Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.Vse to v minutah -- v dvajsetih minutah.
Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.Αυτά έγιναν μέσα σε λίγα λεπτά -- σε 20 λεπτά.
Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.В минутах это было - 20 минут.
Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.Все сталося за хвилини... за 20 хвилин.
Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.Стана за минути - 20 минути.
Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.זה קרה בתוך דקות -- 20 דקות.
Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.حصل ذلك في غضون دقائق -- 20 دقيقة
Herşey dakikalar içinde olmuştu -- 20 dakika.突然ぱっとひらめいたんです
İnternet'te yayınlamasından dakikalar önce açıkladı.중국에서 그 정도의 지진이 일어났던 지난 번에는
İnternet'te yayınlamasından dakikalar önce açıkladı.(US Geological Survey)
İnternet'te yayınlamasından dakikalar önce açıkladı.הספיק להעלות לרשת משהו שאנשים יוכלו לקרוא.
İnternet'te yayınlamasından dakikalar önce açıkladı.أخر مرة حصل زلزال في الصين بهذه القوة
İnternet'te yayınlamasından dakikalar önce açıkladı.前回中国で大きな地震が起きたときには
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.Au Kenya, les minutes de portable sont devenues une monnaie alternative.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.En Kenia, los minutos de telefonía móvil incluso se han convertido en una moneda alternativa.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.În Kenia, minute pe telefonul mobil au devenit chiar o alternativă la monedă.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.In Kenia zijn mobiele-telefoonminuten eigenlijk een alternatieve valuta geworden.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.In Kenya, i minuti di conversazione sono diventati una vera e propria valuta alternativa.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.W Kenii, minuty w komórkach w zasadniczo stały się alternatywną walutą.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.В Кении минуты мобильной связи стали альтернативой официальной валюте.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.В Кения всъщност минутите разговор по мобилен телефон са се превърнали в алтернативна валута.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.בקניה, דקות שיחה ממש הפכו לתחלופה למטבע.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.ففي كينيا، دقائق استعمال الهاتف المحمول أصبحت في الواقع عملة بديلة.
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.お金の代わりにやりとりされるほどです 携帯電話の政治的な一面も 無視できません
Kenya'da, cep telefonu dakikaları alternatif bir para birimi haline geldi.케냐에서는 휴대전화 사용 시간이 실제로 대안 통화(通貨)가 되기도 했습니다.
NOOOOOOOOOOOOOOOOOO- [dakikalar sonra] oooooooooooooooooooooooo.NOOOOOOOOOOOOOOO-- ooooooooooooooooooo.
NOOOOOOOOOOOOOOOOOO- [dakikalar sonra] oooooooooooooooooooooooo.NOOOOOOOOOOOOOOOOOO— ooooooooooooooooooooo.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.Díky srážecím faktorům se začnou tvořit sraženiny přímo na plátu.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.무슨 일이 일어나냐 하면은요, 이런 일이 일어나는 즉시, 응고는 수초, 수분 이내에 완전히 일어납니다.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.Sobald das hier passiert, es kann buchstäblich in Sekunden oder Minuten ablaufen.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.Trong thực tế, ngay khi những điều này xảy ra, có thể chỉ trong vài giây hay vài phút.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.Wat er gebeurt is, zodra dit soort dingen voorvalt, kan het in seconden of minuten gebeurd zijn.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.Това може да се случи буквално за секунди или минути.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.الذي حدث هو أن، أن سرعان ما تكونت هذه الأشياء، فإنها تحدث في ثواني أو دقائق.
Olan şu, bu olduğu anda, ki dakikalar hatta saniyeler içinde olabilir.凝固因子が塊をつくり
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Aceea e piesa de metal despre care voi vorbi într-un minut.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Dan itu adalah sepotong logam yang akan saya bicarakan sebentar lagi.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Das ist das Stück Metall über das ich gleich reden werde.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Dat is het stuk metaal waarover ik zo dadelijk ga praten.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Ed è di questo piccolo pezzo di metallo che voglio parlare brevemente.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.É desta peça de metal que vos vou falar dentro de um minuto.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Ese es el pedacito de metal del que voy a hablar en un minuto.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.És erről a darab fémről fogok mindjárt beszélni.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Et c'est de cette pièce de métal dont je vais parler dans une minute.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Jest to kawałek metalu, o którym będę mówił za minutę.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.그게 바로 제가 곧 설명드릴 금속 조각입니다
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.O tem koščku kovine bom govoril čez nekaj trenutkov.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.O tomto kousku kovu vám nyní budu povídat.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Và rằng mẩu kim loại mà tôi chuẩn bị nói tới này trong một phút nữa.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.И аз ще говоря за това парче метал след минута.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Именно об этом кусочке металла я и поведаю.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.Саме про цей кусочок металу я і розповідаю.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.וזוהי חתיכת המתכת שאני עומד לדבר עליה עוד מעט.
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.وهذه هي قطعة معدنية سأحدثكم عنها خلال دقائق
Önümüzdeki dakikalar boyunca bu metal parçasından bahsedeceğim.これが物体の写真になります
Önümüzdeki dakikalarda size işimden bahsedeceğim.이제 다음 몇 분 동안 제가 어떻게 음악 공부를
Önümüzdeki dakikalarda size işimden bahsedeceğim.אז בכמה דקות הקרובות אנסה לדבר איתכם
Önümüzdeki dakikalarda size işimden bahsedeceğim.وسوف احاول ان اخبركم في الدقائق القادمة
Önümüzdeki dakikalarda size işimden bahsedeceğim.私の職歴について
Oturuyorlar, yaklasik 20 dakikalari var.앉아서 20분 동안 점심을 먹습니다.