Ana içeriğe geç
Sözlük

dairesini ile cümle

dairesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Apartman dairesinin bir bahçesi var mı?Has the flat got a garden?
Apartman dairesinin üç yatak odası var mı?Has the flat got three bedrooms?
Apartman dairesinin bir garajı var mı?Has the flat got a garage?
Onların yeni dairesini gördün mü?Have you seen their new apartment?
Tom'da Mary'nin dairesinin anahtarı var mı?Does Tom have a key to Mary's flat?
Çocuk dairesinin penceresinden insanlara yumurtalar atmayı seviyordu.The boy liked throwing eggs at people from the window of his flat.
Tom Mary'nin dairesinin dışındaki koridorda bir saat bekledi.Tom waited an hour in the hallway outside Mary's apartment.
Erkek arkadaşı ona dairesinin anahtarını verdi.His boyfriend gave him the key to his apartment.
Tom dairesinin anahtarını Mary'ye verdi.Tom gave Mary the key to his apartment.
Tom apartman dairesini 2.30'da terk etti.Tom left his apartment at 2:30.
Tom'un dairesinin anahtarı hala sende mi?Do you still have the key to Tom's apartment?
Tom'un dairesinin üç yatak odası var.Tom's apartment has three bedrooms.
Dan apartman dairesini Linda'ya verdi.Dan lent Linda his apartment.
Dan, Linda'nın dairesini videoya aldı.Dan videotaped Linda's apartment.
Tom dairesini terk etmedi.Tom didn't leave his apartment.
Mary dairesini baştan aşağı temizledi.Mary cleaned her apartment from top to bottom.
Sami dairesini sattı.Sami sold his apartment.
Sami, Leyla'yı öldürdü ve onun başı kesilmiş cesedini dairesinin içinde bıraktı.Sami killed Layla and left her decapitated body inside her own apartment.
Tom'un dairesinin anahtarı sende hâlâ var mı?Do you still have a key to Tom's apartment?
Dairesini iki gün içinde boşaltmak zorunda.He had to empty his apartment in two days.
Himmler kişisel dairesinin otoritesinin altında birkaç özel proje takımını kurdu.Himmler also established several special project teams under the authority of his personal office.
Çok geçmeden 1968 yazında ailesinin yanından ayrılarak kendi dairesini kiraladı.Not long after, in the summer of 1968, he moved out of his parental home, renting his own apartment.
Callistus adalet dairesinin başıydı.Callistus became secretary of justice.
Ve bu sayede tul dairesini belirliyebilmeyi olası kılıyordu.In time, he managed to find out his particular location.
(Mîr, Lucknow şiir dairesini değersiz bulmuştur.(The House of Brunswick remained Lutheran because the Duke's children did not follow their father.)
Dairesini satıp bir ev almış.He sold his apartment and bought a house.
"Kral dairesini hazýrlasýn" diyor, uđrayacakmýţ.Himm you are talking about Idiot Recep.
Geçen ay Sırp gazeteci Dejan Anastasiyeviç'in dairesinin önünde bir bomba patladı. [AFP]A grenade exploded outside Serbian journalist Dejan Anastasijevic's apartment last month. [AFP]
Şimdi, taraf anayasa dairesinin bir taslak hazırlamak için iki hafta süresi bulunuyor.The entity's constitutional department now has two weeks to prepare a draft.
Hays, Yüksek Temsilciler Dairesinin sorunu çözmek için bir strateji geliştirmekte olduğunu söyledi.He said the Office of the High Representative is developing a strategy to resolve the problem.
Sonuç olarak mahkeme kayıtlarının ne yapılacağı konusu ICTY Kayıt Dairesinin kararına bağlı.It will be up to the ICTY Registry to eventually decide what happens to the tribunal’s records.
Makedonya'da borç tahsilat dairesinin yasallığı ve etiği sorgulanıyorDebt collection agency legality and ethics questioned in Macedonia
Enerji Dairesinin bu yıl içinde bakalnlığa dönüştürülmesi planlanıyor.The Office of Energy is to be transformed into a ministry this year.
Caciç Hırvatistan Meteoroloji ve Hidroloji Dairesini müdürü.Cacic is director of the Meteorological and Hydrological Service of Croatia.
Yasada diğer önlemlerin yanı sıra, bir anti-tröst dairesinin kurulması da öngörülüyor.Among other measures, the legislation provides for the establishment of an antitrust body.
Sohawa'da İkbal'in üç yatak odalı dairesini paylaşan dört suç ortağı, genç çocuklar tutuklandı.Four accomplices, teenage boys who had shared Iqbal's three-bedroom flat, were arrested in Sohawa.
Kardeşler, New York'ta bir yatak odalı küçük bir apartman dairesini paylaşıyordu.Ich hatte große Schwierigkeiten in New York eine Wohnung zu mieten...
Callistus adalet dairesinin başıydı.Callistus wurde Sekretär für die Justiz.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Die Nagara wurde steuerbord achtern von einem Torpedo getroffen.
Ve bu sayede tul dairesini belirliyebilmeyi olası kılıyordu.So hätten sie ihren Standort genauer bestimmen können.
Bunların yüz tanesi 110 dirhem olup, kenarı zincirli ve dâiresinin etrafı nakışlı idi.Il est dit après cela, qu'il s'est divisé en mille morceaux, et est devenu les étoiles.
Kardeşler, New York'ta bir yatak odalı küçük bir apartman dairesini paylaşıyordu.À New York, un jeune homme loue un petit appartement.
Clara kendisini dairesinin bir rüya versiyonunda bulur.Un agent immobilier lui trouve l'appartement de ses rêves.
Mobilya mağazası – oyuncu dairesini dekore edebilmek için mobilya satın alabilir.Il peut également fabriquer des meubles pour décorer les cottages du joueur.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Le Naka est lui touché à tribord, près de sa chaudière n°1.
Apartman dairesinin bir bahçesi var mı?¿El apartamento tiene un jardín?
Himmler kişisel dairesinin otoritesinin altında birkaç özel proje takımını kurdu.Himmler también estableció varios proyectos especiales bajo la autoridad de su oficina personal.
Mobilya mağazası – oyuncu dairesini dekore edebilmek için mobilya satın alabilir.Tienda de decoración: aquí puedes comprar los distintos muebles para decorar tu casa.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Joughin se sujetó a la barandilla de estribor.
Apartman dairesinin üç yatak odası var mı?L'appartamento ha tre camere da letto?
Kardeşler, New York'ta bir yatak odalı küçük bir apartman dairesini paylaşıyordu.Amici di vecchia data, condividono un piccolo appartamento.
Ülkedeki asayişin sağlanması Filipin Ulusal Polis Dairesinin sorumluluğundadır.Оно также несет ответственность за Филиппинскую национальную полицию.
(Mîr, Lucknow şiir dairesini değersiz bulmuştur.(Сейчас Кирилл является вокалистом челябинской мелодик-хардкор группы Your Lucky Number).
Çok geçmeden 1968 yazında ailesinin yanından ayrılarak kendi dairesini kiraladı.В 1968 году он съехал от родителей и начал арендовать собственную квартиру.
Ülkedeki asayişin sağlanması Filipin Ulusal Polis Dairesinin sorumluluğundadır.De binnenlandse veiligheid is de verantwoordelijkheid van de Philippine National Police.
Onların yeni dairesini gördün mü?Heb je hun nieuwe appartement gezien?
Bunların yüz tanesi 110 dirhem olup, kenarı zincirli ve dâiresinin etrafı nakışlı idi.Te znowu dzieliły się na setki, a setki na kurenie (kurzenie), czyli rzędy.
Sağlığını düzeltmek için egzersiz yapmayı reddetti, komiserlik binasını veya dairesini nadiren terk etti.Poté se zcela stáhl z veřejného života a svůj byt opouštěl jen zřídkakdy.
Daha sonra dan dairesinden taşınır ve Ross onun dairesini kiralar.Când acesta se mută, Ross vrea neapărat să îi cumpere apartamentul.
Gregory House'un yaşadığı apartman dairesinin numarası 221, daire kodu B'dir.Dr. Gregory House, protagonistul serialului Dr. House, locuiește în apartamentul 221B.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dairesini ile cümle - dairesini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App