dakikalık ile cümle

dakikalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Okul sadece beş dakikalık yürüme mesafesindedir.The school is only a five-minute walk.
Bizim okul eve on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.Our school is within ten minutes' walk of my house.
Okul istasyona beş dakikalık yürüyüş mesafesinde yer almaktadır.The school is located within five minutes' walk of the station.
İstasyon yaklaşık on dakikalık yürüme mesafesinde.It is about ten minutes' walk to the station.
İstasyon on dakikalık yürüyüş mesafesinde.It's ten minutes' walk to the station.
İstasyon buradan bir on dakikalık mesafede.The station is a ten minute drive from here.
Otobüs durağına on dakikalık yürüyüş.It's a ten minutes walk to the bus stop.
Otobüs durağı buradan beş dakikalık yürüyüş mesafesinde.The bus stop is five minutes' walk from here.
Otobüsler 20 dakikalık aralıklarla çalışıyor.Buses are running at 20 minute intervals.
On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.Another ten minutes' walk brought us to the shore.
On dakikalık bir mola alalım.Let's take a 10-minute break.
O, buradan sadece 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde.It's only ten minutes' walk from here.
Buradan en fazla on dakikalık yürüme mesafesindedir.It is no more than ten minutes' walk from here.
Buradan on dakikalık yürüyüşten daha fazla değildir.It is no more than ten minutes' walk from here.
Yaklaşık on dakikalık sürüş mesafesinde.It's about a ten-minute drive from here.
Biz on dakikalık bir yürüyüşten sonra müzeye geldik.After ten minutes' walk we came to the museum.
10 dakikalık bir mola alalım.Let's take a 10 minute break.
On dakikalık moladan sonra provamıza yeniden başladık.After a ten-minute break, we resumed our rehearsal.
On dakikalık bir mola verelim.Let's have a ten-minute break.
Okulumuz buradan on dakikalık yürüyüş mesafesinde.Our school is ten minutes' walk from here.
Evim istasyondan on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.My house is ten minutes' walk from the station.
Benim evim istasyondan sadece beş dakikalık yürüyüş mesafesinde.My house is only five minutes' walk from the station.
On dakikalık bir toleransa izin verdim.I allowed a margin of ten minutes.
Kütüphane beş dakikalık yürüyüş mesafesinde.It is a five-minute walk to the library.
Birkaç dakikalık yürüyüş bizi parka getirdi.A few minutes' walk brought us to the park.
Beş dakikalık yürüyüşten sonra müzeye vardım.I reached the museum after a few minutes' walk.
Birkaç dakikalık yürüyüş beni parka getirdi.A few minutes' walk brought me to the park.
Birkaç dakikalık yürüyüş onu hayvanat bahçesine getirdi.A few minutes' walk brought him to the zoo.
O, akşam yemeği partisi ile ilgili bir dakikalık açıklama verdi.He gave a minute description of the dinner party.
Her sabah on dakikalık oda toplantısı yaparız.We have a homeroom meeting for ten minutes every morning.
Postane buradan birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir.The post office is a few minutes' walk from here.
Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.In all the excitement the 30 minute show-time passed in a flash.
Yirmi dakikalık bir gecikme var.There is a twenty minute delay.
Benim doğduğum yer büyük bir şehre yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer almaktadır.My hometown is located about 20 minutes from a large city.
Otobüsün, on dakikalık rotarı var.The bus has a ten-minute delay.
Otobüsün on dakikalık bir gecikmesi var.The bus has a delay of ten minutes.
Buradan havaalanına sadece on beş dakikalık bir otobüs yolculuğudur.It's only a fifteen minute bus ride from here to the airport.
Hepimiz birbirimize beş dakikalık yürüme mesafesinde yaşıyoruz.We all live within a five minutes' walk from each other.
Buradan kampüse otuz dakikalık bir yürüyüş.It's a fifteen minute walk from here to the campus.
Bir dakikalık saygı duruşu.Let's have a moment of silence.
Beş dakikalık bir molaya ihtiyacım var.I need a five-minute break.
Tom on beş dakikalık bir mola aldı.Tom took a fifteen-minute break.
Bu, otobüs durağına altı dakikalık bir yürüyüş.It's a six minutes' walk to the bus stop.
Boston'da elli dakikalık bir konaklamamız var.We have a 50-minute layover in Boston.
O, tren istasyonundan sadece 5 dakikalık yürüyüştür.It's only a 5 minute walk from the train station.
Villa plaja sadece 5 dakikalık yürüme mesafesindedir.The villa is only a five minutes walk from the beach.
Tom, Vikingler'in dünya tarihine etkileri üzerine beş dakikalık bir sunum yaptı.Tom gave a five-minute presentation about the influence of the Vikings on world history.
Tom bir dakikalık zamanına ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says he needs a minute of your time.
Sadece bir on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.It's only a ten-minute walk.
Biz on dakikalık bir yürüyüşten sonra müzeye vardık.We arrived at the museum after a ten-minute walk.
Benim dairem istasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bulunmaktadır.My apartment is located a five minute walk away from the station.
Bu sadece on dakikalık bir yürüyüşThis is just a ten minute walk.
Tom piyanoyu her gün en az otuz dakikalık bir süreyle uygular.Tom practices the piano at least thirty minutes every day.
Standart bir futbol oyunu dört 15 dakikalık çeyrekten oluşur.A standard football game consists of four 15-minute quarters.
İstasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bir daire arıyorum.I'm looking for an apartment within a five-minute walk from the station.
Tom'dan on dakikalık bir sunum hazırlaması istendi.Tom was asked to prepare a ten-minute presentation.
Burada on dakikalık bir mola verelim.Let's take a 10-minute break here.
20 dakikalık bir şekerleme yaptım.I took a 20-minute power nap.
Bazen, 10 dakikalık kısıtlama bir sanatçının lehine çalışır.Sometimes, the 10-minute restriction works in an artist's favor.
Sovyet birlikleri, 90 dakikalık şiddetli bir bombardımanın ardından ileri harekâta geçtiler.Soviet troops moved forward after an intense 90-minute shelling.

İlgili Sayfalar