about ten minutes, right?
Ve sonrasında, umuyorum en azından 5 dakikamı beni neyin hala işler tuttuğu üzerine ayırabileceğim.And then, I hope maybe I have at least five minutes to say what makes me tick now.
Bu, benim burada geçireceğim kalan 15 dakikamın teması olacak.That's the theme of my next 15 minutes here.
Üç dakikamız daha var.I think I have three more minutes.
O kart destesinin üçte birini bu şekilde gözden geçirmem kırk beş dakikamı aldı.It took me 45 minutes to get one inch down inside of that stack of cards.
(Kahkaha) Neyse, hala 15 dakikamiz var.(Laughter) So, 15 minutes left.
Kafaya yerleştirmek ve sinyallari alabilmeye başlamak sadece birkaç dakikamızı alıyor.It only takes a few minutes to put on and for the signals to settle.
- 2 dakikamız var çünkü.Just to, I don't know. Just because I have 2 minutes.
Ve sadece üç dakikamız var. Ama aslında bunun hakkında saatlerce konuşulabiliriz.And we've only got three minutes, but we could talk about it for hours.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.It says I have two minutes left, so we can't do this.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.I spent the first five minutes underwater desperately trying to slow my heart rate down.
Oraya ulaşmamız 33 gün 23 saat ve 55 dakikamızı aldıIt took us 33 days, 23 hours and 55 minutes to get there.
Eva, beş dakikamız kaldı.Eva, we have about five minutes.
Sadece beş dakikamız olduğundan daha hızlı ve basit bir yol kullanmamız daha iyi olacak.Since we only have five minutes, it's better that we have a fast and simpler way.
Bize tahliye edileceğimiz söylendi ve ayrılmaya hazırlanmak için 15 dakikamız vardı.We were told that we were being evicted and we had 15 minutes to get ready to leave.
İstasyona taksiyle gitmek 20 dakikamı alacak.Tardo veinte minutos en ir en taxi a la estación.
30 dakikamız var.Tenemos 30 minutos.
İstasyona taksiyle gitmek 20 dakikamı alacak.Поездка на такси до вокзала займёт у меня двадцать минут.
Sadece üç dakikamız var.Ми маємо лише три хвилини.
10 dakikamız kaldı, değil mi?Abbiamo 10 minuti, no?
10 dakikamız kaldı, değil mi?Ezt bedugja.
10 dakikamız kaldı, değil mi?Gremo.
10 dakikamız kaldı, değil mi?Kom op. We hebben tien minuten?
10 dakikamız kaldı, değil mi?Mamy 10 minut.
10 dakikamız kaldı, değil mi?Meillä on 10 minuuttia aikaa.
10 dakikamız kaldı, değil mi?Tak pojďte. Máme tak 10 minut, ne?
10 dakikamız kaldı, değil mi?Tenemos 10 minutos, ¿no?
İlgili Sayfalar