dakikalık ile cümle
dakikalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.A történelem nem olyan, nem olyan, mint ahogy azt egy fél órás PBS special láttatni szeretné.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Die echte Geschichte ist nicht so einfach wie ein 30 minute PBS Programm es manchmal gerne haben wuerde
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Echte geschiedenis is niet zo simpel als een 30 minuten durende PBS documentaire zou willen dat het zou zijn.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Historie není tak jednoduchá jak by si to 30 minut PBS speciál občas přál.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Istoria adevărată nu e.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.La storia reale non è così semplice come uno speciale di PBS di trenta minuti vorrebbe farci credere a volte.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.La vraie histoire n'est pas aussi simple qu'un journal de 30 minutes aimerait l'être des fois.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.진짜 역사는 PBS에서 나오는 30분짜리 다큐멘터리만큼 간단하지 않을때도 있습니다.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Tapi sejarah riil tidak. Seperti sesederhana PBS spesial selama 30 menit.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Δεν είναι πραγματική ιστορία. Απλό όπως μια 30 λεπτών PBS ειδικά θα ήθελα να είναι μερικές φορές.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Настоящая история не так проста, как того хотели бы телевизионщики из документальных программ.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Справжня історія не настільки проста, як 30-хвилинна служба PBS іноді виглядає.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.التاريخ الواقعي ليس ببساطة برامج PBS ذات الثلاثون دقيقة التي تود أن تكون في
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.それらは 実際には なんていうかお楽しみのテレビなんだ 私たちは実際に人々から聞き、
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonunda6〜7分間のビデオで ディランは顔など
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaDylan chiar poate face asta, dat fiind tipul de stimuli, cu doar 6 sau 7 minute de imagini video,
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaDylan képes is rá, és ha videó jeleket adunk neki, mindössze 6-7 perceseket,
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonunda받은 Dylan은 실제로 이런 작업을 수행했는데,
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaDylan parvient à le faire, à travers de genre de données vidéos, avec juste six ou sept minutes de vidéo,
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaJoten ottaen huomioon videon tason, vain kuudesta seitsemään minuutin videopätkästä
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaPo otrzymaniu takiego rodzaju danych, już po sześciu czy siedmiu minutach nagrania
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaPri takih vizualnih podatkih, posnetku, dolgem le šest ali sedem minut,
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaThế nên, nếu cho cùng loại "đầu vào", với một đoạn phim dài khoảng 6-7 phút,
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaלמרות שנותנים לו סוג כזה של קלט וידאו, עם בערך שש או שבע דקות של וידאו סך הכל
Gördüğünüz gibi bir video verisine ve altı-yedi dakikalık bir video sonundaو بإعطاءه هذا النوع من المعطيات المصورة فقط ستة أو سبعة دقائق من الفيديو
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Det är redan 40 minuter kvar! Redan?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Er zijn nog steeds 40 minuten over! Nu al?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Es sind noch 40 Minuten Zeit. Schon fertig?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Il reste encore 40 minutes ! Déjà ?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Jest nadal 40 minut do końca. Już?!
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Mai sunt 40 de minute! Deja?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Mancano ancora 40 minuti! Di già?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Masih ada sisa waktu 40 menit lagi! Sudah selesai?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Vẫn còn 40 phút nữa mà! Đúng không?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Έχουν μείνει ακόμη 40 λεπτά! Κιόλας;
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?Еще целых 40 минут осталось! Уже?
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?!כבר? עדיין נשארו 40 דקות
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?ما زالت هنالك 40 دقيقة متبقية! بالفعل؟
Hala 40 dakikalık süre var.Hepsi mi?ちょっと待ってスンジョ 一緒に行くわ
Her şeyde. Sana bir dakikalık bir dinlenme bile vermiyor.Egy szusszanásnyi pihenőt sem adott.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.모든것을 2분짜리 파트로 나누려고 하지 않을것입니다.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Kita tidak akan mencoba untuk menyimpulkan semuanya dalam segmen sepanjang 2 menit.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Nebudeme se snažit smrsknout vše do nějakých 2 minutových částí.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Nem akarunk mindent két perces blokkokba sűríteni.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Nie mamy zamiaru streszczać wszystkiego w dwuminutowe segmenty.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Noi nu sunt de gând să încercaţi să restrângeţi totul în minutul două segmente.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Non stiamo andando a cercare di comprimere tutto in due minuti segmenti.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.On ne pas va essayer de fragmenter tout en épisodes de deux minutes.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.We gaan niet proberen alles in segmenten van 2 minuten te proppen.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Wir versuchen nicht, alles in zwei Minute langen Clipchen hineinzustopfen.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Εμείς δεν πρόκειται να προσπαθήσει να συμπτύξετε τα πάντα σε τμήματα των δύο λεπτών.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.Ми не будемо намагатися розрушити усе за 2 хвилини.
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.من أناس إلى وقت أطول من ذلك بقليل. لن نحاول طوي
Her şeyi iki dakikalık parçalara indirgeyecek değiliz.するんじゃない 彼らの話に耳を傾けるんだ それから
İkinci seferde ise 20 Mach hızda tam aerodinamik kontrollü üç dakikalık bir uçuş gerçekleştirdik.그러나 두번째 비행에서는 마하 20의 속도에서 3분동안 비행을
İkinci seferde ise 20 Mach hızda tam aerodinamik kontrollü üç dakikalık bir uçuş gerçekleştirdik.3分間完全に制御された マッハ20での 空力的飛行を行いました
İkinci seferde ise 20 Mach hızda tam aerodinamik kontrollü üç dakikalık bir uçuş gerçekleştirdik.A během druhého letu jsme ho po dobu tří minut plně aerodynamicky řídili při rychlosti Mach 20.
İkinci seferde ise 20 Mach hızda tam aerodinamik kontrollü üç dakikalık bir uçuş gerçekleştirdik.A második repülés már egy három perces, teljesen kontrollált aerodinamikai repülés volt, Mach 20 sebességnél.
İkinci seferde ise 20 Mach hızda tam aerodinamik kontrollü üç dakikalık bir uçuş gerçekleştirdik.El segundo caso fue 3 minutos de vuelo aerodinámico totalmente controlado a 20 Mach.
İkinci seferde ise 20 Mach hızda tam aerodinamik kontrollü üç dakikalık bir uçuş gerçekleştirdik.E nel secondo volo, 3 minuti di volo aerodinamico sotto controllo assoluto, a Mach 20.