Ben sizi daima seveceğim. Ben, yürekten dayanma gücü diliyorum. Tanrı ile bu yüzden barış içinde olunuz.Từ sâu thẳm con tim, mẹ luôn mong con... ...bình yên... ...và thuận lợi.
Ben sizi daima seveceğim.Io sempre ti amerò.
Ben sizi daima seveceğim.Te voi iubi mereu.
Ben sizi daima seveceğim.Vždycky tě budu milovat.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Als je pas laat bij een taal aankomt leef je er mee met een continue en eeuwige frustratie.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Amikor későn csöppensz egy nyelvbe, folyamatos és érzékelhető frusztrációt élsz meg.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Când înveţi târziu o limbă, trăieşti cu o continuă şi perpetuă frustrare.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Cuando llegas rezagado a un idioma, lo que pasa es que te quedas allí con una continua y perpetua frustración.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Då du kommer sent till ett språk, så lever du där med en kontinuerlig och oupphörlig frustration.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Když se jazyk učíte později, dojde k tomu, že žijete s neustálou a trvalou frustrací.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Kiedy się oswaja z językiem nieco później, żyje się w nim z pewną stałą i wieczystą frustracją.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.하나의 언어를 늦게 배울 때 여러분은 끊임없이 지속되는 당황스러움속에서
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Quando impari un linguaggio tardi, ciò che accade e che tu vivi lì con una continua e perpetua frustrazione.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Quando se aprende uma língua tarde, o que acontece é que se vive com uma continua e perpétua frustração.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Όταν φτάνεις αργότερα σε μια γλώσσα, ζεις εκεί νιώθοντας συνεχή και αέναη αναστάτωση.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Когда ты поздно начинаешь изучать язык, ты живешь с ним с постоянным чувством разочарования.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Якщо ти пізно вивчив мову, то живеш у новому мовному оточенні з постійним і невгамовним розчаруванням.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.כאשר אתה לומד שפה חדשה בגיל מאוחר, מה שקורה הוא שאתה נמצא בתחושה מתמשכת
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.عندما تكون حديث عهد بلغة ما, ما يحصل هو أنك تعيش هناك ويلازمك شعور مستمر
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.常にもどかしさを 感じることになります 人を笑わせたり
Birinci ve dördüncü bölgenin tanımı gereği, apsis değerleri burada daima artıdır.los cuadrantes primero y cuarto-el valor de x siempre es positivo.
Birinci ve dördüncü bölgenin tanımı gereği, apsis değerleri burada daima artıdır.정의상 x값이 항상 양이죠
Birinci ve dördüncü bölgenin tanımı gereği, apsis değerleri burada daima artıdır.וברביעים הראשון והרביעי -- ערכו של איקס הוא תמיד חיובי.
Birinci ve dördüncü bölgenin tanımı gereği, apsis değerleri burada daima artıdır.الربعين الاول والرابع-- قيمة x موجبة دائماً
Bir sonraki turda risk sermayedarından daima daha fazla işletme sermayesi... ...alabilirsiniz.창업 이후에도 언제든 벤처 자본으로부터 운영 자금을
Bir sonraki turda risk sermayedarından daima daha fazla işletme sermayesi... ...alabilirsiniz.يمكنك دائمًا الحصول على رأس مال عامل في جولات لاحقة
Bir sonraki turda risk sermayedarından daima daha fazla işletme sermayesi... ...alabilirsiniz.ベンチャーキャピタルからも得られます
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Állandóan azon vagyunk, hogy valaki belső lényének tárgyává váljunk.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Chúng tôi luôn đứng trên lập trường là đới tượng chủ quan của người nào đó
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Ci troviamo sempre nella posizione di essere l'oggetto della soggettività di qualcun altro.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Estamos sempre na posição de sermos objeto da subjetividade de outra pessoa.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.우리는 항상 다른 사람으로부터 주관성의 대상으로써 존재하는 입장에 있습니다.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.On est toujours sur le point d'être le sujet de la subjectivité de quelqu'un.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Siempre estamos en esa posición de ser objeto de la subjetividad de otro.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Stále sme na pozícii predmetu niečej subjektivity.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Suntem tot timpul în această postură, de a fi obiectul subiectivității unei alte persoane.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.We bevinden ons altijd in de toestand het object van iemand anders subjectiviteit te zijn.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Wir sind ständig der Auffassung, Gegenstand der Subjektivität anderer zu sein.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Zawsze gramy rolę obiektu subiektywności innej osoby.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Είμαστε πάντα σε αυτή τη στάση του να είμαστε το αντικείμενο που ανήκει στην υποκειμενικότητα κάποιου άλλου.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Винаги сме били обект на субективността на някой друг.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.Мы постоянно находимся под влиянием других людей.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.הנושא לסובייקטיביות של מישהו אחר. אנו עושים זאת כל הזמן. איננו יכולים לחדול מכך.
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.نحن دائما ما نكون على هذا الحال رهن النظرة الغيرموضوعية للآخر
Biz, daima başka birinin öznelliğinin nesnesi olma durumundayız.他者の主観の対象という立場に置かれています 途切れることなく 避けることもできません
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.Elles offrent deux versions du monde que nous combinons visiblement de façons toujours différentes.
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.Essi ci offrono due versioni del mondo e ovviamente noi li ricombiniamo in modi diversi, ogni volta.
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.우리에게 그 세상의 두 전을 주고, 우리는 항상 다른 방식으로 그것을 조합한다.
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.Nos ofrecen dos versiones del mundo, y obviamente los combinamos en diferentes maneras... todo el tiempo.
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.Proponują nam dwie wersje świata a my - oczywiście - układamy je na różne sposoby... przez cały czas.
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.Punudita nam dve verziji svetov, ki jih očitno zmeraj kombiniramo na različne načine.
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.הם מציעים לנו שתי גרסאות של העולם, ברור לנו לשלב אותם בדרכים שונות... כל הזמן.
Bize, dünyanın iki farklı versiyonunu sunuyor ve ve biz daimi olarak bu iki versiyonu birleştiriyoruz.我々は物事を操作ために特定の方法に頼る。
Böylelikle daima yeni sayfalar bulup arama motorumuz için kullanacağımız data setini oluşturmuş olacağız.우리가 링크들을 따라갈 수록 우린 더 많은 웹페이지들을 발견할거예요 그 데이터를 가지고 우린 검색엔진을 만드는데 사용할거예요.
Böylelikle daima yeni sayfalar bulup arama motorumuz için kullanacağımız data setini oluşturmuş olacağız.כשאנו עוקבים אחר הלינקים הללו, אנו נמצא עוד ועוד דפי מרשתת. הבונים מאגר מידע שנשתמש בו עבור מנוע החיפוש שלנו.
Böylelikle daima yeni sayfalar bulup arama motorumuz için kullanacağımız data setini oluşturmuş olacağız.さらにたくさんのWebページを見つけることができます 実際Webページはインターネットから Webブラウザへやってくる単なるテキストの塊です
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Questo corpo è utile per molti aspetti, ma è dura vedere le persone che amo morire sempre prima di me.
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Tener este cuerpo tiene muchas ventajas, pero odio que mis seres queridos siempre mueran antes que yo.
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.To ciało ma wiele zalet, ale nie mogę zaakceptować tego, że drogie mi osoby odchodzą przede mną.
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Это тело способно на очень многое, но мне больно, что дорогие мне люди умирают раньше меня.