daha ile cümle
daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benim tavuklar geçen yıl daha az yumurtladı.My hens laid fewer eggs last year.
Ben daha farklı düşünüyorum.I think otherwise.
Erkek kardeşim benim sahip olduğumdan çok daha fazla iyi kitaba sahip.My brother has many more good books than I do.
O benim erkek kardeşimden daha büyük görünüyor.He looks older than my brother.
Çayıma biraz daha süt ekle, lütfen.Add a little more milk to my tea, please.
Benim kız kardeşim senden daha kısadır.My sister is shorter than you.
Saatim sizinkinden daha az pahalı.My watch is less expensive than yours.
Saatim sizinkinden daha doğru.My watch is more accurate than yours.
Amcam bir daha dönmemek üzere 1983 yılında Meksika'ya gitti.My uncle went to Mexico in 1983, never to come back.
Teyzem annemden daha yaşlıdır.My aunt is older than my mother.
Büyükannem bir motosiklet sürebilir, ve dahası bir bisikleti de.My grandmother can ride a motorcycle, and what's more, a bicycle.
Büyükannem bana istediğimden daha fazlasını verdi.My grandmother gave me more than I wanted.
Oğlum kadınların erkeklerden daha güçlü olduklarını düşünüyor.My son thinks women are stronger than men.
Benim önerim caddeler boyunca daha fazla ağaç ekilmesidir.My suggestion is for more trees to be planted along the streets.
Lütfen önerime bir şans daha ver.Please give my proposal one more chance.
Saçlarım Jane'inkinden daha uzun.My hair is longer than Jane's is.
Saçım Jane'inkinden daha uzun.My hair is longer than Jane's is.
Odam seninkinden üç kat daha büyük.My room is three times as large as yours.
Benim odam onunkinden 2 kat daha büyük.My room is twice as big as his.
Annem bana babamdan daha az kızgın değildi.My mother was no less angry with me than my father.
Ben daha uzun boyluyum.I am taller.
Ben daha uzunum.I am taller.
Şapkam Jim'inkinden daha büyüktür.My hat is bigger than Jim's.
Daha gençken kel olmak istemiyorum.I don't want to go bald when I'm still young.
Yükseklerden eskisinden daha az korkuyorum.I am less afraid of heights than I was.
Bir yıldan daha fazla bir süredir diyetteyim.I have been on a diet for more than a year.
Ben senin erkek kardeşinden daha yaşlıyım.I'm older than your brother.
Seni söyleyebileceğimden daha derinden seviyorum.I love you more deeply than I can say.
Senin ülken hakkında daha fazla şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Ülkeniz hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your country.
Senin sahip olduğunun dört katı daha fazla CD'lerim var.I have four times more CDs than you do.
Sanırım daha fazla yemen gerekli.I think it necessary for you to eat more.
Senden üç yaş daha gencim.I'm three years younger than you.
Benden çok daha fazla golf tutkunudur.He is much more of a golf enthusiast than I am.
Ben senden daha kısayım.I am shorter than you.
O kızı daha önce gördüm.I have seen that girl before.
Daha fazla yürüyemeyecek kadar yorgundum.I was too tired to walk any more.
Daha önce böyle inatçı bir kişiyle karşılaşmadım.I have never come across such a stubborn person.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to visiting Britain once again.
Her zamankinden biraz daha erken yatmaya gittim.I went to bed a little earlier than usual.
Her zamankinden biraz daha geç yatmaya gittim.I went to bed a little later than usual.
Ben her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual.
Kahveyi çaydan daha çok seviyorum.I like coffee better than tea.
Kanada'daki oğluma bana daha çok mektup yazmasını söyledim.I told my son in Canada to write me more letters.
Benim sınıfta herhangi bir diğer öğrenciden daha yaşlıyım.I am older than any other student in my class is.
Christie'nin romanlarını Dickens'ınkilerden daha çok seviyorum.I like Christie's novels better than Dickens's.
Ken'den daha hızlı koşabilirim.I can run faster than Ken.
Burada daha uzun kalmak istiyorum.I want to stay here longer.
Beş yıldan daha fazla bir süredir bu paltoyu giyiyorum.I have been wearing this overcoat for more than five years.
Daha önce Sapporo'da bulundum.I've been in Sapporo before.
Bu kitabı daha önce okudum.I have read this book before.
Ekmeği pirinçten daha çok severim.I like bread more than rice.
Daha önce bir yabancı ile hiç konuşmamıştım.I have never been spoken to by a foreigner before.
Daha önce hiç böyle bir makine duymadım.I never heard of such a machine before.
Bu cins bir ağacı daha önce hiç görmedim.I've never seen that kind of tree before.
Susan ve Betty severim ama Susan'ın daha hoş olduğunu düşünüyorum.I like both Susan and Betty, but I think Susan is the nicer.
Müziği spordan daha çok severim.I like music better than sports.
Orada iki gün daha kalmak istedim.I wanted to stay there two days longer.
Onu daha önce duydum.I have heard of it before.
Ben daha önce böyle güzel bir kız hiç görmemiştim.I had never seen such a beautiful girl before.